sexual - Türkçe İngilizce Sözlük

sexual

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sexual — Definition

Anlamı ve Tanımı:
cinsel
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɛkʃuəl/ – BrE /ˈsɛkʃuəl/)
Terim Türü:
Sıfat: sexual
Bu sıfat, cinsiyet veya cinsellikle ilgili olan durumları betimler. Latince sexualis kökünden evrilmiştir. Biyoloji ve psikoloji bağlamlarında teknik kullanım taşır.
Eş Anlamlılar:
erotic
Zıt Anlamlılar:
asexual

"sexual" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sexual s. cinsel
She is known for her unique sexual appetites.
Kendine özgü cinsel iştahıyla tanınır.

More Sentences
Genel
sexual s. seksüel
Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
Dan, en küçük teyzesi Linda ile dengesiz bir seks ilişkisi yaşamaya başladı.

More Sentences
sexual s. cinsi
sexual s. cinsel organı olan
sexual s. toplumsal cinsiyete ilişkin
Medikal
sexual s. eşeyli
sexual s. zührevi
Biyoloji
sexual s. eşeysel

"sexual" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sexual harassment i. cinsel taciz
sexual intercourse i. cinsel ilişki
sexual intercourse i. cinsel birleşme
Genel
sexual intercourse i. cima
sexual disturbance i. cinsel taciz
sexual education i. cinsel eğitim
sexual deviant i. cinsel sapık
sexual intercourse i. birleşme
sexual orientation i. cinsel yöneliş
sexual ethics i. cinsel ahlak
sexual revolution i. cinsel devrim
sexual abuse victims i. cinsel istismar kurbanları
sexual anorexia i. cinsel isteksizlik
sexual abuse i. cinsel taciz
sexual harassment i. cinsel şiddet
sexual compulsion i. Seks düşkünlüğü
sexual act i. cinsel birleşme
sexual intercourse i. ilişki
sexual intercourse i. mücamaa
sexual frigidity i. cinsel soğukluk
sexual organs i. cinsel organlar
excessive sexual desire i. şehvet düşkünlüğü
sexual orientation i. cinsel eğilim
sexual behavior surveys i. cinsel davranış araştırmaları
sexual act i. cinsel ilişki
sexual abuse i. cinsel istismarcılık
sexual freedom i. cinsel özgürlük
sexual addiction i. seks düşkünlüğü
sexual desire i. şehvet
sexual rights i. cinsel haklar
sexual relation i. cinsel ilişki
sexual equity i. cinsel hakkaniyeti
sexual activity i. cinsel faaliyet
sexual dysphoria i. cinsel huzursuzluk
sexual life i. cinsel hayat
sexual health i. üreme sağlığı
sexual role i. cinsiyet rolü
sexual virility i. erkeklik
sexual division of labour i. cinsel iş bölümü
sexual disparities i. cinsel eşitsizlik
sexual addiction i. cinsel bağımlılık
sexual deviation i. cinsel sapma
sexual intercourse i. cinsi münasebet
sexual ethic i. cinsel ahlak
sexual potency i. iktidar (cinsel)
sexual harassment of children i. çocukların cinsel istismarı
sexual equality i. cinsel eşitlik
age of sexual maturity i. cinsel olgunluk yaşı
sexual illness i. cinsel hastalık
sexual division of labor i. iş bölümünde cinsiyet
sexual deviation i. cinsel sapıklık
sexual maturity i. cinsel olgunluk
sexual deviation in literature i. edebiyatta cinsel değişim
child sexual abuse i. çocuk cinsel istismarı
sexual relations between individuals who are closely related i. ensest
sexual desire i. kösnü
sexual inhibition i. cinsel engelleme
sexual urge i. cinsel dürtü
sexual stimulation i. cinsel uyarı
sexual arousal i. cinsel uyarı
sexual behavior in animals i. hayvanlarda cinsel davranış
sexual pleasure i. cinsel haz
sexual pleasure i. cinsel zevk
full sexual intercourse i. tam birleşme
unprotected sexual intercourse i. korunmasız cinsel ilişki
sexual organ i. cinsel organ
sexual stimulation i. cinsel heyecan
sexual arousal i. cinsel heyecan
sexual predator i. seks avcısı
sexual predator i. karşı cinsi bir cinsel av olarak gören
sexual relationship i. cinsel birleşme
sexual relationship i. cinsel ilişki
consensual sexual intercourse i. doğal cinsel ilişki
sexual prowess i. cinsel deneyim
sexual prowess i. cinsel yönden yeterlilik
sexual experience i. cinsel deneyim
sexual problem i. cinsel problem
sexual need i. cinsel ihtiyaç
sexual rape i. cinsel tecavüz
sexual attraction i. cinsel cazibe
sexual attraction i. cinsel çekicilik
sexual incitement-provocation i. cinsel tahrik
sexual characteristic-capacity i. cinsel sıfat
non-consensual sexual intercourse i. kişinin rızası olmadan girilen cinsel ilişki
sexual oppression i. cinsel baskı
sexual position i. cinsel pozisyon
full sexual intercourse i. tam cinsel birleşme
first sexual experience i. ilk cinsel deneyim
sexual discrimination i. kadın erkek ayrımcılığı
sexual incompatibility i. cinsel uyumsuzluk
sexual incompatibility i. ten uyuşmazlığı
sexual compatibility i. cinsel uyum
sexual harmony i. cinsel uyum
sexual compatibility i. ten uyumu
sexual incompatibility i. cinsel uyuşmazlık
lack of sexual drive i. cinsel isteksizlik
sexual appetite i. cinsel iştah
lack of sexual drive i. cinsel soğukluk
absence of sexual appetite i. cinsel isteksizlik
sexual drive i. cinsel istek
absence of sexual appetite i. cinsel soğukluk
extradyadic sexual experience i. ilişki dışı cinsel deneyim
sexual intimacy i. cinsel yakınlık
sexual choice i. cinsel tercih
sexual temptation i. cinsel kışkırtma
sexual excitement i. cinsel heyecan
sexual predator i. sapık
sexual satisfaction i. cinsel doyum
sexual slavery i. seks köleliği
sexual partner i. seks partneri
sexual attraction i. seksapel
sexual content i. cinsel içerik
sexual assault case i. cinsel saldırı davası
sexual equality i. cinsiyet eşitliği
sexual abuse i. cinsel istismar
sexual appeal i. cinsel çekicilik
sexual appeal i. seksilik
sexual appeal i. cinsel cazibe
have sexual relations f. ilişki kurmak
have sexual intercourse f. cinsel ilişkide bulunmak
receive sexual pleasure f. cinsel zevk almak
give sexual pleasure f. cinsel zevk vermek
deny having had sexual intercourse with someone f. birisiyle cinsel ilişkiye girdiğini inkar etmek
engage in a sexual intercourse f. cinsel ilişkiye girmek
deny having had sexual intercourse with someone f. cinsel ilişkiye girdiğini inkar etmek
have a sexual intercourse f. cinsel ilişkiye girmek
obtain sexual intercourse by threat f. silah tehdidiyle cinsel ilişkiye girmek
have a sexual intercourse f. cinsellik yaşamak
suffer from sexual abuse f. cinsel istismara uğramak
anti-sexual s. anti-cinsel
Konuşma Dili
a game sexual in nature i. cinselliğe dayanan bir oyun
sexual relations i. cinsel ilişkiler
sexual relations i. cinsel münasebetler
have a sexual relationship f. heyecan yaşamak
Deyim
sexual tension i. cinsel gerilim
sexual tension i. cinsel çekim
treat someone as a sexual object f. birisine cinsel obje gibi davranmak
treat someone like a sexual object f. birisine cinsel obje gibi davranmak
treat someone like a sexual object f. birisine cinsel objeymiş gibi davranmak
treat someone as a sexual object f. birisine cinsel objeymiş gibi davranmak
have (sexual) relations (with someone) f. (biriyle cinsel) ilişkiye girmek
have (sexual) relations (with someone) f. (biriyle cinsel) ilişkisi olmak
Hukuk
sexual pathology i. cinsel patoloji
sexual harassment i. cinsel taciz
non-consensual sexual intercourse i. zorla ilişkiye girme
sexual offences i. cinsi münasebet suçları
sexual relation i. cinsel münasebet
sexual intercourse i. cinsel münasebet
sexual congress i. cinsel ilişki
sexual relation i. cinsi münasebet