| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | silky s. | ipeksi | ||
|
Nice touch glass orb, feel like her silky hands. Güzel dokunuşlu cam küre, ipeksi elleri gibi hissediyorum. More Sentences |
||||
| Genel | silky s. | ipekli | ||
|
The dress was made from gorgeous silky fabric. Elbise muhteşem bir ipekli kumaştan yapılmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | silky s. | kadife gibi (ses/ten) | ||
|
He answered with his silky voice, 'Yes, I do.' Kadife gibi sesiyle cevap verdi, “Evet, ediyorum." More Sentences |
||||
| Genel | silky s. | ipek gibi | ||
|
The cat has silky fur. Kedinin ipek gibi tüyleri var. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | silky s. | ipek gibi | ||
|
The cat has silky fur. Kedinin ipek gibi tüyleri var. More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | silky s. | ipeksi | ||
|
Nice touch glass orb, feel like her silky hands. Güzel dokunuşlu cam küre, ipeksi elleri gibi hissediyorum. More Sentences |
||||
| Tekstil | silky s. | ipekli | ||
|
The dress was made from gorgeous silky fabric. Elbise muhteşem bir ipekli kumaştan yapılmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | silky s. | yumuşacık | ||
| Genel | silky s. | yağcı | ||
| Genel | silky s. | ipek | ||
| Genel | silky s. | içimi kolay | ||
| Genel | silky s. | tatlı (ses) | ||
| Genel | silky s. | dalkavuk | ||
| Genel | silky s. | hoş | ||
| Genel | silky s. | kulağa hoş gelen | ||
| Genel | silky s. | pürüzsüz | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | silky i. | uzun kulaklı ve uzun düz ipeksi tüyleri olan küçük bir terrier köpek ırkı | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | silky s. | ince, yumuşak ve sık tüylü (yaprak) | ||
| Kuşbilim | ||||
| Kuşbilim | silky i. | habeş tavuğu | ||
| Kuşbilim | silky i. | yumuşak beyaz tüyleri olan beş parmaklı bir kümes hayvanı ırkı | ||
| Kuşbilim | silky i. | evcil kümes hayvanlarında tüy dikenlerinin ağ oluşturacak şekilde bağlanmadığı bir mutasyon | ||