skilled - Türkçe İngilizce Sözlük

skilled

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

skilled — Definition

Anlamı ve Tanımı:
nitelikli
Okunuş (IPA):
(AmE /skɪld/ – BrE /skɪld/)
Terim Türü:
Sıfat: skilled
Bu sıfat, belirli bir alanda yeterlilik kazanmış olmayı betimler. Skill kökünden türemiştir. İstihdam ve uzmanlık tanımlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
proficient
Zıt Anlamlılar:
unskilled

"skilled" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
skilled s. yetenekli
A skilled craftsman is obliged to master highly sophisticated equipment.
Yetenekli bir zanaatkarın son derece sofistike ekipmanlarda ustalaşması gerekir.

More Sentences
Teknik
skilled s. vasıflı
Marsha is considering entering skilled trades such as carpentry and cooking.
Marsha marangozluk ve aşçılık gibi vasıflı mesleklere girmeyi düşünüyor.

More Sentences
Genel
skilled s. hünerli
skilled s. eli yatkın
skilled s. mahir
skilled s. ustalık gerektiren
skilled s. işini iyi yapan
skilled s. yetişkin
skilled s. becerili
skilled s. marifetli
skilled s. teknik bilgisi iyi olan
skilled s. becerikli
skilled s. usta
skilled s. dirayetli
skilled s. müstait
skilled s. nitelikli
Teknik
skilled s. usta
Mekanik
skilled s. kalifiye

"skilled" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
skilled labour i. nitelikli işgücü
skilled workman i. kalifiye işçi
skilled labour i. vasıflı emek
skilled worker i. becerikli işçi
skilled labor i. vasıflı işçi
skilled worker i. kalifiye işçi
skilled labour i. vasıflı işgücü
skilled labor i. kalifiye işçi
deficiency of statesmen skilled persons i. kaht-i rical
skilled labour i. nitelikli emek-işgücü
skilled in i. -de usta
skilled rating i. sanatkarlık derecesi
one skilled in the art of marking and protection of security documents i. güvenlik dokümanlarının işaretlenmesi ve korunması konusunda uzman biri
be skilled in f. bir şeyi iyi yapmak
become skilled f. ustalaşmak
be skilled in f. bir işin ustası olmak
be skilled f. mahir olmak
be skilled f. yetenekli olmak
skilled (at) s. eli yatkın
low skilled s. düşük vasıflı
skilled at s. eli yatkın
highly skilled s. çok becerikli (işçi)
well skilled s. çok becerikli
socially skilled s. sosyal yetenekli
non-skilled s. vasıfsız
non-skilled s. yeteneksiz
multi-skilled s. birden fazla uzmanlık alanında eğitim görmüş
multi-skilled s. birden fazla beceriye sahip
semi-skilled s. az bir eğitime ihtiyacı olan
semi-skilled s. az eğitimli
semi-skilled s. yarı kalifiye
Deyim
skilled hands i. usta eller
Konuşma
I'm skilled at mathematics expr. matematikte yetenekliyim
Ticaret/Ekonomi
skilled labor i. beceri sahibi işçi
skilled labor i. nitelikli işgücü
low skilled labour force i. düşük vasıflı işgücü
skilled labor hypothesis i. yetişkin işgücü hipotezi
skilled worker i. vasıflı işçi
skilled worker i. kalifiye işçi
skilled labourer i. kalifiye işçi
skilled labour i. nitelikli işgücü
skilled labour i. vasıflı işgücü
skilled labor i. kalifiye işçi
semi-skilled worker i. yarı nitelikli işçi
semi-skilled labor i. yarı kalifiye işçi
skilled staff i. uzman personel
skilled laborer i. kalifiye işçi
skilled labourer i. usta işçi
skilled laborer i. uzman işçi
skilled labourer i. uzman işçi
skilled laborer i. nitelikli işçi
skilled labourer i. nitelikli işçi
skilled laborer i. usta işçi
skilled workforce i. nitelikli işgücü
skilled labour i. nitelikli iş gücü
tradesperson skilled tradesman i. ticaret erbabı
skilled trade i. beceriye dayalı meslek
semi-skilled worker i. ara eleman
skilled labor f. yetişmiş emek
skilled labor f. vasıflı emek
Teknik
skilled labourer i. kalifiye işçi
semi-skilled worker i. meslek sahibi işçi
skilled agricultural worker i. nitelikli tarım işçisi
İnşaat
first class skilled worker i. birinci sınıf usta
Psikoloji
skilled memory theory i. becerikli bellek teorisi
Askeri
skilled pilot i. tecrübeli pilot