sluggish - Türkçe İngilizce Sözlük

sluggish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sluggish — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ağırkanlı, durgun
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈslʌɡɪʃ/ – BrE /ˈslʌɡɪʃ/)
Terim Türü:
Sıfat: sluggish
Yavaş ve isteksiz ilerleyen durumu betimleyen sıfattır. Slug kökünden mecazlaşmıştır. Ekonomi ve fizyoloji anlatımlarında düşük tempo vurgusu yapar.
Eş Anlamlılar:
lethargic
Zıt Anlamlılar:
brisk

"sluggish" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sluggish s. miskin
I've been sluggish recently.
Son zamanlarda miskinleştim.

More Sentences
sluggish s. halsiz
As he was feeling sluggish, he couldn't focus on his assignment.
Kendini halsiz hissettiği için ödevine odaklanamıyordu.

More Sentences
sluggish s. mıymıntı
Tom's a night owl, but he's very sluggish in the morning.
Tom bir gece kuşu ama sabahları çok mıymıntı.

More Sentences
sluggish s. ağırkanlı
Genel
sluggish s. uyuşuk
Tom's a night owl, but he's very sluggish in the morning.
Tom bir gece kuşu ama sabahları çok uyuşuktur.

More Sentences
sluggish s. tembel
He is a sluggish student.
O tembel bir öğrenci.

More Sentences
sluggish s. yavaş
Poverty and sluggish social reform have led to an increase in crime and the growth of the shadow economy.
Yoksulluk ve sosyal reformlardaki yavaşlama suç oranlarının artmasına ve kayıt dışı ekonominin büyümesine yol açmıştır.

More Sentences
sluggish s. durgun
We know that the European economy has been sluggish recently.
Avrupa ekonomisinin son zamanlarda durgun olduğunu biliyoruz.

More Sentences
sluggish s. mızmız
sluggish s. ağır
sluggish s. bati
sluggish s. kesat
sluggish s. ağır işleyen
sluggish s. cansız
sluggish s. ağır ilerleyen
sluggish s. sümsük
sluggish s. yavaş giden
sluggish s. ağır akan
sluggish s. sıkıcı
sluggish s. sünepe
sluggish s. ağırcanlı
sluggish s. uyuz
Ticaret/Ekonomi
sluggish s. ekonomik açıdan durgun
sluggish s. büyümeyen
sluggish s. kesat
Teknik
sluggish s. hareketsiz
Havacılık
sluggish s. ağır hareket eden

"sluggish" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
feel sluggish f. rehavet çökmek
feel sluggish after a meal f. yemekten sonra ağırlık çökmek
feel sluggish after a meal f. yemek sonrası ağırlık çökmek
Otomotiv
sluggish acceleration i. yavaş hızlanma
Psikoloji
sluggish thinking i. durgun/uyuşuk/düşünme/düşünce (hali)
Çevre
sluggish stream i. durgun akarsu