stolen - Türkçe İngilizce Sözlük

stolen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stolen — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çalınmış
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstoʊlən/ – BrE /ˈstəʊlən/)
Terim Türü:
Sıfat: stolen
Hukuka aykırı biçimde alınmış şeyi tanımlar. Steal fiilinin üçüncü hâlidir. Hukuk ve günlük anlatımda niteleyici sıfat olarak kullanılır

"stolen" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
stolen s. çalıntı
This applies to the proposal to extend access to data on missing, stolen or lost identity documents.
Bu, kayıp, çalıntı veya kaybolan kimlik belgelerine ilişkin verilere erişimin genişletilmesi önerisi için de geçerlidir.

More Sentences
stolen s. çalınan
You must return the stolen jewellery to Mrs. Portman.
Çalınan mücevheri Bayan Portman'a iade etmelisin.

More Sentences
stolen s. çalınmış
Genel
stolen s. aşırma

"stolen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be stolen f. çalınmak
Genel
receiving stolen goods i. çalınmış malı alma
stolen goods i. çalıntı
stolen vehicle i. çalıntı araç
stolen truck i. çalıntı kamyon
stolen mercedes i. çalıntı mercedes
stolen fur coat i. çalıntı kürk manto
stolen necklace i. çalınan kolye
stolen necklace i. çalınmış kolye
stolen necklace i. çalıntı kolye
stolen motorcycle i. çalıntı motosiklet
get something stolen f. çaldırmak
Atasözü
stolen fruit is sweetest yasak olan güzeldir
lock the stable door after the horse is stolen iş işten geçtikten sonra önlem almak
stolen pleasures are sweetest yasak olan güzeldir
stolen pleasures are sweetest yasak olan çekicidir
stolen fruit is sweetest yasak olan çekicidir
stolen fruit is sweetest yasak olan cezbeder
stolen pleasures are sweetest yasak olan cezbeder
Deyim
like the cat who's stolen the cream [uk] expr. çok mutlu
like the cat who's stolen the cream [uk] expr. ciğeri/eti kapmış kedi gibi
like the cat who's stolen the cream [uk] expr. halinden memnun
like the cat who's stolen the cream [uk] expr. zevkten dörtköşe olmuş bir halde
like the cat who's stolen the cream [uk] expr. ağzı kulaklarında
stolen fruit is sweet expr. yasak olan çekicidir
stolen fruit is sweet expr. yasak olan güzeldir
stolen fruit is (the) sweetest expr. yasak olan cezbeder
stolen pleasures are (the) sweetest expr. yasak olan çekicidir
stolen fruit is (the) sweetest expr. yasak olan çekicidir
stolen pleasures are (the) sweetest expr. yasak olan güzeldir
stolen pleasures are (the) sweetest expr. yasak olan cezbeder
stolen fruit is (the) sweetest expr. yasak olan güzeldir
stolen fruit is sweet expr. yasak olan cezbeder
Konuşma
it came back as stolen expr. (aracın) çalıntı olduğu anlaşıldı
our neighbor's car was stolen expr. komşumuzun arabası çalındı
Ticaret/Ekonomi
receiver of stolen goods i. çalıntı malı alan kimse
stolen property i. çalıntı mallar
Hukuk
stolen property i. sirkat edilen eşya
receiving stolen goods i. çalınmış malı alma
receiver of stolen property i. çalınmış eşyayı alan kişi
stolen goods i. çalınmış eşya
stolen property i. çalınan mal
handling stolen goods (uk) i. çalıntı mal ticareti
report of lost or stolen items i. kayıp veya çalıntı bildirimi
break up stolen vehicles for their parts f. çalıntı otoları parçalamak ve çenç yapmak
file a report of lost or stolen item f. kayıp veya çalıntı bildiriminde bulunmak
Siyasal
stolen asset recovery initiative i. çalınan varlıkların geri alınması girişimi
stolen asset recovery initiative i. star girişimi
stolen assets i. çalınan varlıklar
Sosyal Bilimler
stolen generations i. avustralya'da aborjinlerden koparılıp beyaz nüfusun işlerini görmeleri amacıyla yetiştirilen çocuklar
stolen generations i. çalınmış kuşaklar
stolen children i. çalınmış kuşaklar
stolen children i. avustralya'da aborjinlerden koparılıp beyaz nüfusun işlerini görmeleri amacıyla yetiştirilen çocuklar
stolen children i. çalınmış nesiller
stolen generations i. çalınmış nesiller
Tarih
stolen generation [australia] i. kayıp kuşak
stolen generation [australia] i. kayıp nesil
stolen generation [australia] i. (1910-1970) beyaz aileler tarafından ailelerinden koparılan aborijin çocukları kuşağı
Askeri
stolen valor i. askeri bir geçmişi olmayıp çeşitli sebeplerle askermiş gibi davranıp askerliği sırasında ödüllendirildiğini veya olmayan askerlik anılarını anlatan insanların yaptığı eylem