tabakalar - Türkçe İngilizce Sözlük

tabakalar

"tabakalar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
tabakalar strata i.
tabakalar layers i.

"tabakalar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
alt tabakalar the under layers i.
tabakalar halinde dizilim delamination i.
üst tabakalar upper classes i.
sosyal tabakalar cut i.
ince tabakalar halinde satılan sabun soap flakes i.
ince tabakalar halinde dökülmek flake off f.
tabakalar halinde dizmek delaminate f.
ince tabakalar halinde metal leaf f.
tabakalar halinde biriktirmek dess [dialect] [uk] f.
tabakalar halinde yerleştirmek dess [dialect] [uk] f.
tabakalar halinde yerleştirmek dass [dialect] [uk] f.
tabakalar halinde biriktirmek dass [dialect] [uk] f.
kopup ince tabakalar halinde dökülmek scale (off) f.
tabakalar halinde düşmek sheet f.
tabakalar halinde hazırlanmış laminary s.
tabakalar halinde dizilmiş delaminated s.
tabakalar halinde bulunan stratiform s.
tabakalar halinde stratified s.
tabakalar halinde lamellary s.
tabakalar halinde lamellate s.
tabakalar halinde lamellose s.
tabakalar halinde lamellated s.
ince tabakalar halinde lankly zf.
Öbek Fiiller
bir şeyi ince tabakalar halinde dökmek flake something off of something f.
bir şeyi ince tabakalar halinde dökmek flake something off f.
(bir şeyden) ince tabakalar halinde dökmek flake off of (something) f.
-den ince tabakalar halinde dökülmek flake off of f.
(bir şeyden) ince tabakalar halinde dökülmek flake off of (something) f.
-den ince tabakalar halinde dökmek flake off of f.
Sanayi
koyun derisinin ayrıldığı tabakalar sheepsplit i.
Teknik
tabakalar halinde tokmaklama ramming in layers i.
tabakalar halinde tokmaklama tamping in layers i.
uyumsuz tabakalar unconformable strata i.
yüzeysel tabakalar surface layers i.
bükük tabakalar twisted strate i.
tabakalar halinde sıkıştırma compaction in layers i.
kıvrımlı tabakalar contorted strata i.
su taşıyan tabakalar water-bearing strata i.
bükük tabakalar twisted strata i.
iyonlu tabakalar ionized-layers i.
resimli tabakalar pictorial sheets i.
aleve dayanıklılığı tanımlanmış bakır kaplı epoksi cam elyaf bulunan tabakalar epoxide glass copper-clad laminated sheet of defined flammability i.
aleve dayanıklılığı tanımlanmış bakır kaplı fenolik selüloz kağıt tabakalar phenolic cellulose paper copper-clad laminated sheet of defined flammability i.
ince çok katlı tabakalar multiple thin layers i.
tek yönlü lamine tabakalar unidirectional laminates i.
tabakalar halinde yaymak layer f.
tabakalar halinde hazırlamak wafer f.
paralel tabakalar halinde düzenlemek superstrate f.
Bilgisayar
tabakalar arasına giren intrusive s.
İnşaat
seramik matriks bileşenlerinin tabakalar arasındaki kayma mukavemeti interlaminar shear strength of ceramic matrix composite materials i.
Havacılık
tabakalar arası kesme gerilmesi interlaminar shear strength i.
Maden
çinko karbonat içeren beyaz, grimsi veya sarımsı kitleler ya da tabakalar halinde bulunan bir mineral zinc bloom i.
çinko karbonat içeren beyaz, grimsi veya sarımsı kitleler ya da tabakalar halinde bulunan bir mineral hydrozincite i.
genellikle ince tabakalar halinde bulunan doğal gümüş iyodürden oluşan sarımsı veya yeşilimsi altıgen bir mineral iodyrite i.
Mutfak
üstüste tabakalar halinde makarna lasagne i.
üstüste tabakalar halinde makarna lasagna i.
Kimya
ince tabakalar halinde kristalleşerek ışığı polarize eden iyodokin sülfatı herapathite i.
Zooloji
kemikleşmiş, sertleşmiş tabakalar, pullar vs. ile kaplı olan (hayvan) cataphracted s.
Sosyal Bilimler
(sosyal gruplar, sınıflar veya tabakalar arasında) insan hareketliliği mobility i.
Tarih
genel tabakalar meclisi estates-general i.
genel tabakalar meclisi states-general i.
genel tabakalar meclisi states general i.
Jeoloji
tabakalar arasına giren kaya intrusion i.
uyumlu tabakalar conformable strata i.
ince ve esnek tabakalar halinde meydana gelip yakıldığında oldukça kötü koku yayan bir hidrokarbon minerali dysodile i.
mevcut tabakalar arasında katmanlaşan yapı interstratification i.
özellikle başkalaşım kayaçlarda görülen ince ve yapraksı tabakalar folia i.
tabakalar oluşturmak bed f.
tabakalar arasında bulunmak interstratify f.
tabakalar arasına yerleştirmek interstratify f.
Askeri
kurşun geçirmez cam tabakalar bullet-resistant glazing i.
Matbaa
ince tabakalar şeklinde içine altın yedirilmiş olan bir paket parşömen yaprağı kutch i.