| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | tariff i. | tarife | ||
|
We must make pro-active use of the tariff agreement in this crisis. Bu krizde tarife anlaşmasını proaktif bir şekilde kullanmalıyız. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | tariff i. | gümrük vergisi | ||
|
The government imposed tariffs on wheat exports. Hükümet buğday ihracatına gümrük vergisi getirdi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | tariff i. | tarife (otel/motel/pansiyon için) | ||
|
I will change my current phone service provider due to the expensive tariff. Tarifenin pahalı olması nedeniyle mevcut telefon servis sağlayıcımı değiştireceğim. More Sentences |
||||
| Genel | tariff i. | fiyat listesi | ||
|
You can reach the tariff on the hotel's website. Fiyat listesine otelin web sitesinden ulaşabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | fiyat listesi | ||
|
You can reach the tariff on the hotel's website. Fiyat listesine otelin web sitesinden ulaşabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | gümrük vergisi | ||
|
The government imposed tariffs on wheat exports. Hükümet buğday ihracatına gümrük vergisi getirdi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | tarife | ||
|
We must make pro-active use of the tariff agreement in this crisis. Bu krizde tarife anlaşmasını proaktif bir şekilde kullanmalıyız. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | gümrük vergisi | ||
|
The government imposed tariffs on wheat exports. Hükümet buğday ihracatına gümrük vergisi getirdi. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | tariff i. | tarife | ||
|
We must make pro-active use of the tariff agreement in this crisis. Bu krizde tarife anlaşmasını proaktif bir şekilde kullanmalıyız. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | tariff i. | tarife | ||
|
We must make pro-active use of the tariff agreement in this crisis. Bu krizde tarife anlaşmasını proaktif bir şekilde kullanmalıyız. More Sentences |
||||
| Telekom | ||||
| Telekom | tariff i. | tarife | ||
|
We must make pro-active use of the tariff agreement in this crisis. Bu krizde tarife anlaşmasını proaktif bir şekilde kullanmalıyız. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | tariff i. | tarife | ||
|
We must make pro-active use of the tariff agreement in this crisis. Bu krizde tarife anlaşmasını proaktif bir şekilde kullanmalıyız. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | tariff i. | bildirmelik | ||
| Genel | tariff i. | ihracat ithalat vergisi | ||
| Genel | tariff i. | vergi (ithalat/ihracat üzerine konulan) | ||
| Genel | tariff i. | tarif | ||
| Genel | tariff f. | vergilendirmek | ||
| Genel | tariff f. | vergi koymak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | gümrük oranı vergisi | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | gümrük resimleri | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | gümrük resmi | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | gümrük tarifesi | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | gümrük | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | ithalatta veya ihracatta alınan vergi | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | koruyucu gümrük vergisi | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | vergi | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | yapılacak ödemeyi gösteren fiyat listesi | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff i. | yükümlülük vergisi | ||
| Ticaret/Ekonomi | tariff f. | tarife yapmak | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | tariff i. | kota | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | tariff i. | gümrük tarifesi | ||