televizyonda - Türkçe İngilizce Sözlük

televizyonda

"televizyonda" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
televizyonda onscreen zf.
televizyonda on-screen zf.

"televizyonda" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 93 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
televizyonda yayınlama telecasting i.
televizyonda yayınlama televising i.
televizyonda şiddet violence on television i.
televizyonda gösterilen şiddet violence shown on television i.
televizyonda konuşmacıya metni gösteren tablo autocue i.
televizyonda kısa süre görünme face time i.
sinemada veya televizyonda görünen metinler graphics i.
(televizyonda, filmlerde) görüntünün daire içinde yavaş yavaş ortaya çıkması iris i.
(internet veya televizyonda) sörf yapan kimse surfer i.
televizyonda zap yapan kimse surfer i.
televizyonda yayınlamak televise f.
televizyonda olmak be on television f.
televizyonda görmek teleview f.
televizyonda göstermek televise f.
televizyonda göstermek show on television f.
(televizyonda vb) çıkmak get on f.
(televizyonda vb) yayınlanmak be featured on f.
(televizyonda vb) gösterilmek be featured in f.
(televizyonda vb) yayınlanmak be featured in f.
(televizyonda vb) gösterilmek be featured on f.
televizyonda duymak hear on tv f.
(bir program vb) televizyonda kesmek cut away on tv f.
birini televizyonda görmek see someone on television f.
televizyonda veya radyoda yayınlanmak be on f.
televizyonda veya radyoda çıkmak be on f.
(radyo veya televizyonda) süre doldurmak drool f.
(televizyonda, radyoda) zap yapmak surf f.
(televizyonda, radyoda) kanallar arasında gezinmek surf f.
televizyonda yayınlanmış televised s.
televizyonda yayınlanan telecasted s.
televizyonda izlenmiş televiewed s.
televizyonda görünmüş televiewed s.
televizyonda gösterilmiş televised s.
televizyonda gösterilen on-screen s.
televizyonda gösterilen onscreen s.
televizyonda ilk kez first time on T.V zf.
televizyonda gösterildiği şekilde on-screen zf.
televizyonda gösterildiği şekilde onscreen zf.
Öbek Fiiller
film veya televizyonda bir sahneye geri dönmek cut back to someone or something f.
radyoda, televizyonda, internette bir programın/yayının reklamını yapmak, sign on f.
radyoda, televizyonda, internette bir programın/yayının duyurusunu yapmak sign on f.
radyoda, televizyonda, internette bir programın/yayının tanıtımını yapmak sign on f.
Konuşma Dili
bağış için televizyonda yapılan uzun program begathon i.
televizyonda veya radyoda dini yayınlara ayrılan süre godslot i.
(belli bir saatte/zamanda) televizyonda gösterilmek be on at f.
Deyim
bir dava veya anlaşmazlık hakkında televizyonda, medyada veya sosyal medyada bir kişiye karşı suçlama veya suçlama iması içerecek şekilde yapılan tartışma trial by the media i.
Konuşma
geçen gece televizyonda söylediklerini duydun mu? did you hear what he said on tv the other night? expr.
onu televizyonda görünce şaşırdım I was surprised when I saw her on tv expr.
onu televizyonda görünce şaşırdım I was surprised when I saw him on tv expr.
seni televizyonda görmüştüm I saw you on television expr.
bu gece televizyonda ne var? what's on television tonight? expr.
televizyonda ne var what's on tv expr.
Ticaret/Ekonomi
özellikle televizyonda wholesale politics i.
Medya
televizyonda yayınlanan ve yarım saate yakın süregiden reklamlar infomercial i.
televizyon ve televizyonda yayınlanan görüntüler videoland i.
(televizyonda veya radyoda) hava durumu sunan kadın weatherwoman i.
(radyo veya televizyonda) hava tahmini weathercast i.
(radyo veya televizyonda) hava durumu weathercast i.
(gazetede, televizyonda) bir konunun üzerinde çok fazla durmak overcover i.
(gazetede, televizyonda) bir konuya fazlasıyla yer veya zaman ayırmak overcover i.
televizyonda yayınlanacak materyal pickup i.
radyo veya televizyonda bir konuda mesaj veren kimse pitchman i.
(radyo veya televizyonda) spor yayını sportscast i.
(radyo veya televizyonda) spor yayını sportcast i.
Reklam
(radyo veya televizyonda) reklam kuşağı space i.
Teknik
televizyonda görüntü oluşturmak için kullanılan bir tür katot ışın tüpü kinescope i.
televizyonda yayınlama telecast i.
televizyonda göstermek televise f.
televizyonda hoş görünen telegenic s.
Televizyon
televizyonda yayınlamak üzere haber yazan gazeteci telejournalist i.
televizyonda yayınlanmak üzere yapılan gazetecilik ve haber yazımı telejournalism i.
televizyonda yayın yapan gazeteci telejournalist i.
gerçekçilik duygusu uyandırması amacıyla gerçek yaşamdan alınan sahnelerin televizyonda yayınlaması televérité i.
(renkli televizyonda) renkli arka plan yerine farklı bir arka planın yerleştirildiği özel bir efekt colour separation overlay i.
(renkli televizyonda) renkli arka plan yerine farklı bir arka planın yerleştirildiği özel bir efekt chromakey i.
(renkli televizyonda) renkli arka planın çıkarılıp yerine farklı arka planın koyulabildiği özel bir efekt color separation overlay i.
insanların hayatlarının televizyonda eğlence veya dram malzemesi olarak sunulduğu bir belgesel serisi docu-soap i.
(televizyonda) görüntüde gölge oluşumu shading i.
(televizyonda) renkli yayınlamak colorcast f.
(televizyonda) renkli yayınlamak colourcast f.
televizyonda gösterime uygun televisual s.
televizyonda gösterilen televisual s.
televizyonda yayınlanmaya uygun visiogenic s.
Psikoloji
televizyonda cinsiyet rolü sex role on television i.
Spor
yalnızca televizyonda yayınlanmak amacıyla yapılan ve katılımcıların meşhur kimseler arasında seçildiği spor müsabakası trashsport i.
Bahisçilik
at yarışlarının televizyonda yayınlandığı ve bahislerin yapıldığı bina teletheater i.
Sanat
stüdyoda gerçek boyutları ile inşa edilemeyecek bir mekanı televizyonda göstermek için kullanılan minyatür set diorama i.
Tiyatro
televizyonda veya tiyatroda oyuncuların, her şeyin kurmaca olduğunu, bir tiyatroda veya bir dizide olduklarını belli ettikleri hareketler veya konuşmalar breaking the fourth wall i.
Sinema
sinema veya televizyonda samimi gerçekçilik vérité i.
sinema veya televizyonda kullanılan hayvanları idare eden kimse wrangler i.
filmlerde veya televizyonda kullanılmak üzere tutulan kamera görüntüsü file footage i.
Kısaltma
radyo ve televizyonda yakalanan frekansı net bir şekilde yakalayıp tutmaya yarayan bir sistem afc (automatic frequency control) i.
Argo
televizyonda sadece belden yukarısı görünüp konuşan kimse meat puppet i.