there is - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

there is

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"there is" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Phrases
there is var

"there is" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 317 sonuç

İngilizce Türkçe
General
when there is a need zf. ihtiyaç halinde
when there is a need zf. ihtiyaç duyulduğunda
when there is a need zf. ihtiyaç olduğunda
there it is ünl. gerçek bu
there it is ünl. durum böyle
there it is ünl. bütün mesele burada
Phrases
and there is also that ve şu da var ki
and there is something more ve şunları da söylemek gerekir ki
there is a time for everything herşeyin bir zamanı vardır
there is no difference between them aralarında fark yoktur
there is no doubt that şüphe yoktur ki
there is no need to ask sormaya gerek bile yok
there is no need to ask sormaya gerek yok
there is no need to state the obvious bilineni tekrara gerek yok
there is no point/sense in -nın bir manası yok
there is not yok
there is not the shadow of a doubt that zerre kadar şüphe yok ki
there is/are var
there it is! na
while there is bet time iş işten geçmeden
while there is bet time henüz fırsat varken
while there is life, there is hope allah'tan ümit kesilmez
Proverb
there is a remedy for everything except death ölümden başka her şeyin bir çaresi vardır
there is a tide in the affairs of men fırsatın varken yap
there is a time and a place for everything her şeyin bir zamanı ve yeri var
there is many a true word spoken in jest her şakanın altında bir gerçek yatar
there is many a true word spoken in jest çoğu doğru söz vardır ki şakacıktan söylenmiştir
there is many a true word spoken in jest her şakada bir gerçek payı vardır
there is more than one way to skin a cat bir şeyi yapmanın birden fazla yolu vardır
there is no accounting for taste zevkler ve renkler tartışılmaz
there is no accounting for tastes zevkler ve renkler tartışılmaz
there is no pleasure without pain sıkıntı/zorluk/cefaya katlanmadan rahatlık olmaz
there is no pleasure without pain cefa çekmeden sefa sürülmez
there is no rest for the weary durmak yok yola devam
there is no rest for the weary yorulsanda çalışmaya devam etmelisin
there is no royal road to learning öğrenmenin kolay yolu yoktur
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek değil öğrenmemek ayıp
there is no sin except stupidity aptallıktan başka günah yoktur
there is no smoke without fire ateş olmayan yerden duman çıkmaz
there is no spring without a winter kış olmadan bahar olmaz
there is nothing new under the sun dün nasılsa bugün de öyle
there is nothing new under the sun aynı tas aynı hamam
there is nothing new under the sun yeni/değişen hiçbir şey yok
there is safety in numbers birlikten kuvvet doğar
there is safety in numbers birlikten güç doğar
there is safety in numbers birlikten emniyet doğar
there is safety in numbers sayıca çok olursak daha güvende oluruz
there is strength in numbers birlikten kuvvet doğar
where there is life there is hope çıkmadık candan ümit kesilmez
Colloquial
a woman is waiting for you there orada sizi bekleyen bir kadın var
behind every successful man there is a woman her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır
in every war there is an enemy her savaşta bir düşman vardır
Idioms
(there is) no smoke without fire ateş olmayan yerden duman çıkmaz
as if there is no tomorrow yarını düşünmeden (para harcamak vb)
as if there is no tomorrow yarın olmayacakmış gibi
as if there is no tomorrow yarın yokmuş gibi
getting there is half the fun işin en eğlenceli kısmı
there is a catch dikkat edilmesi gereken bir şey var
there is never a dull moment bir an/dakika bile sıkıcı geçmez
there is never a dull moment sıkıcı değil
there is never a dull moment her zaman heyecan dolu
there is never a dull moment bir dakika boş duramazsın
there is no love lost between them birbirlerinden hiç hoşlanmazlar
there is no love lost between them birbirlerini hiç sevmezler
there is no point in hiçbir anlamı yok
there is no telling Tahmin etmek mümkün değil
there is trouble brewing sorun/problem büyüyor
Speaking
there is no question i. söz konusu değil
there is no question i. hiç şüpheniz olmasın
there is room for improvement i. geliştirilmesi gerek/eksikler var
and there is also that bir de şu var
but there it is gerçek bu
how is the weather there orada havalar nasıl
how is the weather there oralarda havalar nasıl
how is the weather there hava nasıl orada
how is the weather there orada hava nasıl
how is the weather there oralarda hava nasıl
how is the weather up there havalar nasıl oralarda
how much money is there? orada ne kadar para var?
Is there a problem? problem var mı?
Is there a problem? sorun var mı?
Is there any problem? herhangi bir sorun var mı?
Is there any problem? herhangi bir problem var mı?
Is there any truth to something? doğru mu?
Is there any truth to something? duyduğum doğru mu?
Is there anything else? başka bir şey var mı?
Is there anything else? başka bir arzunuz
i hope there is nothing the matter hayırdır inşallah
if there is not yoksa
is it evening there orada akşam mı
is it morning there orada sabah mı
is it night there orada gece mi
is there a park near here? bu civarda bir park var mı?
is there a park near here? buraya yakın bir park var mı?
is there a park near here? yakında bir park var mı?
is there a problem? sorun mu var?
is there a problem? bir sorun mu var?
is there a tailor here? burada terzi var mı?
is there another way out? başka bir çıkış yolu var mı?
is there any butter on the table? masanın üstünde tereyağı var mı?
is there any point of bir alemi var mı
is there any point of alemi var mı
is there any progress on the konusunda bir gelişme var mı
is there any truth to? aslı var mı?
is there anybody home? evde kimse var mı?
is there anybody out there? orada kimse var mı?
is there anybody there? orada kimse var mı?
is there anything else in your pockets ceplerinde başka bir şey var mı?
is there anything i can do for you? sizin için yapabileceğim bir şey var mı?
is there anything i need to know? bilmem gereken bir şey var mı?
is there anything in this area worth seeing? bu bölgede görülmeye değer bir yer var mı?
is there anything that I can help you with? yardım edebileceğim herhangi bir şey var mı?
is there anything you can tell me about him? onun hakkında bana söyleyebileceğiniz bir şey var mı?
is there anything you want to do for your birthday? doğum gününde yapmak istediğin bir şey var mı?
is there anything you want to talk about? konuşmak istediğin bir şey var mı?
is there really such a thing as a perfect job? gerçekten de mükemel iş diye bir şey var mı?
is there really such a thing as a perfect job? mükemmel iş diye bir şey gerçekten var mı?
is there some place i can wash up? (tuvaletin/lavabonun nerede olduğunu sorarken) elimi yüzümü nerede yıkayabilirim?
is there someone else i can speak to about this? bu konuyu konuşabileceğim başka biri var mı?
is there someone else i can talk to? konuşabileceğim başka biri var mı?
is there someone in your family who has parkinson's? ailenizde parkinson hastası kimse var mı?
is there something behind me? arkamda bir şey mi var?
is there something between you and her? onunla aranızda bir şey mi var?
is there something between you and her? onunla aranızda bir şeyler mi var?
is there something between you and her? aranızda bir şeyler mi var?
is there something between you and her? aranızda bir şey mi var?
is there something between you and her? onunla aranda bir şey mi var?
is there something between you and her? onunla aranda bir şeyler mi var?
is there something between you and him? onunla aranızda bir şey mi var?
is there something between you and him? aranızda bir şey mi var?
is there something between you and him? aranızda bir şeyler mi var?
is there something between you and him? onunla aranda bir şeyler mi var?
is there something between you and him? onunla aranızda bir şeyler mi var?
is there something between you and him? onunla aranda bir şey mi var?
is there something going on between you and her? aranızda bir şey mi var?
is there something going on between you and her? onunla aranızda bir şey mi var?
is there something going on between you and her? aranızda bir şeyler mi var?
is there something going on between you and her? onunla aranda bir şeyler mi var?
is there something going on between you and her? onunla aranızda bir şeyler mi var?
is there something going on between you and her? onunla aranda bir şey mi var?
is there something going on between you and him? onunla aranda bir şeyler mi var?
is there something going on between you and him? aranızda bir şeyler mi var?
is there something going on between you and him? onunla aranda bir şey mi var?
is there something going on between you and him? onunla aranızda bir şeyler mi var?
is there something going on between you and him? onunla aranızda bir şey mi var?
is there something going on between you and him? aranızda bir şey mi var?
is there something that you want to tell me? bana anlatmak istediğin bir şeyler var mı?
is there something wrong? bir terslik mi var?
is there something you want to tell me? bana söylemek istediğin bir şey mi var mı?
it is neither here nor there onun önemi yok
it is neither here nor there mesele onda değil
my mind is still there aklım hala orada
that's all there is to it söylenebilecek tek şey bu (bu kadar)
there is a bit more to it than that o kadar basit değil
there is a call for you size telefon var
there is a carpet on the floor yerde halı var
there is a distance between us aramızda mesafe var
there is a fine line between arasında ince bir çizgi var
there is a first for everything her şeyin bir ilki vardır
there is a first time for everything her şeyin bir ilki vardır
there is a fly in my soup çorbamda sinek var
there is a fly in my soup çorbamda bir sinek var
there is a fly in your soup çorbanızda sinek var
there is a lot more to it than that o kadar basit değil
there is a lot more to somebody than gibi değil
there is a meeting in progress sürmekte olan bir toplantı var
there is a meeting in progress devam eden bir toplantı var
there is a method to my madness bu deliliğimin bir sebebi var
there is a method to my madness deliliğimin bir mantığı var
there is a party on saturday cumartesi günü bir parti var
there is a point I'd like to raise here burada değinmek istediğim bir nokta var
there is a price to pay for everything herşeyin bir bedeli var
there is a report that söyleniyor
there is a world of difference arada dağlar kadar fark var
there is a world of difference arada dağlar kadar fark olmak
there is always a reason to live yaşamak için her zaman bir neden vardır
there is always a reason to live yaşamak için her zaman bir sebep vardır
there is always an exception daima bir istisna vardır
there is an exam today bugün sınav var
there is an exception to every rule istisnalar kaideyi bozmaz
there is an ocean between us aramızda bir okyanus var
there is but dan başka yok
there is enough and to spare yeter de artar
there is force what he says söylediği boş değil
there is little if any varsa da pek az
there is little if any varsa da
there is little if any olsa bile pek az
there is more to it than that o kadar basit değil
there is more to somebody than meets the eye görünenden daha fazla yeteneği/becerisi var
there is much more to it than that o kadar basit değil
there is much more to somebody than gibi değil
there is much progress to be made kat edecek daha çok yol/yolumuz var
there is no nanay
there is no age limit for education okumanın yaşı yoktur
there is no call to blush utanacak bir neden yok
there is no chance hiç şans yok
there is no chance! hiç şansı yok!
there is no choice başka seçenek yok
there is no choice eli mahkum
there is no coincidence tesadüf diye bir şey yoktur
there is no danger present tehlike geçti
there is no denying that inkar edilmez bir şey varsa
there is no doubt about it şüphesiz
there is no doubt about it hiç şüphe yok
there is no free lunch bedava yemek olmaz
there is no god but allah allah'tan başka tanrı yoktur
there is no god but allah allahtan başka tanrı yoktur
there is no greater wealth than health sağlıktan büyük zenginlik yoktur
there is no ground for mahal yok
there is no harm in that zarar yok
there is no help for it yapılacak bir şey yoktur
there is no holding somebody tutmanın imkanı yok
there is no hurry acelesi yok
there is no knowing what ne olacağı bilinmez
there is no message to display görüntülenecek mesaj yok
there is no mistaking somebody tanımamaya imkan yok
there is no mistaking something yanılmaya imkan yok
there is no need hacet yok
there is no need for mahal yok
there is no need to (bir şeyi yapmaya) gerek yok
there is no need to worry (everything will be ok) endişeye gerek yok (her şey yolunda gidecek)
there is no one out there orada kimse yok
there is no other solution başka çaresi yok
there is no other way başka türlü olamaz
there is no other way başka türlü olmaz
there is no other way başka çaresi yok
there is no place here for me now burada bana yer yok artık
there is no place like home insanın kendi evi gibi yok
there is no place like home insanın kendi evi gibisi yok
there is no place to hide saklanacak yer yok
there is no point forcing zorlamanın bir anlamı yok
there is no point forcing zorlamanın bir manası yok
there is no reason not to oldu olacak
there is no reason to ...'nın mantığı/nedeni yok
there is no room for doubt şüpheye yer yok
there is no room for error hataya yer yok
there is no saying bilinmez
there is no saying what will happen ne olacağını kimse bilmez
there is no sense anlamı yok
there is no sound çıt yok
there is no stopping somebody yi durdurmanın imkanı yok
there is no such thing öyle bir şey yok
there is no such thing diye bir şey yok
there is no such thing yok öyle bir şey
there is no such thing alakası yok
there is no such thing ne ilgilisi var
there is no such thing ne alakası var
there is no such thing hiç ilgisi yok
there is no such thing as a free meal/lunch her şey karşılıklı
there is no such thing as miracles mucize diye bir şey yoktur
there is no such thing as right and wrong doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur
there is no such thing as trust güven diye bir şey yoktur
there is no such world öyle bir dünya yok
there is no use yararı yok
there is no way imkanı yok
there is none of that here burada onların hiçbiri yok
there is not a shot in my locker on param yok
there is not a soul here kimsecikler yok
there is not space zaman ve zemin müsait değil
there is nothing else for it başka yapılacak bir şey yok
there is nothing for it but to -mekten başka yapacak bir şey yok
there is nothing i can do yapabileceğim hiçbir şey yok
there is nothing in sight görünürde bir şey yok
there is nothing like -in yerini hiçbir şey tutamaz
there is nothing like -in üstüne yok
there is nothing like -den iyisi yok
there is nothing permanent except change değişmeyen tek şey değişimin kendisidir
there is nothing to be afraid of korkacak bir şey yok
there is nothing to be anxious about kaygılanacak bir şey yok
there is nothing to be anxious about endişelenecek bir şey yok
there is nothing to choose between them aralarında fark yoktur
there is nothing to it bir terslik yok
there is nothing to it çok kolay
there is nothing to it bunda birşey yok
there is nothing to it bunda hiçbir şey yok
there is nothing to it kolaydır
there is nothing to it korkacak bir şey yok
there is nothing to worry about kaygılanacak bir şey yok
there is nothing to worry about endişelenecek bir şey yok
there is nowhere left to run artık kaçacak yerin yok
there is one more bir de şu var
there is one thing and I don't think you'll like it bir şey var ve hoşuna gideceğini sanmıyorum
there is only one thing to be done yapılacak tek bir şey var
there is only one thing to be done yapılacak bir tek şey var
there is only one thing to do yapılacak tek bir şey var
there is only one thing to do yapılacak bir tek şey var
there is reason to believe that inanmak yerindedir
there is some truth in that bunda doğruluk payı var
there is someone watching us bizi izleyen birisi var
there is someone watching us bizi izleyen biri var
there is something afoot bir şeyler dönüyor
there is something brewing bir şeyler dönüyor
there is something fishy here bu işte bir bokluk var
there is something i have to do yapmam gereken bir şey var
there is something i wanted to ask you size sormak istediğim bir şey var
there is something to be said for yararına çok şey söylenebilir
there is something up bir şeyler oluyor
there is something you're not telling me bana anlatmadığın bir şey var
there is something you're not telling us bize anlatmadığın bir şey var
there is too much noise çok ses var
there isn't a problem is there? bir sorun yok değil mi?
we'll eat whatever there is ne varsa onu yiyeceğiz
what else is there? orada başka ne var?
what is the weather like there? hava nasıl orada?
what is the weather like there? orada hava nasıl?
what is the weather like there? hava nasıl oralarda?
what more is there to say? fazla söze ne hacet
what more is there to say? söyleyecek ne kaldı ki?
what more is there to say? fazla söze hacet yok
what time is it there orada saat kaç
Chat Usage
what time is it there now? şu an saat kaç orda?
what time is it there now? şu an saat kaç orada?
Slang
there is one born every minute beyin bedava
Computer
i received a warning stating that there is low disk space in the hard disk hard diskte yeterli alan kalmadığını belirten bir uyarı aldım
there is no data veri yok
there is not enough free space yeterli boş alan yok