| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Bilgisayar | ||
| Bilgisayar | var kısalt. | değişken |
| Elektrik | ||
| Elektrik | var i. | alternatif akımın reaktif bir güç birimi |
| Coğrafya | ||
| Coğrafya | var i. | fransa'da bir bölge |
| Coğrafya | var i. | fransa'da bir nehir |
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | var | available s. | ||
|
Many countries have regional differences in fighting these, for which no instruments are actually available. Pek çok ülkede bunlarla mücadelede bölgesel farklılıklar var ve bu farklılıkları giderecek araçlar da mevcut değil. More Sentences |
||||
| Genel | var | time to ed. | ||
|
The citizens need time to make provision for their old age. Vatandaşların yaşlılık dönemleri için hazırlık yapmak üzere zamana ihtiyaçları vardır. More Sentences |
||||
| İfadeler | ||||
| İfadeler | var | there is expr. | ||
|
There is a German proverb which says, "Hope is the last to die". " En son umutlar ölür" diyen bir Alman atasözü vardır. More Sentences |
||||
| İfadeler | var | there are expr. | ||
|
There are other reasons for this apart from air traffic control. Bunun hava trafik kontrolü dışında başka nedenleri de var. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | var | possessions i. | ||
| Genel | var | existent s. | ||
| Genel | var | acquirable s. | ||
| Genel | var | belongings i. | ||
| İfadeler | ||||
| İfadeler | var | there is/are expr. | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | var | check ünl. | ||