existent - Türkçe İngilizce Sözlük

existent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

existent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
mevcut, var olan, hâlihazırda bulunan
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪɡˈzɪstənt/ – BrE /ɪɡˈzɪstənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Gerçekte var olan veya belirli bir sistem içinde hâlen mevcut olanı niteleyen sözcüktür; resmî/teknik metinlerde daha sık görülür. Latince existere kök ailesinden gelir; modern kullanımda existent, “existing”e göre daha statik ve sınıflandırıcı bir sıfat gibi işleyerek “varlık statüsü”nü vurgular.
Eş Anlamlılar:
existing, real, extant
Zıt Anlamlılar:
nonexistent, imaginary, absent

"existent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
existent s. mevcut
The solution lay within the range of existent technology.
Çözüm mevcut teknolojinin sınırları içinde yatıyor.

More Sentences
existent s. varolan
Science deals with the existent things.
Bilim varolan şeylerle ilgilenir.

More Sentences
existent s. var
existent s. bugünkü
existent s. var olan
existent s. hâlihazırda bulunan

"existent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pre-existent s. önceden varolan
self-existent s. bağımsızca var olan
self-existent s. varlığı herhangi bir nedene bağlı olmayan
self-existent s. özü ile var olan
self-existent s. bağımsız
Hukuk
non-existent marriage i. batıl evlenme
non-existent s. mevcut olmayan
Medikal
pre-existent naevus i. zeminde nevüs varlığı