timid - Türkçe İngilizce Sözlük

timid

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

timid — Definition

Anlamı ve Tanımı:
utangaç, çekingen
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtɪmɪd/ – BrE /ˈtɪmɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Riskten kaçınan, kendini geri planda tutan davranış hâli. Latince timidus kökünden evrilen sözcük, korku ve ihtiyat duygusunu merkezine alır. Psikoloji ve sosyal etkileşim bağlamlarında düşük özgüven veya temkinli yaklaşım göstergesi olarak değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
shy, diffident
Zıt Anlamlılar:
bold, assertive

"timid" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
timid s. çekingen
James was too timid for such an adventurous trip.
James böyle maceralı bir yolculuk için fazla çekingendi.

More Sentences
timid s. ürkek
The timid man trembled with fear.
Ürkek adam korkuyla titredi.

More Sentences
Genel
timid s. ürkek
The timid man trembled with fear.
Ürkek adam korkuyla titredi.

More Sentences
timid s. korkak
Tom is quite timid, isn't he?
Tom oldukça korkak, değil mi?

More Sentences
timid s. çekingen
James was too timid for such an adventurous trip.
James böyle maceralı bir yolculuk için fazla çekingendi.

More Sentences
timid s. tavşan yürekli
timid s. cesaretsiz
timid s. çıtkırıldım
timid s. sakınan
timid s. mahcup
timid s. tutuk
timid s. utangaç
timid s. cüretsiz
timid s. sıkılgan
timid s. heyecanlı
timid s. ihtiyatlı
Argo
timid s. karı kılıklı
timid s. kadın kılıklı

"timid" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
behave timid f. çekingen davranmak
as timid as s. kadar ürkek
as timid as s. gibi ürkek
as timid as a mouse s. süklüm püklüm
Deyim
as timid as a mouse expr. süt dökmüş kedi gibi
Siyasal
pursue a timid policy f. çekingen bir politika izlemek
pursue a timid policy f. çekingen politika izlemek