trance - Türkçe İngilizce Sözlük

trance

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

trance — Definition

Anlamı ve Tanımı:
trans, kendinden geçme hâli
Okunuş (IPA):
(AmE /træns/ – BrE /trɑːns/)
Terim Türü:
İsim: trance (trances)
Bilincin olağan dışı odaklanma veya kopuş durumu. Latince transire kök ailesiyle ilişkilidir. Psikoloji, din ve müzik bağlamlarında farklı bilinç hâllerini tanımlar.
Eş Anlamlılar:
stupor, rapture (contextual)
Zıt Anlamlılar:
alertness

"trance" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
trance i. trans
The psychiatrist put me in a trance during hypnosis.
Psikiyatr hipnoz esnasında beni transa geçirdi.

More Sentences
Genel
trance i. kendinden geçme hali
The manager was in a trance the whole day.
Müdür bütün gün kendinden geçmiş bir haldeydi.

More Sentences
trance f. transa geçmek
Sometimes, if I look at a forest of trees, I get in a trance and don't even realize until minutes later.
Bazen bir ağaç ormanına baktığımda transa geçerim ve dakikalar geçene kadar farkına bile varmam.

More Sentences
Psikoloji
trance i. trans
The psychiatrist put me in a trance during hypnosis.
Psikiyatr hipnoz esnasında beni transa geçirdi.

More Sentences
Genel
trance i. esrime
trance i. kendinden geçme
trance i. dalınç
trance i. vecit
trance i. hipnoz
trance i. vecit hali
trance i. istiğrak
trance i. ruhen yücelme
trance i. büyülenircesine derin hayranlık
trance i. sersemleme
trance f. büyülemek
trance f. aklını başından almak
trance f. büyülemek
trance f. kendinden geçirmek
trance N. kendinden geçme hâli
Medikal
trance i. dalınç
trance i. esrime
Psikoloji
trance i. kendinden geçme
Dini
trance f. transa geçip ölülerle iletişime geçmek
Müzik
trance i. trans müzik

"trance" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
trance [scottish] i. geçiş yeri
trance [scottish] i. geçit
fall into a trance f. transa geçmek
go into a trance f. transa geçmek
be in trance f. (derinlere) dalmak
be in trance f. trans halinde olmak
be in trance f. transa geçmek
be in trance f. esrimek
be in trance f. mest olmak
be in a trance f. transa geçmek
trance [obsolete] f. büyük endişe/korku yaşamak
trance [dialect] f. hoplayıp zıplamak
trance [dialect] f. sıçrayarak yürümek
trance-like s. kafası karışmış
trance-like s. büyülenmiş
in a trance zf. mestane
Psikoloji
spontaneous trance i. kendiliğinden trans
trance logic i. trans mantığı
hypnotic trance i. hipnotik trans
state of trance i. trans hali/durumu
Dini
religious trance i. dini vecit
religious trance i. dini duygularla kendinden geçme
religious trance i. istiğrak
Müzik
goa trance i. bir tür trans müzik
progressive trance i. bir elektronik müzik janrı
psychedelic trance i. bir elektronik müzik janrı
Argo
trance out f. müzik veya uyuşturucu ile transa geçmek
Modern Argo
a state of trance i. transa girme durumu
a state of trance i. trans hali
a state of trance i. sunuculuğunu armin van buuren'in yaptığı trance ve progressive parçalar çalan bir radyo programı
Star Wars
jedi hibernation trance i. jedi uykusu transı