trene - Türkçe İngilizce Sözlük

trene

"trene" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
trene aboard zf.

"trene" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
askerleri trene bindirme entraining i.
trene bindirme entraining i.
trene binme entraining i.
trene binmek ride in a train f.
öküzün trene baktığı gibi bakmak gawk f.
trene binmek entrain f.
öküzün trene baktığı gibi bakmak gape f.
öküz trene bakar gibi bakmak gape f.
trene atlamak jump a train f.
trene bindirmek entrain f.
trene binmek get on the train f.
trene binmek board the train f.
trene atlamak jump aboard the train f.
trene atlamak jump on the train f.
trene binmek hop on the train f.
aynı trene binmek take the same train f.
öküzün trene baktığı gibi bakmak gaup [uk] f.
trene binmiş entrained s.
trene bindirilmiş entrained s.
trene yüklenmiş entrained s.
öküzün trene baktığı gibi gapingly zf.
Konuşma Dili
para ödememek için trene gizlice binmek hop f.
bölgesel trene binmek local f.
Deyim
(gemiye, trene, uçağa birini veya bir şeyi) almak take aboard f.
trene, gemiye veya uçağa binmek get aboard something f.
biletsiz trene, tramvaya, metroya binmek ride the rails f.
öküzün trene baktığı gibi like a cow looking at a new gate expr.
Ulaştırma
ücretsiz olarak istasyona teslim edilip trene yüklenen (konsinye mallar) free on rail s.
Demiryolu
trene verilen ileri işareti highball i.
(britanya'da) 19. yüzyılda çıkarılan bir yasayla yolculara uygun ücrete hizmet veren trene ait veya ilişkili parliamentary s.
Askeri
trene bindirme çizelgesi entraining table i.
trene bindirme subayı entraining officer i.
trene binme sahası entraining area i.
trene bindirme sahası entraining area i.
trene bindirmek entrain f.
trene binmek entrain f.
Argo
(figüratif) demirden korksak trene binmezdik I wasn't brought up in the woods to be scared by owls expr.