uncompromising - Türkçe İngilizce Sözlük

uncompromising

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

uncompromising — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tavizsiz
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌʌnkɑːmprəˈmaɪzɪŋ/ – BrE /ˌʌnkɒmprəˈmaɪzɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
İlkelerden ödün vermeyen tutum. Un- ve compromise kökünden türemiştir. Siyaset ve etik tartışmalarında sert duruşu temsil eder.
Eş Anlamlılar:
inflexible, rigid
Zıt Anlamlılar:
flexible, conciliatory

"uncompromising" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
uncompromising s. uzlaşmaz
Yet again, the European Parliament has adopted an uncompromising stance, which we oppose.
Avrupa Parlamentosu bir kez daha karşı çıktığımız uzlaşmaz bir tutum benimsemiştir.

More Sentences
Genel
uncompromising s. inatçı
A beautiful, uncompromising, hard and nice nurse of men.
Yakışıklı, inatçı, sert ve iyi kalpli bir erkek hemşire.

More Sentences
uncompromising s. tavizsiz
At that time I certainly thought that democrats should be uncompromising where totalitarian forces were concerned.
O dönemde, totaliter güçler söz konusu olduğunda demokratların kesinlikle tavizsiz olması gerektiğini düşünüyordum.

More Sentences
uncompromising s. uzlaşmacı olmayan
She is known as an uncompromising reformer.
Uzlaşmacı olmayan bir reformcu olarak tanınıyor.

More Sentences
uncompromising s. uyuşmaz
uncompromising s. katı
uncompromising s. eğilmez
uncompromising s. sert
uncompromising s. anlaşmaz
uncompromising s. sözünden dönmez
uncompromising s. kesin
uncompromising s. anlaşmaya yanaşmaz
uncompromising s. ilke veya kararlarından vazgeçmez
uncompromising s. kararından dönmez
uncompromising s. ödünsüz
uncompromising zf. ödün vermeksizin

"uncompromising" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Siyasal
uncompromising attitude i. uzlaşmaz tutum