| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | unleash f. | salmak (köpek vb) | ||
|
You can unleash your dog in our garden. Köpeğinizi bizim bahçemize salabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | unleash f. | serbest bırakmak | ||
|
The commander unleashed the true power of his armies. Komutan ordularının gerçek gücünü serbest bıraktı. More Sentences |
||||
| Genel | unleash f. | salmak | ||
|
It unleashed these terrorists on Turkish people’s houses and fields. Bu teröristleri Türk halkının evlerine, tarlalarına saldı. More Sentences |
||||
| Genel | unleash f. | salıvermek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | unleash an attack on the enemy f. | düşmana karşı kaçınılmaz olan saldırıyı başlatmak | ||
| Genel | unleash an attack upon the enemy f. | düşmana karşı kaçınılmaz olan saldırıyı başlatmak | ||
| Genel | unleash an attack against the enemy f. | düşmana karşı kaçınılmaz olan saldırıyı başlatmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | unleash on f. | üstüne salmak | ||
| Öbek Fiiller | unleash (someone or something) on (someone or something) f. | (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) üstüne salmak | ||
| Öbek Fiiller | unleash against f. | üstüne salmak | ||
| Öbek Fiiller | unleash (someone or something) against (someone or something) f. | (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) üstüne salmak | ||
| Futbol | ||||
| Futbol | unleash a volley f. | vole vurmak | ||