utanmaz - Türkçe İngilizce Sözlük

utanmaz

"utanmaz" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
utanmaz shameless s.
And, despite all that, the shameless celebrations continue.
Ve tüm bunlara rağmen utanmaz kutlamalar devam ediyor.

More Sentences
utanmaz barefaced s.
Genel
utanmaz shameless s.
And, despite all that, the shameless celebrations continue.
Ve tüm bunlara rağmen utanmaz kutlamalar devam ediyor.

More Sentences
utanmaz abject s.
An abject apology ensued as a result of his awkward remarks.
Uygunsuz açıklamalarının ardından bir de utanmaz bir tavırla özür diledi.

More Sentences
utanmaz indecent s.
utanmaz abandoned s.
utanmaz bold s.
utanmaz unblushing s.
utanmaz ribald s.
utanmaz sassy s.
utanmaz browless s.
utanmaz immodest s.
utanmaz impudent s.
utanmaz brazen s.
utanmaz unabashed s.
utanmaz blatant s.
utanmaz brazenfaced s.
utanmaz unembarrassed s.
utanmaz abashless s.
utanmaz unashamed s.
utanmaz unconfounded s.
utanmaz bald-faced s.
utanmaz bald-faced s.
utanmaz bald-faced s.
utanmaz bashless s.
utanmaz blushless s.
utanmaz dishonest [obsolete] s.
utanmaz out-front s.
utanmaz shame-proof s.
Konuşma Dili
utanmaz fresh s.
Deyim
utanmaz brass neck [uk] i.
utanmaz brass nerve i.
Eski Kullanım
utanmaz brasen s.

"utanmaz" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
utanmaz kimse brazenface i.
utanmaz bir şekilde barefacedly zf.
utanmaz bir şekilde debauchedly zf.
utanmaz bir şekilde blushlessly zf.
Konuşma Dili
utanmaz yalancı bald-faced liar i.
utanmaz yalancı bold-faced liar i.
utanmaz arlanmaz olmak have no sense of shame f.
Deyim
utanmaz yalancı barefaced liar i.
Eski Kullanım
utanmaz kız gillflirt i.