venomous - Türkçe İngilizce Sözlük

venomous

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

venomous — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zehirli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvɛnəməs/ – BrE /ˈvɛnəməs/)
Terim Türü:
Sıfat
Zehir üreten veya taşıyan özellik. Venom kökünden türetilmiştir. Zooloji ve mecaz anlatımda tehlikelilik vurgusu yapar.
Eş Anlamlılar:
poisonous, toxic
Zıt Anlamlılar:
harmless, benign

"venomous" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
venomous s. zehirli
Sri Lanka is home to 18 species of venomous scorpions, one of which is fatal to humans.
Sri Lanka, biri insanlar için ölümcül olan 18 zehirli akrep türüne ev sahipliği yapıyor.

More Sentences
venomous s. nefret dolu
The killer was the most venomous person the nation saw.
Katil, ülkenin görüp göreceği en nefret dolu insandı.

More Sentences
venomous s. zehirli (yılan/akrep)
Australia is known for having a wide variety of venomous animals.
Avustralya çok çeşitli zehirli hayvanlara sahip olmasıyla bilinir.

More Sentences
venomous s. zehir saçan
venomous s. düşman
venomous s. çok zararlı
venomous s. ağılı
venomous s. haince
venomous s. kin dolu
venomous s. güçlü
venomous s. kuvvetli
venomous s. tesirli
Medikal
venomous s. ağılı
venomous s. venomöz
Biyoloji
venomous s. zehirci

"venomous" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
venomous lizard i. zehirli kertenkele
Medikal
venomous animal i. zehirli hayvan
venomous snake bite i. zehirli yılan ısırığı
Biyoloji
venomous animal i. zehir enjekte eden hayvan
venomous animal i. zehirci hayvan
Deniz Biyolojisi
venomous fish i. ağı üreten balıklar
Zooloji
venomous snake i. zehirli yılan