vestibule - Türkçe İngilizce Sözlük

vestibule

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vestibule — Definition

Anlamı ve Tanımı:
giriş holü, antre
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvɛstɪbjuːl/ – BrE /ˈvɛstɪbjuːl/)
Terim Türü:
İsim: vestibule (vestibules)
Bir yapının ana mekânına geçmeden önceki ara bölüm. Latince vestibulum kökü, eşiğin önündeki alan fikrini mimariye taşır. Mimarlıkta dolaşımı düzenleyen tampon mekân olarak değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
foyer, antechamber
Zıt Anlamlılar:
interior, main hall (contextual)

"vestibule" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
vestibule i. giriş
There is an information desk in the vestibule.
Girişte bir danışma masası bulunmaktadır.

More Sentences
vestibule i. geçit
It is forbidden to enter the vestibule of the carriage.
Vagonların arasındaki geçitlere girmek yasak.

More Sentences
Teknik
vestibule i. geçit
It is forbidden to enter the vestibule of the carriage.
Vagonların arasındaki geçitlere girmek yasak.

More Sentences
Genel
vestibule i. dalız
vestibule i. bir kanal veya boşluğun başlangıcındaki genişlik
vestibule i. antre
vestibule i. dehliz
vestibule i. giriş holü veya odası
vestibule i. kanal
vestibule i. giriş aralığı
vestibule i. hol
vestibule i. giriş holü
vestibule i. kapı aralığı
vestibule i. merdiven holü
vestibule i. sahanlık
vestibule i. ön hol
vestibule i. vestibül
vestibule i. giriş salonu
vestibule i. bekleme odası
vestibule f. giriş açmak
vestibule f. boşluk açmak
Teknik
vestibule i. kanal
Demiryolu
vestibule i. tren vagonunun kapalı giriş kısmı
vestibule i. vagonlar arasındaki kapalı geçit
vestibule f. vagonlar arasındaki kapalı geçit ile (vagonlara) katılmak
Medikal
vestibule i. vestibulum
vestibule i. vestibül
Anatomi
vestibule i. dalız
vestibule i. kulağın kemik labirentinin ana boşluğu
vestibule i. utrikül ve sakülü içeren zarlı labirentin parçaları
vestibule i. iç dudaklar arasında üretra açıklığını içeren boşluk
vestibule i. kalpte sol ventrikülün aort deliğinin hemen altındaki kısmı
vestibule i. ağız boşluğunun diş ve diş etlerinin dışındaki kısmı
vestibule i. gırtlağın yalancı ses telleri üzerindeki kısmı
vestibule i. bir infüsoryanın ağzına giden borumsu çöküntü
vestibule i. yosun hayvancıklarının dokunaç çemberi içindeki boşluk
Psikoloji
vestibule i. vestibül

"vestibule" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Ticaret/Ekonomi
vestibule school i. acemi işçileri yetiştirme okulu
vestibule school i. çırak okulu
Demiryolu
vestibule train i. bitişik vagonlarının kapıları arasında boşluk olan yolcu treni
Medikal
nasal vestibule i. burun vestibülü
nasal vestibule lesions i. burun vestibülü lezyonları
vestibule of mouth i. ağız boşluğu
vestibule of the ear i. kulak boşluğu
seborrheic keratosis of the nasal vestibule i. nazal vestibülde seboreik keratöz
Anatomi
vestibule of the vulva i. iç dudaklar arasında üretra açıklığını içeren üçgen boşluk
vestibule of the vagina i. iç dudaklar arasında üretra açıklığını içeren boşluk
fenestra of the vestibule i. (kulakta) üzengi tabanına bağlı açıklık