visitor - Türkçe İngilizce Sözlük

visitor

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

visitor — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ziyaretçi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvɪzɪtər/ – BrE /ˈvɪzɪtə/)
Terim Türü:
İsim: visitor (visitors)
Geçici olarak bir yere gelen kişi. Visit kökünden türetilmiştir. Turizm ve kurum bağlamlarında hareketli özneyi ifade eder.
Eş Anlamlılar:
guest, caller
Zıt Anlamlılar:
resident

"visitor" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
visitor i. ziyaretçi
I don’t work at the museum; I’m just a visitor.
Müzede çalışmıyorum, sadece ziyaretçiyim.

More Sentences
Genel
visitor i. konuk
Get quick answers from Staten Island Ferry staff and past visitors.
Staten Island Ferry personelinden ve geçmişteki konuklardan çabuk yanıt alın.

More Sentences
visitor i. ziyaretçi
I don’t work at the museum; I’m just a visitor.
Müzede çalışmıyorum, sadece ziyaretçiyim.

More Sentences
visitor i. turist
visitor i. müfettiş
visitor i. zair
visitor i. ziyarete giden kimse
visitor i. misafir
Ticaret/Ekonomi
visitor i. müfettiş
visitor i. murakıp
Kuşbilim
visitor i. göçmen kuş

"visitor" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
visitor's book i. ziyaretçi defteri
visitor density i. ziyaretçi yoğunluğu
visitor intensity i. ziyaretçi yoğunluğu
uninvited visitor i. davetsiz misafir
surprise visitor i. sürpriz misafir
unexpected visitor i. beklenmeyen misafir
exhibition visitor i. sergi ziyaretçisi
church visitor i. kilise ziyaretçisi
visitor card i. ziyaretçi kartı
visitor vehicle i. misafir araç
foreign visitor i. yabancı misafir
overseas visitor i. denizaşırı ziyaretçi
district visitor i. bölge kilise görevlisi
unexpected visitor i. beklenmedik ziyaretçi
unexpected visitor i. beklenmedik misafir
visitor elevator i. ziyaretçi asansörü
receive a visitor f. ziyaretçi kabul etmek
Konuşma Dili
a special visitor i. özel bir konuk
a special visitor i. özel bir misafir
Deyim
have a little visitor f. aybaşı olmak
have a little visitor f. menstrüasyon döneminde olmak
have a little visitor f. adet olmak
have a little visitor f. regl döneminde olmak
Konuşma
you got a visitor expr. ziyaretçin var
Ticaret/Ekonomi
visitor register book i. ziyaretçi kayıt defteri
Siyasal
visitor's passport i. (eskiden britanya'da) postaneden satın alınabilen ve belirli ülkelerde geçerli olan bir pasaport türü
british visitor's passport i. (eskiden britanya'da) postaneden satın alınabilen ve belirli ülkelerde geçerli olan bir pasaport türü
Turizm
daily visitor i. günlük ziyaretçi
leisure day visitor i. tatil günü ziyaretçisi
visitor center i. turizm danışma bürosu
visitor centre i. turizm danışma bürosu
visitor information center i. turizm danışma bürosu
visitor visa i. turist vizesi
visitor attraction i. ziyaretçilerin ilgisini çekecek etkinlikler
same-day visitor i. günübirlik ziyaretçi
visitor centre i. (tarihi yer gibi alanlarda) çeşitli araçlar kullanılarak gezilen alanın tanıtıldığı ziyaretçi merkezi
Reklam
earnings per visitor (epv) i. ziyaretçi başı gelir
new visitor i. yeni ziyaretçi
unique visitor i. tekil ziyaretçi
Bilgisayar
unique visitor i. tekil ziyaretçi
visitor counter i. ziyaretçi sayacı
frequent visitor i. düzenli ziyaretçi
frequent visitor i. sürekli ziyaretçi
Bilişim
visitor location register i. konuk abone kütüğü
visitor counter i. ziyaretçi sayacı
Telekom
unique visitor i. tekil ziyaretçi
visitor location register i. ziyaretçi abone kayıt kütüğü
Mobilya
visitor chair i. misafir koltuğu
Otomotiv
visitor parking i. ziyaretçi otoparkı
Medikal
health visitor [uk] i. eve gelen hemşire
Askeri
long-term visitor groups i. uzun süreli misafir gruplar