vulnerable, - Türkçe İngilizce Sözlük

vulnerable,

"vulnerable," teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
vulnerable s. savunmasız
Genel
vulnerable point i. zayıf nokta
vulnerable zone i. hassas bölge
vulnerable audience i. hassas izleyici kitlesi
vulnerable social group i. savunmasız sosyal/toplumsal grup
make vulnerable f. savunmasızlaştırmak
leave someone vulnerable f. güçsüz bırakmak
leave someone vulnerable f. savunmasız bırakmak
be vulnerable to f. (kötü bir şeye) açık veya maruz olmak
be vulnerable to betrayal f. ihanete açık olmak
be vulnerable to treachery f. ihanete açık olmak
vulnerable s. kolay incinir
vulnerable s. yaralanabilir
vulnerable s. zedelenebilir
vulnerable s. kolayca yaralanır
vulnerable s. saldırı veya tenkide maruz olan
vulnerable s. saldırı veya tenkide açık
vulnerable s. yatkın
vulnerable s. hassas
vulnerable s. korunmasız
vulnerable s. zayıf
vulnerable s. eğilimli
vulnerable s. zedelenir
vulnerable s. incinebilir
vulnerable s. dayanıksız
vulnerable s. zarar görebilir
vulnerable s. kırılgan
vulnerable s. korunaksız
Konuşma
I'm in a very vulnerable position expr. oldukça savunmasız bir durumdayım
I was vulnerable expr. savunmasızdım
Ticaret/Ekonomi
vulnerable employment i. güvencesiz/kırılgan istihdam
Siyasal
vulnerable groups i. hassas gruplar
Trafik
vulnerable road users i. savunmasız yol kullanıcıları
Medikal
rupture of a vulnerable plaque i. kırılgan bir plağın yırtılması
Biyoloji
vulnerable s. yakın gelecekte "nesli tükenmekte" olarak sınıflandırılabilecek
Askeri
vulnerable i. müdafaası zor
vulnerable area i. hassas bölge
vulnerable i. hücuma maruz
vulnerable range i. hassas mesafe
vulnerable point i. hassas nokta
vulnerable node i. hedefin en zayıf noktası
vulnerable s. yaralanması mümkün
vulnerable s. savunmasız
İskambil
vulnerable s. (briçte) rober oyunlarından birini kazanan