vulnerable - Türkçe İngilizce Sözlük

vulnerable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vulnerable — Definition

Anlamı ve Tanımı:
savunmasız, kırılgan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvʌlnərəbl/ – BrE /ˈvʌlnərəbl/)
Terim Türü:
Sıfat
Fiziksel, duygusal ya da yapısal olarak zarar görmeye açık olma durumu. Vulnerability ile aynı kök ailesine dayanır. Sosyal politika ve etik tartışmalarda korunma ihtiyacını vurgular.
Eş Anlamlılar:
exposed, susceptible
Zıt Anlamlılar:
protected, resilient

"vulnerable" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
vulnerable s. savunmasız
The bridge was vulnerable to attacks both from the sea and the land.
Köprü hem denizden hem de karadan gelebilecek saldırılara karşı savunmasızdı.

More Sentences
Genel
vulnerable s. kolay incinir
Children are so vulnerable.
Çocuklar çok kolay incinir.

More Sentences
vulnerable s. hassas
The government advised the elderly and other vulnerable groups to stay home during the pandemic.
Hükümet yaşlılara ve diğer hassas gruplara pandemi döneminde evde kalmalarını tavsiye etti.

More Sentences
vulnerable s. kırılgan
Not, however, to the detriment of the most vulnerable economies and poorest citizens in the European Union.
Ancak bu, Avrupa Birliği'nin en kırılgan ekonomilerinin ve en yoksul vatandaşlarının aleyhine olmayacaktır.

More Sentences
Askeri
vulnerable s. savunmasız
The bridge was vulnerable to attacks both from the sea and the land.
Köprü hem denizden hem de karadan gelebilecek saldırılara karşı savunmasızdı.

More Sentences
Genel
vulnerable s. kolayca yaralanır
vulnerable s. zedelenebilir
vulnerable s. saldırı veya tenkide açık
vulnerable s. yaralanabilir
vulnerable s. saldırı veya tenkide maruz olan
vulnerable s. yatkın
vulnerable s. korunmasız
vulnerable s. zayıf
vulnerable s. eğilimli
vulnerable s. zedelenir
vulnerable s. incinebilir
vulnerable s. dayanıksız
vulnerable s. zarar görebilir
vulnerable s. korunaksız
Biyoloji
vulnerable s. yakın gelecekte "nesli tükenmekte" olarak sınıflandırılabilecek
Askeri
vulnerable i. hücuma maruz
vulnerable i. müdafaası zor
vulnerable s. yaralanması mümkün
İskambil
vulnerable s. (briçte) rober oyunlarından birini kazanan

"vulnerable" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
vulnerable point i. zayıf nokta
vulnerable zone i. hassas bölge
vulnerable audience i. hassas izleyici kitlesi
vulnerable social group i. savunmasız sosyal/toplumsal grup
make vulnerable f. savunmasızlaştırmak
leave someone vulnerable f. güçsüz bırakmak
leave someone vulnerable f. savunmasız bırakmak
be vulnerable to f. (kötü bir şeye) açık veya maruz olmak
be vulnerable to betrayal f. ihanete açık olmak
be vulnerable to treachery f. ihanete açık olmak
Konuşma
I'm in a very vulnerable position expr. oldukça savunmasız bir durumdayım
I was vulnerable expr. savunmasızdım
Ticaret/Ekonomi
vulnerable employment i. güvencesiz/kırılgan istihdam
Siyasal
vulnerable groups i. hassas gruplar
Trafik
vulnerable road users i. savunmasız yol kullanıcıları
Medikal
rupture of a vulnerable plaque i. kırılgan bir plağın yırtılması
Askeri
vulnerable point i. hassas nokta
vulnerable range i. hassas mesafe
vulnerable area i. hassas bölge
vulnerable node i. hedefin en zayıf noktası