| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | well-off s. | hali vakti yerinde | ||
|
She comes from a well-off family and has never worried about money. Hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu olarak hiçbir zaman para derdi olmamış. More Sentences |
||||
| Genel | well-off s. | varlıklı | ||
|
The fact that we are saturated with information separates us from the less well-off. Bilgiye doymuş olmamız bizi daha az varlıklı olanlardan ayırmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | well-off s. | ensesi kalın | ||
| Genel | well-off s. | zengin | ||
| Genel | well-off s. | iyi durumda | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | well-off s. | rahatı yerinde | ||
| Deyim | well-off s. | tuzu kuru | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | well-off society i. | varlıklı toplum |
| Genel | well-off person i. | hali vakti yerinde olan kimse |