willful - Türkçe İngilizce Sözlük

willful

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

willful — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kasıtlı, inatçı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwɪlfəl/ – BrE /ˈwɪlfəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Bilerek ve isteyerek yapılan davranış. Will kökünden türemiştir. Hukuki ve ahlaki değerlendirmelerde niyet vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
deliberate, obstinate
Zıt Anlamlılar:
accidental, compliant

"willful" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
willful s. inatçı
Teenagers have a tendency to be willful.
Gençlerin inatçı davranma huyları vardır.

More Sentences
willful s. kasıtlı
These factors then motivate the willful action.
Bu faktörler daha sonra kasıtlı eylemi motive eder.

More Sentences
Hukuk
willful s. kasıtlı
These factors then motivate the willful action.
Bu faktörler daha sonra kasıtlı eylemi motive eder.

More Sentences
Genel
willful s. isteğinde inat eden
willful s. düşüncesinde inat eden
willful s. çok bencil bir şekilde inatçı
willful s. kasti
willful s. mahsus yapılan
willful s. gönüllü
willful s. direngen
willful s. bilerek yapılan
willful s. taammüden
willful s. bile bile
Hukuk
willful s. taammüden
willful s. kasti

"willful" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
willful destruction i. istemli yıkım
willful neglect i. ihmalkarlık
willful neglect i. umursamazlık
willful neglect i. kasti ihmal
willful neglect i. kasti kayıtsızlık
willful [obsolete] s. boyun eğen
willful [obsolete] s. isteyerek yapılan
willful [obsolete] s. itaat eden
willful [obsolete] s. razı olan
willful [obsolete] s. iradeyle yapılan
willful [obsolete] s. baş eğen
Deyim
willful ignorance i. kasıtlı cehalet
willful ignorance i. bilerek göz ardı etme
willful ignorance i. bilinçli cahillik
willful ignorance i. bile bile lades
Ticaret/Ekonomi
willful misconduct i. kötü niyetli hareket
Hukuk
willful murder i. kasten adam öldürme
willful homicide i. taammüden adam öldürme
willful murder i. kasıtlı adam öldürme
willful homicide i. kasıtlı adam öldürme
willful homicide i. kasten adam öldürme
willful homicide i. taammüden cinayet
willful murder i. taammüden cinayet
willful murder i. taammüden adam öldürme
willful misconduct i. bilerek isteyerek görevi kötüye kullanma
willful misconduct i. kasıtlı suistimal
willful murder i. kasten öldürme
willful injury i. kasten yaralama
willful and malicious injury i. kasten yaralama
willful misconduct i. pervasızca hareket
willful desertion i. eşlerden birinin diğerini geri dönmemek ve evlilik bağına son vermek niyetiyle terk etmesi