worrying - Türkçe İngilizce Sözlük

worrying

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

worrying — Definition

Anlamı ve Tanımı:
endişe verici, kaygılı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwɜːriɪŋ/ – BrE /ˈwʌriɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Kaygı uyandıran ya da kaygı taşıyan hâl. Worry fiilinden türetilmiştir. Haber ve analiz dilinde olumsuz eğilimleri vurgular.
Eş Anlamlılar:
disturbing, anxious
Zıt Anlamlılar:
comforting

"worrying" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
worrying s. endişe verici
The situation in the region is worrying.
Bölgedeki durum endişe vericidir.

More Sentences
worrying i. rahatsız etme
worrying i. taciz etme
worrying i. bir şeyi çekip ittirerek hareket ettirme
worrying s. üzücü
worrying s. musallat
worrying s. rahatsız edici
worrying s. can sıkıcı
worrying s. tedirgin edici
worrying s. kaygılı

"worrying" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
give somebody a headache by noise or worrying f. kafa şişirmek
stop someone from worrying about something f. içine su serpmek
occupy oneself with (a worrying problem) f. dert etmek
occupy oneself with (a worrying problem) f. dert edinmek
stop worrying f. endişelenmekten vazgeçmek
without worrying zf. endişelenmeden
without worrying zf. korkusuzca
Konuşma Dili
worrying wait i. endişeli bekleyiş
not worth worrying about expr. endişelenmeye değmez
stop worrying expr. endişelenmeyi bırak
stop worrying expr. artık endişelenme
stop worrying expr. endişelenmeyi kes
Konuşma
don't be worrying yourself expr. gözün arkada kalmasın
stop worrying expr. endişelenmeyi kes
stop worrying expr. endişelenmeyi bırak
stop worrying expr. artık endişelenme
don't leave me worrying expr. beni merakta bırakmayın
don't leave me worrying expr. beni merakta koymayın
Hayvancılık
sheep-worrying i. (köpek, kurt) sürüyü kovalayıp koyunlara saldırma