hot - Turco Inglés Diccionario
Historia

hot

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "hot" en diccionario turco inglés : 41 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hot adj. sıcak
hot adj. acı
hot adj. kızgın
hot adj. ateşli
General
hot v. ısınmak
hot v. ısıtmak
hot adj. rahatsız edici
hot adj. biberli
hot adj. sıcak
hot adj. taze
hot adj. heyecanlı
hot adj. acı (biber)
hot adj. hiddetli
hot adj. şiddetli
hot adj. hararetli
hot adj. seksi
hot adj. iletken
hot adj. sert
hot adj. yakıcı
hot adj. yeni
hot adj. yakın
hot adj. kızışmış
hot adj. şehvetli
hot adj. yüksek gerilimli akım taşıyan (tel)
hot adj. biber gibi
hot adj. taze (haber vb)
hot adv. öfkeyle
hot adv. şiddetle
hot adv. sıcak olarak
Slang
hot kaçak mal
hot ateşli
hot çalıntı mal
hot kaçak
hot seksi
hot çalıntı
Technical
hot sıcak
Electric
hot yüklü/ elektrik yüklü
Gastronomy
hot acı baharatlı
hot acılı
hot acı
Music
hot caz müziğinde bir yöntem

Significados de "hot" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hot spring n. kaplıca
not hot adj. acısız
General
be hot v. sıcak basmak
be hot v. sıcak olmak
be hot v. terlemek
be hot v. yanmak
be hot for v. ilgilenmek
be hot on somebody's trail v. ensesinde olmak
be in hot water v. hapı yutmak
become a very hot issue v. gündeme bomba gibi düşmek
become hot v. kızışmak
become hot v. sıcak olmak
become hot v. kızmak
become very hot v. halvete dönmek
blow hot and cold v. bir dediği bir dediğine uymamak
blow hot and cold about v. bir dediği bir dediğine uymamak
drink something hot v. sıcak bir şeyler içmek
drink something hot v. sıcak birşeyler içmek
eat hot v. sıcak yemek
feel hot v. sıcak basmak
feel hot suddenly v. sıcak basmak
get hot v. kızmak
get hot v. ısınmak
get hot v. öfkelenmek
get hot v. sinirlenmek
get hot v. sıcaklaşmak
get hot under the collar v. kızmak
get hot under the collar v. öfkelenmek
get into hot water v. başını belaya sokmak
get into hot water v. kuyusunu kazmak
get into hot water v. sıkıntıya girmek
get into hot water v. suyunu kaynatmak
get into hot water v. başına bela gelmek
get into hot water v. belaya bulaşmak
get into hot water v. başını derde sokmak
get into hot water v. başına kötü bir şey gelmek
get into hot water v. başını derde sokacak şeyler yapmak
get into hot water v. başı derde girmek
get someone into hot water v. birinin başını belaya sokmak
go hot all over v. ateş basmak
go like hot cakes v. yok satmak
go like hot cakes v. peynir ekmek gibi gitmek
got hot v. ısınmak
grow hot v. öfkelenmek
grow hot v. kızmak
grow hot v. sinirlenmek
have a hot shower v. sıcak duş almak
hot up v. hareketlenmek
hot up v. heyecanlanmak
hot up v. kızışmak
hot up v. ısıtmak
hot up v. ısınmak
hot up v. heyecanlandırmak
make a hot chocolate v. sıcak çikolata yapmak
make hot v. ısıtmak
sell like hot cakes v. kapış kapış gitmek
sell like hot cakes v. çok satılmak
sell like hot cakes v. yok satmak
sell like hot cakes v. kapışılmak
sell like hot cakes v. kapanın elinde kalmak
take a hot bubble bath v. sıcak köpük banyosu yapmak
take a hot shower v. sıcak duş almak
things get hot v. işler kızışmak
a glass of hot water n. bir su bardağı sıcak su
a glass of hot water n. bir bardak sıcak su
a hot bread n. sıcak bir ekmek
broiling hot n. kavurucu sıcak
domestic hot water n. kullanma sıcak suyu
domestic hot water n. ev sıcak suyu
domestic hot water n. evlerde kullanılan sıcak su
domestic hot water system n. evsel sıcaksu sistemi
drink made from sahlep root in hot milk and cinnamon n. salep
hot agenda n. sıcak gündem
hot air n. sıcak hava
hot air n. boş sözler
hot air n. boş laf
hot air n. havacıva
hot air n. palavra
hot air n. martaval
hot air n. hava gazı
hot air n. boş laflar
hot air n. havagazı
hot air balloon n. sıcak hava balonu
hot air balloon ride n. sıcak hava balonu yolculuğu
hot and dry deserts n. sıcak ve kuru çöller
hot bread n. sıcak ekmek
hot bulb engine n. kafadan kızdırmalı motor
hot cake n. kek
hot chocolate n. sıcak çikolata
hot chocolate n. sütlü kakao
hot climate n. sıcak iklim
hot cross bun n. çörek
hot cupboard n. sıcak dolap
hot desert n. kızgın çöl
hot dog n. bir çeşit sosis
hot dog n. bu sosisle yapılan sandviç
hot dog n. sosisli sandviç
hot dog n. sosisli
hot dog bun n. sosisli sandviç
hot dog cart n. sosisli arabası
hot dog stand n. seyyar sosisçi
hot drink n. sıcak içecek
hot dry deserts n. sıcak ve kuru çöller
hot encounter n. sıcak temas
hot july day n. sıcak temmuz günü
hot lemonade n. kant
hot line n. direkt telefon hattı (özellikle devlet başkanları arasında)
hot line n. her zaman cevap veren imdat telefonu
hot line n. kırmızı telefon
hot line n. direkt hat
hot meal n. sıcak yemek
hot oil n. kızgın yağ
hot pan n. kızgın tava
hot pepper n. sivribiber
hot pepper n. acı biber
hot pink n. canlı pembe
hot plate n. elektrikli ocak
hot plate n. elektrik ocağı
hot pot n. güveç
hot potatoes n. çetin ceviz
hot pursuit n. sıcak takip
hot rod n. yarış otomobili
hot rod n. çeşitli tamirler sonucu hızı arttırılmış araba
hot rod n. elden geçirilmiş araba
hot sale n. sıcak satış
hot shop n. yaratıcı reklam ajansı
hot spare n. favori yedek
hot spare n. en iyi yedek
hot spell n. sıcak hava
hot spot n. eğlence yeri
hot spring n. akarca
hot spring n. sıcak kaplıca
hot spring n. çermik
hot spring n. kaynarca
hot spring n. ılıca
hot springs n. sıcak kaplıcalar
hot springs n. kaplıcalar
hot standby n. favori yedek
hot standby n. en iyi yedek
hot stuff n. mükemmel kimse
hot stuff n. seksi kimse
hot sulphur spring n. sıcak sülfür kaynağı
hot temperature n. sıcak/yüksek ısı
hot tip n. zamanında verilen ve kullanışlı olan tavsiye veya bilgi
hot tip n. içeriden alınmış güvenilir bilgi
hot topic n. sıcak gündem maddesi
hot tub n. jakuzi
hot water n. sıcak su
hot water bag n. sıcak su torbası
hot water bottle n. sıcak su torbası
hot water heater n. termosifon
hot water installation n. sıcak su tesisatı
hot wave n. sıcak dalgası
hot-air ballon n. sıcak hava balonu
hot-air setting n. termofiksaj
hot-air-boat n. pop pop tekne
hot-air-boat n. bir tür oyuncak tekne
hot-press n. sıcak pres
hot-setting adhesive n. sıcakta sertleşen yapıştırıcı
hot-tempered person n. çabuk sinirlenen kimse
hot-tempered person n. kolay sinirlenen kimse
hot-water apparatus n. şofben
hot-water bottle n. buyot
hot-water bottle n. termofor
hot-water bottle n. sıcak su torbası
hot-water heating n. sıcak su ile ısıtma
hot-water supply n. sıcak su sağlama
therapeutic use hot water n. tedavi edici sıcak su
white-hot technology n. gelişmiş teknoloji
agreeably hot adj. sıcacık
as hot as adj. kadar sıcak
baking-hot adj. çok sıcak
baking-hot adj. kavurucu sıcak
boiling hot adj. cehennem gibi
boiling hot adj. hamam gibi
hot and spicy adj. acı ve baharatlı
hot blooded adj. aceleci
hot blooded adj. hiddetli
hot blooded adj. öfkeli
hot cathoded adj. sıcak katotlu
hot enough adj. yeterince sıcak
hot headed adj. öfkeli
hot tempered adj. aceleci
hot tempered adj. fevri
hot tempered adj. hiddetli
hot tempered adj. çabuk sinirlenen
hot-blodded adj. celalli
hot-blooded adj. asabi
hot-blooded adj. cinsel olarak ateşli
hot-blooded adj. kızgın
hot-blooded adj. sinirli
hot-blooded adj. ateşli
hot-blooded adj. öfkeli
hot-blooded adj. çabuk parlayan (kimse)
hot-blooded adj. ateşli (cinsel açıdan)
hot-headed adj. asabi
hot-headed adj. hiddetli
hot-headed adj. coşkulu
hot-headed adj. sinirli
hot-headed adj. ateşli
hot-headed adj. sert
hot-pressed adj. sıcak preslenmiş
hot-setting adj. sıcakta sertleşen
piping hot adj. kaynar
piping hot adj. dumanı üstünde
piping hot adj. aşırı sıcak
piping hot adj. çok sıcak
piping hot adj. ateş gibi
red hot adj. kızgın
red hot adj. öfkeli
red hot adj. çok taze
red hot adj. fanatik
red hot adj. kıpkırmızı olmuş
red hot adj. ateşli
red hot adj. en yeni
red hot adj. ateş gibi
red hot adj. çok kızgın
red hot adj. son derece heyecan verici/polpüler
red hot adj. çok tutkulu
red-hot adj. kıpkızıl
red-hot adj. öfkeli
red-hot adj. kızgın
red-hot adj. ateşli
red-hot adj. fanatik
red-hot adj. yepyeni
red-hot adj. taze (haber)
red-hot adj. ateş saçan
red-hot adj. son derece öfkelenmiş
scalding hot adj. kaynar derecede sıcak
scalding hot adj. kaynar
too hot adj. çok sıcak
very hot adj. kaynar
very hot adj. fırın gibi
very hot adj. hamam gibi
very hot adj. halvet gibi
very hot (spicy) adj. zehir gibi (acı)
white-hot adj. akkor
white-hot adj. öfkeli
like hot cakes adv. cüretle
like hot cakes adv. kapışan kapışana
like hot cakes adv. süratle
Phrasals
hot up daha sağlamlaştırmak
hot up artmak
hot up kuvvetlendirmek
hot up kızışmak
hot up yoğunlaşmak
hot up daha sağlam olmasını sağlamak
hot up ısınmak
Phrases
dry and hot in summers cold and snowy in winters n. yazları kurak ve sıcak kışları soğuk ve kar yağışlı
dry and hot in summers warm and rainy in winters n. yazları kurak ve sıcak kışları ılık ve yağışlı
hot prospect for the future gelecek vadeden
while the iron is hot sıcağı sıcağına
Proverb
strike while the iron is hot demir tavında dövülür
Colloquial
a hot line direkt telefon
a hot line direkt hat
a hot potato başa çıkılması zor
a hot potato zor durum
a hot potato çıbanbaşı
a hot potato güç
a hot potato uğraşması tehlikeli
full of hot items çalıntı mallarla dolu
have [done/seen/had] more something than somebody has had hot dinners bir şeyi karşısındakine göre çok daha fazla yapmış olmak
hot air boş laf
hot air olmayacak vaatler
hot and bothered sıkıntılı
hot and bothered canı sıkkın
hot and bothered sıkılmış
hot button bam teli
hot damn! vay anasını!
hot damn! hadi be!
hot damn! vay canına!
hot diggety (dog)! hadi be!
hot diggety (dog)! hadi ya!
hot diggety dog! vay canına!
hot diggety dog! vay anasını!
hot dog! vay canına!
hot dog! vay anasını!
hot dog! hadi be!
hot dog! harika!
hot dog! hadi ya!
hot favourite çok popüler
hot on one's heels hemen peşi sıra
hot on one's heels tam arkasından
hot streak sporda ardarda gösterilen üst düzey performans dizisi
hot streak başarı serisi
hot streak başarı zinciri
hot ziggety! vay canına!
hot ziggety! hadi ya!
hot ziggety! vay anasını!
hot ziggety! hadi be!
hot-selling çok satan
make hot ısıtmak
not so hot pek iyi değil
not so hot yeterince iyi değil
piping hot ateş gibi
piping hot çok sıcak
today it is very hot bugün çok sıcak
today it is very hot bugün hava çok sıcak
Idioms
as hot as the sun n. güneş kadar sıcak
a hot button gündemdeki konu
a hot potato çetin ceviz
a hot spot revaçta mekan
a hot spot kurtlar sofrası
a hot spot cadı kazanı
a hot ticket şu anda tutulan/popüler
a hot ticket şu anda revaçta
all hot and bothered endişelenmiş
all hot and bothered aşka meyilli
all hot and bothered endişeli
all hot and bothered azmış
all hot and bothered merak içinde
all hot and bothered canı sıkkın
all hot and bothered heyecanlanmış
as busy as a cat on a hot tin roof arı gibi meşgul/yoğun
as busy as a cat on a hot tin roof çok meşgul
as busy as a cat on a hot tin roof aşırı yoğun
as busy as a cat on a hot tin roof aşırı meşgul
as busy as a cat on a hot tin roof arı gibi
as busy as a cat on a hot tin roof çok yoğun
as hot as all get out olabildiğince/son derece sıcak
as hot as fire cehennem gibi
as hot as fire çok sıcak
as hot as hell cehennem gibi sıcak
as hot as hell çok sıcak
as hot as hell cehennem gibi
be hot on someone's trail ensesine yapışmak
be hot on someone's trail track ensesine yapışmak
be hot on the trail of something bir şeyi bulmak/yakalamak üzere olmak
be hot under the collar küplere binmek
be hot under the collar barut kesilmek
be hot under the collar son sinirlenmek
be in hot pursuit of something bir şeyi yakından takip etmek
be in hot water ayvayı yemek
be in hot water with someone birisiyle başı belada/dertte olmak
be in hot waters hapı yutmak
be like a cat on a hot tin roof sinirden köpürmek
be like a cat on a hot tin roof burnundan solumak
be like a cat on a hot tin roof sakinleşemeyecek kadar sinirli olmak
be like a cat on hot bricks tetikte olmak
be like a cat on hot bricks hop oturup hop kalkmak
be like a cat on hot bricks diken üstünde olmak
be like a cat on hot bricks diken üstünde oturmak
be like a cat on hot bricks burnundan solumak
be too hot to handle ele alması zor/güç olmak
blow hot and cold kararsız
blow hot and cold daldan dala konmak
blow hot and cold daldan dala atlamak
blow hot and cold sık sık fikir değiştiren
blow hot and cold iki seçenek arasında gidip gelmek
blow hot and cold yanar-döner
boiling hot çok ama çok sıcak
busy as a cat on a hot tin roof çok meşgul
busy as a cat on a hot tin roof çok yoğun
busy as a cat on a hot tin roof aşırı yoğun
busy as a cat on a hot tin roof aşırı meşgul
cut through something like a hot knife through butter kolayca kesmek
drop like a hot coal bağları koparmak
drop like a hot potato bağları koparmak
drop like a hot potato başından atmak
drop like a hot potato çabucak kurtulmak
drop like a hot potato paçayı kurtarmak
drop like a hot potato bir arkadaşlığı birdenbire kesmek
drop like a hot potato başından savmak
drop something like a hot brick hemen rafa kaldırmak
drop something like a hot brick (artık sevmediği bir kişiyle) derhal ilişkiyi kesmek
drop something like a hot potato (artık sevmediği bir kişiyle) derhal ilişkiyi kesmek
feel hot and cold all over şaşkınlıktan kalakalmak
feel hot and cold all over çok şaşırmak
feel hot and cold all over şok geçirmek
find oneself in the hot seat kendini sorumlu mevkide/pozisyonda bulmak
find oneself on the hot seat kendini sorumlu mevkide/pozisyonda bulmak
full of hot air saçmalık
full of hot air saçma sapan
full of hot air saçma-sapan
full of hot air deli saçması
get hot çözüme yaklaşmak
get hot sonuca yaklaşmak
get hot under the collar çok sinirlenmek
get hot under the collar öfkelenmek
get hot under the collar çok sinirli olmak
get hot under the collar kızmak
get hot under the collar öfkeden patlayacak halde olmak
get hot under the collar öfkesi burnunda olmak
get hot under the collar burnundan solumak
get into hot water başına bir hal gelmek
get into hot water başını belaya sokmak
get into hot waters belaya çatmak
get into hot waters belasını bulmak
get into hot waters başını belaya sokmak
get into hot waters belaya bulaşmak
get it hot and strong fırça yemek
get it hot and strong ağır biçimde azarlanmak
get it hot and strong azar işitmek
go hot and cold all over çok şaşırmak
go hot and cold all over şok geçirmek
go hot and cold all over şaşkınlıktan kalakalmak
go like hot cakes kapış kapış satmak
go like hot cakes peynir ekmek gibi gitmek/satılmak
go like hot cakes peynir ekmek gibi gitmek
go like hot cakes peynir ekmek gibi satılmak
go like hot cakes kapış kapış gitmek
go like hot cakes su gibi satılmak
go through something like a hot knife through butter kolayca kesmek
hard/hot on somebody's heels tam/hemen arkasından
hard/hot on somebody's heels hemen peşi sıra
have [done/seen/had] more something than somebody has had hot dinners siz/sen/o giderken ben/biz geliyordum/geliyorduk
have a hot temper çabuk öfkelenmek
have a hot temper çabuk sinirlenmek
have a hot temper kolay sinirlenmek
have a hot temper kolay öfkelenmek
hot air kuru kuruya övünme
hot and bothered sinirlenip üzülmüş
hot and bothered endişelenmiş
hot and bothered sinirlenmiş
hot and bothered heyecanlanmış
hot and bothered merak içinde
hot and bothered aşka meyilli
hot and bothered azmış
hot and bothered sinirli
hot and bothered endişeli
hot and heavy yoğun ilgi/arzu
hot blood çabuk sinirlenen
hot blood çabuk kızan
hot blood çabuk parlayan
hot blood ateşli
hot blood sinirli
hot enough to burn a polar bear's butt cehennem gibi sıcak
hot enough to burn a polar bear's butt cehennem kadar sıcak
hot enough to burn a polar bear's butt çok sıcak
hot enough to burn a polar bear's butt aşırı sıcak
hot foot kibrit şakası
hot foot it out of çekip gitmek
hot foot it out of somewhere bir yerden çekip gitmek
hot off the press henüz basılmış
hot off the press yeni basılmış/çıkmış kitap/yayın
hot off the press matbaadan yeni çıkmış
hot on someone's heels peşini bırakmadan
hot on someone's heels hemen ardından/peşi sıra
hot on something bir şeye kendini vermek
hot on something bir şey ile yatıp onunla kalkmak
hot on something bir şeyle uğraşmak
hot shot olağanüstü nüfuzlu kişi
hot spot sorunlu bölge
hot spot kaynayan kazan
hot spot cadı kazanı
hot under the collar kaygılanmak
hot under the collar kızgın
hot under the collar öfkeli
hot under the collar küplere binmiş
hot under the collar sinirli
hot under the collar heyecanlanmak
in hot water zorluk içinde
in hot water sıkıntıda
in the hot seat sorumlu/yetkili/önemli pozisyonda yer alan
in the hot seat güç durumda
like a (hot) knife through butter tereyağından kıl çeker gibi
like hot cakes peynir ekmek gibi
like hot cakes kapış kapış
make it hot for someone birinin işlerini zorlaştırmak
on the hot seat sorumlu/yetkili/önemli pozisyonda yer alan
on the hot seat güç durumda
piping hot dumanı üstünde
piping hot çok sıcak (yemek)
sell like hot cakes kapış kapış gitmek
sell like hot cakes peynir ekmek gibi satılmak
sell like hot cakes su gibi satılmak
sell like hot cakes peynir ekmek gibi gitmek
sell like hot cakes peynir ekmek gibi satmak
sell like hot cakes kapış kapış satmak
slave away over a hot stove yemek pişirmekle uğraşmak
strike while the iron is hot demir tavında dövülmeli
strike while the iron is hot sıcağı sıcağına yapmak
strike while the iron is hot demiri tavında dövmek
strike while the iron is hot demiri tavındayken dövmek
the hot line direkt telefon
the hot line direkt hat
too hot to handle ele alması zor/güç (konu)
turned out to be hot air boş çıkmak
turned out to be hot air sonuç çıkmamak
Speaking
is it always this hot here? hep bu kadar sıcak mıdır burası?
is it always this hot here? hep bu kadar sıcak mı burası?
is it always this hot in here? burası her zaman böyle sıcak mıdır?
is it always this hot in here? burası her zaman böyle sıcak mı olur?
is the weather hot hava sıcak mı
it is hot here burası sıcak
it is hot today bugün hava sıcak
it was a very hot afternoon çok sıcak bir öğleden sonraydı
it was a very hot day çok sıcak bir gündü
it's getting hot in here burası gittikçe ısınıyor
it's not hot today bugün hava sıcak değil
it's so hot here burada hava çok sıcak
it's so hot outside dışarısı çok sıcak
it's sunny and hot here burası güneşli ve sıcak
it's too hot in here can you open the window? burası çok sıcak pencereyi açar mısın?
it's very hot here burada hava çok sıcak
it's very hot outside dışarısı çok sıcak
the weather is too hot hava çok sıcak
your room is very hot odan çok sıcak
Chat Usage
your are hot sen seksisin
Slang
act like hot shit ağır abiyi oynamak