adverse - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

adverse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"adverse" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
adverse s. ters
adverse s. olumsuz
adverse s. aksi
General
adverse s. kötü
adverse s. muhalif
adverse s. muhalefet
adverse s. elverişsiz
adverse s. karşıt
adverse s. zıt
adverse s. menfaatine aykırı
adverse s. ters
adverse s. mukabil
adverse s. karşı
adverse s. aleyhte
Trade/Economic
adverse olumsuz eğilim
Law
adverse muhalif
adverse aksi
adverse mukabil
adverse zıt
adverse karşı
adverse aykırı
adverse ters
adverse muhasım
adverse mugayir
Medical
adverse advers

"adverse" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 115 sonuç

İngilizce Türkçe
General
have adverse side effects of (something) f. (bir şeyin) üstünde kötü yan etkisi olmak
adverse change i. olumsuz değişim
adverse condition i. olumsuz şart
adverse condition i. advers durum
adverse condition i. ters durum
adverse effect i. ters etki
adverse effect i. aksi tesir
adverse events i. olumsuz vakalar
adverse events i. olumsuz olaylar
adverse events i. savurganlık
adverse grade i. tersine eğim
adverse impact i. olumsuz etki
adverse outcome i. olumsuz sonuç
adverse outcome i. ters sonuç
adverse publicity i. kötü tanıtım
adverse publicity i. olumsuz reklam
adverse publicity i. olumsuz tanıtım
adverse scenario i. olumsuz senaryo
adverse weather condition i. hava muhalefeti
adverse weather conditions i. kötü hava koşulları
adverse weather conditions i. hava muhalefeti
adverse to s. -e muhalif
Phrases
in case of adverse weather olumsuz hava durumunda
under adverse circumstances olumsuz koşullar altında
under adverse circumstances olumsuz şartlar altında
Trade/Economic
adverse balance bilanço açığı
adverse balance bilançoda açık
adverse balance olumsuz bakiye
adverse claim karşıt iddia
adverse economic shocks olumsuz ekonomik şoklar
adverse event ters işlem
adverse event olumsuz gelişme
adverse movement ters hareket
adverse opinion zıt görüş bildiren denetim raporu
adverse party karşı taraf
adverse party mukabil parti
adverse possession yasal nedene dayanmayan fiili zilyetlik
adverse possession fiili işgal
adverse selection ters seçim
adverse selection bir ülkede kurulup başka bir ülkede faaliyet gösteren şirket
adverse selection ters seçilme
adverse selection ters seçim
adverse supply shock ters arz şoku
adverse trade balance olumsuz ticari denge
adverse trade balance pasif ticari denge
adverse trend karşı eğilim
material adverse change önemli olumsuz değişiklik
material adverse effect maddi olumsuz etki
material adverse effect önemli olumsuz etki
material adverse effect önemli bir olumsuz etki
material adverse event önemli olumsuz eylem
Law
adverse claim karşı iddia
adverse claim mukabil iddia
adverse claimant mukabil iddiada bulunan
adverse enjoyment yanlış hak kullanımı
adverse party mukabil parti
adverse party hasım taraf
adverse party muhalif taraf
adverse party karşı taraf
adverse verdict aykırı jüri kararı
adverse verdict aykırı mahkeme kararı
adverse witness bir davada karşı tarafa yardımcı olan kanıt sunan tanık
adverse witness mügayir tanık
adverse witness aleyhte tanık
adverse witness karşı tanıklık
adverse witness mukabil tanık
adverse witness karşıt tanık
adverse witness aykırı tanıklık
Politics
adverse interests çatışan çıkarlar
adverse opinion olumsuz görüş
Technical
adverse interaction olumsuz etkileşim
adverse position ters durum
adverse slope ters meyil
adverse slope ters eğim
channel of adverse slope ters meyilli kanal
Marine
adverse wind ters rüzgar
adverse wind ters yönden esen rüzgar
adverse wind tersten esen
Medical
adverse drug reaction advers ilaç reaksiyonu
adverse drug reactions olumsuz ilaç reaksiyonları
adverse effect yan etki
adverse effect olumsuz etki
adverse effect advers etki
adverse effect level olumsuz etki düzeyi
adverse effects ters etkiler
adverse effects advers etkiler
adverse effects yan etkiler
adverse health effect sağlığa olumsuz etkiler
adverse health outcomes istenmeyen sağlık sonuçları
adverse prognostic characteristics kötü prognostik özellikler
adverse reaction olumsuz reaksiyon
adverse reaction ters reaksiyon
adverse reaction advers reaksiyon
adverse shock advers şok
computer-assisted evaluation of adverse drug events olumsuz ilaç reaksiyonlarının bilgisayar yardımlı değerlendirilmesi
drug-related adverse effects ilaca bağlı yan etkiler
loael (lowest observed adverse effect level) en az yan etki gözlenme düzeyi
lowest observed adverse effect level gözlenen en düşük beklenmeyen etki düzeyi
lowest-observed-adverse-effect level gözlenen en düşük beklenmeyen etki seviyesi
lowest-observed-adverse-effect level gözlenen en düşük beklenmeyen etki düzeyi
new zealand centre for adverse drugs reaction monitoring yeni zelanda advers i̇laç reaksiyonları i̇zleme merkezi
No observable adverse effect level (NOAEL) hiçbir olumsuz etkinin görülmediği düzey
no observed adverse effects level herhangi bir yan etki izlenmeyen düzey
no-observed adverse effects level herhangi bir advers etki gözlemlenmeyen seviye
no-observed adverse effects level herhangi bir yan etki izlenmeyen düzey
serious cardiovascular adverse effects ciddi kardiovasküler yan etkileri
suspected unexpected serious adverse reactions şüpheli beklenmeyen ciddi advers reaksiyonlar
systemic adverse effects sistemik yan etkiler
treatment-emergent adverse events tedavi ile ortaya çıkan yan etkiler
Psychology
adverse effect istenmeyen etki
adverse experience report olumsuz yaşantı raporu
Food Engineering
no observable adverse effect level olumsuz etki gözlenmeyen doz
Environment
adverse impact yan etki
Geography
adverse gradient ters eğim
adverse slope ters eğim