Türkisch - Englisch
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Übersetzung
Werbung entfernen
Einloggen / Registrieren
Licht Ausschalten
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Übersetzung
Synonyme
Sätze
Werkzeuge
Quellen
Über uns
Kontakt
Einloggen / Registrieren
EN-TR
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Spanisch - Englisch
Französisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Türkisch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Verlauf Ausblenden
Velaufsdetails
Verlauf Löschen
Verlauf :
composite architecture
vegetable existence
Botulinum
kritzeln
Masche
cantal
capacitance diode
barrack square
pointing error
muzzleloaders
body work
framing camera
zibeline
material object
fani
judgment debtor
temperately
potreraje
o.k.
starshine
release statement
monostatic sounding
data logger
Baugruppen-Simulation
interference rejection unit
Barrel
Verlauf
Sätze
Bedeutungen von dem Begriff
"Barrel"
im Türkisch Englisch Wörterbuch : 62 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
Common Usage
1
Common Usage
barrel
n.
varil
2
Common Usage
barrel
n.
namlu
3
Common Usage
barrel
n.
fıçı
General
4
General
barrel
n.
makara
5
General
barrel
n.
çark
6
General
barrel
n.
atın karnı veya beli
7
General
barrel
n.
fıçı dolusu
8
General
barrel
n.
saatin içinde zembereğin döndürdüğü silindirik kasnak
9
General
barrel
n.
benzer türden bir grup eşya
10
General
barrel
n.
benzer türden bir grup nesne
11
General
barrel
n.
barel
12
General
barrel
n.
kalemde mürekkep haznesi
13
General
barrel
v.
fıçılamak
14
General
barrel
v.
fıçıya koymak
15
General
barrel
v.
hızla ilerlemek
16
General
barrel
adj.
fıçı gibi
17
General
barrel
adj.
fıçı benzeri
Colloquial
18
Colloquial
barrel
n.
bol miktar
19
Colloquial
barrel
n.
büyük miktar
20
Colloquial
barrel
n.
ayyaş
21
Colloquial
barrel
n.
içkici
22
Colloquial
barrel
v.
hızlı gitmek
23
Colloquial
barrel
v.
çok/aşırı içmek
24
Colloquial
barrel
v.
fıçı gibi olmak
Trade/Economic
25
Trade/Economic
barrel
n.
fıçı
Technical
26
Technical
barrel
n.
fıçı
27
Technical
barrel
n.
fener
28
Technical
barrel
n.
fenerlik
29
Technical
barrel
n.
içi dolu silindir
30
Technical
barrel
n.
tambur
31
Technical
barrel
n.
varil
32
Technical
barrel
n.
vinç kasnağı
33
Technical
barrel
n.
saat mekanizmasında içinde zemberek olan silindir
34
Technical
barrel
n.
bira yapımında kullanılan bir hacim birimi
35
Technical
barrel
n.
petrol sektöründe kullanılan bir hacim birimi
36
Technical
barrel
n.
abd'de kullanılan bir sıvı ölçüm birimi
37
Technical
barrel
n.
bir petrol ölçüm birimi
38
Technical
barrel
n.
sebze ve meyve ölçüm birimi
39
Technical
barrel
n.
yaban mersini ölçüm birimi
40
Technical
barrel
n.
zilin üst iç kısmı
41
Technical
barrel
n.
lokomotif kazanının içinde tüpler bulunan büyük silindirik bölümü
42
Technical
barrel
n.
makara
43
Technical
barrel
n.
zincir veya halat sarılan hareketli silindir
44
Technical
barrel
v.
(ateşli silah) namlu yerleştirmek
Telecom
45
Telecom
barrel
n.
namlu
Textile
46
Textile
barrel
n.
tambur
Construction
47
Construction
barrel
n.
kovan
Automotive
48
Automotive
barrel
n.
karbüratör boğazı
49
Automotive
barrel
n.
silindir
50
Automotive
barrel
n.
varil
Biology
51
Biology
barrel
n.
kemirgen korteksinde koyu renkli alan
Military
52
Military
barrel
n.
namlu
53
Military
barrel
n.
top namlusu
Baseball
54
Baseball
barrel
n.
beyzbol sopasının kalın kısmı
Music
55
Music
barrel
n.
kurmalı silindir müzik kutusu
56
Music
barrel
n.
klarnette ağızlığın ilk parçayla birleştiği silindirik bölüm
Photography
57
Photography
barrel
n.
fotografik lens sisteminin optik bileşenlerini içinde barındıran muhafaza
Archaic
58
Archaic
barrel
n.
tüp
Ornithology
59
Ornithology
barrel
n.
telek
60
Ornithology
barrel
n.
sert tüy
Slang
61
Slang
barrel
v.
uçmak
62
Slang
barrel
v.
çok hızlı hareket etmek
Bedeutungen, die der Begriff
"Barrel"
mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
General
1
General
rifle barrel
n.
tüfek namlusu
2
General
metal barrel
n.
bidon
3
General
pickle barrel
n.
salamura fıçısı
4
General
oil barrel
n.
petrol varili
5
General
gun barrel
n.
tüfek namlusu
6
General
barrel stave
n.
fıçı tahtası
7
General
petroleum barrel
n.
petrol varili
8
General
barrel house
n.
batakhane
9
General
wine barrel
n.
şarap fıçısı
10
General
gun barrel
n.
namlu
11
General
a kind of wine barrel
n.
fota
12
General
barrel stave
n.
şendere
13
General
barrel arch
n.
beşikkemer
14
General
barrel organ
n.
org
15
General
barrel house
n.
meyhane
16
General
barrel vault
n.
kemer
17
General
trash barrel
n.
çöp bidonu
18
General
pistol barrel
n.
tabanca namlusu
19
General
barrel capacity
n.
fıçı kapasitesi
20
General
barrel weight
n.
namlu ağırlığı
21
General
pork-barrel
n.
domuzfıçısı
22
General
gun barrel steel
n.
namlu çeliği
23
General
double-barrel surname
n.
iki addan oluşan soyadı
24
General
barrel chair
n.
yuvarlak arkalı koltuk
25
General
burning barrel
n.
yanan fıçı
26
General
barrel of fruit
n.
meyve fıçısı
27
General
replacement barrel
n.
yedek namlu
28
General
rain barrel
n.
yağmur varili
29
General
barrel racing
n.
at üzerindeki yarışçısının yarış pistine dizilmiş varillerin çevresinden dolanarak yarışı en hızlı derecede tamamlamaya çalıştığı rodeo yarışı
30
General
barrel racing
n.
(rodeo) varil yarışı
31
General
beer barrel
n.
bira fıçısı
32
General
barrel bulk
n.
yük gemilerinin taşıma kapasitesi için kullanılan bir ölçüm birimi
33
General
barrel maker
n.
fıçı yapan kimse
34
General
barrel maker
n.
fıçı tamir eden kimse
35
General
be more fun than a barrel of monkeys
v.
çok komik veya eğlenceli olmak
36
General
have somebody over a barrel
v.
köşeye sıkıştırmak
37
General
barrel-chested
adj.
geniş yuvarlak (göğüs kafesi)
38
General
barrel-shaped
adj.
fıçı şeklinde
39
General
cracker-barrel
adj.
köyün sadeliğini akla getiren
40
General
lock, stock, and barrel
adv.
tamamıyla
41
General
lock, stock, and barrel
adv.
tümden
42
General
lock, stock, and barrel
adv.
büsbütün
Phrasals
43
Phrasals
barrel along
v.
hızlıca gitmek
44
Phrasals
barrel along
v.
hızla geçmek
45
Phrasals
barrel toward
v.
paldır küldür gitmek
46
Phrasals
barrel toward
v.
ileri atılmak
47
Phrasals
barrel toward
v.
depar atmak
48
Phrasals
barrel toward
v.
koşmak
49
Phrasals
barrel in
v.
(bir yere) dalmak
50
Phrasals
barrel in
v.
(birinin veya bir şeyin) üstüne çıkmak
51
Phrasals
barrel out (of some place)
v.
(bir yeri hızla terk etmek
52
Phrasals
barrel into
v.
(birine veya bir şeye) hızla çarpmak
53
Phrasals
barrel into
v.
(bir yere) paldır küldür girmek
54
Phrasals
barrel in
v.
(bir yere) paldır küldür girmek
55
Phrasals
barrel out (of some place)
v.
(bir yerden) paldır küldür çıkmak
56
Phrasals
barrel into
v.
(bir yere) dalmak
57
Phrasals
barrel in
v.
(birine veya bir şeye) hızla çarpmak
58
Phrasals
barrel into
v.
(birinin veya bir şeyin) üstüne çıkmak
59
Phrasals
barrel out (of some place)
v.
(bir yerden) fırlayıp çıkmak
60
Phrasals
barrel in (to some place)
v.
(bir yere) paldır küldür girmek
61
Phrasals
barrel in (to some place)
v.
(bir yere) dalmak
62
Phrasals
barrel out
v.
fırlayıp çıkmak
63
Phrasals
barrel out (of)
v.
'-den paldır küldür çıkmak
64
Phrasals
barrel out
v.
hızla terk etmek
65
Phrasals
barrel out
v.
paldır küldür çıkmak
66
Phrasals
barrel out (of)
v.
'-i hızla terk etmek
67
Phrasals
barrel out (of)
v.
-den fırlayıp çıkmak
Proverb
68
Proverb
rotten apple spoils the barrel
sepetteki bir çürük elma tüm sepeti çürütür
69
Proverb
rotten apple spoils the barrel
bir kötünün bin iyiye zararı olur
70
Proverb
rotten apple spoils the barrel
üzüm üzüme baka baka kararır
71
Proverb
rotten apple spoils the barrel
körle yatan şaşı kalkar
72
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
üzüm üzüme baka baka kararır
73
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
körle yatan şaşı kalkar
74
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
75
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
itle yatan bitle kalkar
76
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
bir baş soğan bir kazanı kokutur
77
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
balık baştan kokar
78
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
bir baş soğan tüm kazanı kokutur
79
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
80
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
bir uyuz keçi bir sürüyü boklar
81
Proverb
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel
bir korkak bir orduyu bozar
82
Proverb
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel
bir baş soğan tüm kazanı kokutur
83
Proverb
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel
çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
84
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
isin yanına varan is misin yanına varan mis kokar
85
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
benzeye benzeye yaz benzeye benzeye kış olur
86
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
bir korkak bir orduyu bozar
87
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
üzüm üzüme baka baka kararır
88
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
bir baş soğan tüm kazanı kokutur
89
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
karga ile gezen boka konar
90
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
91
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
balık baştan kokar
92
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
kötü arkadaştan kötü iyi arkadaştan iyi
93
Proverb
a bad apple spoils the (whole) barrel
itle yatan bitle kalkar
94
Proverb
a rotten apple spoils the barrel
çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
95
Proverb
a rotten apple spoils the barrel
bir baş soğan bir/tüm kazanı kokutur
96
Proverb
a rotten apple spoils the whole barrel
çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
97
Proverb
a rotten apple spoils the whole barrel
bir baş soğan bir/tüm kazanı kokutur
98
Proverb
a rotten apple spoils the barrel
bir kötünün bin iyiye zararı olur
99
Proverb
a rotten apple spoils the whole barrel
bir kötünün bin iyiye zararı olur
100
Proverb
a rotten apple spoils the whole barrel
kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
101
Proverb
a rotten apple spoils the barrel
kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
102
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
bir korkak bir orduyu bozar
103
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
104
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
benzeye benzeye yaz benzeye benzeye kış olur
105
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
itle yatan bitle kalkar
106
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
bir baş soğan bir kazanı kokutur
107
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
üzüm üzüme baka baka kararır
108
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
balık baştan kokar
109
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
körle yatan şaşı kalkar
110
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
bir baş soğan tüm kazanı kokutur
111
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
karga ile gezen boka konar
112
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
bir uyuz keçi bir sürüyü boklar
113
Proverb
one bad apple spoils the (whole) barrel
kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
114
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
115
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
balık baştan kokar
116
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
körle yatan şaşı kalkar
117
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
bir baş soğan bir kazanı kokutur
118
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
119
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
bir uyuz keçi bir sürüyü boklar
120
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
bir korkak bir orduyu bozar
121
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
itle yatan bitle kalkar
122
Proverb
one rotten apple spoils the (whole) barrel
üzüm üzüme baka baka kararır
Colloquial
123
Colloquial
a powder barrel
n.
barut fıçısı
124
Colloquial
a powder barrel
n.
patlamaya hazır bomba
125
Colloquial
a barrel of laughs
n.
çok eğlenceli
126
Colloquial
a barrel of laughs
n.
çok komik
127
Colloquial
a barrel of laughs
n.
gül gül öldürüyor
128
Colloquial
a barrel of laughs
n.
çok matrak
129
Colloquial
barrel [australia]
n.
dalganın boşluk oluşturan iç kısmı
130
Colloquial
barrel [australia]
v.
dalganın iç kısmında sörf yapmak
Idioms
131
Idioms
lock stock and barrel
n.
büsbütün
132
Idioms
as much fun as a barrel of monkeys
n.
eğlence dolu
133
Idioms
more fun than a barrel of monkeys
n.
eğlence dolu
134
Idioms
bottom of the barrel
n.
kötünün kötüsü
135
Idioms
bottom of the barrel
n.
en kötü
136
Idioms
loaded to the barrel
n.
küfelik
137
Idioms
the bottom of the barrel
n.
bir grubun en kötü ve yeteneksiz üyeleri
138
Idioms
barrel of laughs
n.
çok eğlenceli
139
Idioms
barrel of laughs
n.
çok komik
140
Idioms
barrel of laughs
n.
gül gül öldürüyor
141
Idioms
cash on the barrel
n.
peşin satış yapma
142
Idioms
cash on the barrel
n.
anında nakit olarak ödeme
143
Idioms
a barrel of laughs
n.
gır gır
144
Idioms
a barrel of laughs
n.
matrak
145
Idioms
a barrel of laughs
n.
çok komik
146
Idioms
a barrel of laughs
n.
çok eğlenceli
147
Idioms
a barrel of laughs
n.
gır gır
148
Idioms
a barrel of laughs
n.
çok matrak
149
Idioms
get someone over a barrel
v.
birini kontrolü altına almak
150
Idioms
get someone over a barrel
v.
birini köşeye sıkıştırmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of Barrel
×
Term Options
Übersetzung Vorschlagen / Korrigieren
Französisch Englisch Wörterbuch
Spanisch Englisch Wörterbuch
Deutsch Englisch Wörterbuch
Englisch Synonyme Wörterbuch
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy