Beauty - Türkisch Englisch Wörterbuch

Beauty

Bedeutungen von dem Begriff "Beauty" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 34 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
beauty n. güzellik
General
beauty n. güzeller güzeli
beauty n. güzel
beauty n. nefaset
beauty n. cemal
beauty n. nadide parça
beauty n. güzel kadın
beauty n. güzel kız
beauty n. güzellik
beauty n. güzel şey
beauty n. güzel kişi
beauty n. çok iyi kişi
beauty n. çok iyi şey
beauty n. güzel yan
beauty n. olağanüstü örnek
beauty n. göze çarpan örnek
beauty n. hoş gelen özellikler
beauty n. hoşluk
beauty n. (ironik olarak) dikkate değer olma
beauty n. saygı uyandıran yön ve özellikler
beauty n. güzellik bakımı
beauty n. kozmetoloji
beauty adj. güzellikle ilgili
beauty adj. kozmetik kullanıma yönelik
beauty adj. güzellik amaçlı
beauty interj. güzeel
beauty interj. hoşmuş
beauty N. güzel şey/kişi
Colloquial
beauty n. avantajlı özellik
beauty n. şaheser
Physics
beauty n. alt kuarka atanan kuantum özelliği
Archaic
beauty v. güzelleştirmek
beauty v. güzellik katmak
Slang
beauty n. harika

Bedeutungen, die der Begriff "Beauty" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
beauty shop n. güzellik salonu
beauty shop n. kadınlar için kuaför salonu
beauty spot n. ben
beauty salon n. güzellik salonu
a beauty n. ay parçası
beauty contest n. güzellik yarışması
sleeping beauty n. uyuyan güzel
beauty queen n. güzellik kraliçesi
scenic beauty n. doğal güzellik
painted beauty n. makyajlı güzellik
beauty queen n. güzel
beauty and care n. güzellik ve bakım
beauty parlour n. güzellik salonu
beauty care n. güzellik bakımı
beauty sleep n. güzellik uykusu
beauty shops n. güzellik merkezleri
unspoiled beauty n. el değmemiş güzellik
unspoiled beauty n. bakir güzellik
feminine beauty n. kadın güzelliği
breathtaking beauty n. nefes kesici güzellik
beauty salon n. güzellik merkezi
beauty parlour n. güzellik merkezi
beauty competition n. güzellik yarışması
facial beauty n. yüz güzelliği
natural beauty n. doğal güzellik
pure beauty n. saf güzellik
raw beauty n. aşırı güzellik
physical beauty n. fiziksel güzellik
secret of beauty n. güzelliğin sırrı
an outstanding beauty n. dünya güzeli
beauty product n. güzellik ürünü
beauty parlor n. güzellik salonu
expert of beauty n. güzellik uzmanı
sense of beauty n. güzellik anlayışı
inner beauty n. iç güzellik
inner beauty n. ruh güzelliği
pure beauty n. sade güzellik
pure beauty n. duru güzellik
breathtaking beauty n. nefes kesen güzellik
legendary beauty n. dillere destan güzellik
a brunette beauty n. esmer güzeli
fascinating beauty n. büyüleyici güzellik
an eye-catching beauty n. göz alıcı güzellik
beauty pageant n. güzellik yarışması
beauty parlors n. güzellik salonları
beauty spot n. çok güzel olan yer/nokta
beauty spot n. güzellik merkezi
beauty spot n. dudak üstü beni
raw beauty n. ham güzellik
hidden beauty n. saklı güzellik
inner beauty n. iç güzelliği
beauty center n. güzellik merkezi
beauty centre n. güzellik merkezi
historic beauty n. tarihi güzellik
historical beauty n. tarihi güzellik
health and beauty n. sağlık ve güzellik
beauty center n. güzellik salonu
beauty shop n. kozmetik mağazası
beauty spot n. güzellik beni
beauty spot n. güzel manzaralı yer
beauty consultant n. güzellik uzmanı
beauty consultant n. güzellik danışmanı
symbol of beauty n. güzellik sembolü
magnificent beauty n. muhteşem güzellik
beauty of motherhood n. anneliğin güzelliği
beauty school n. güzellik okulu
the beauty of imperfections n. kusurların güzelliği
stunning beauty n. baş döndüren güzellik
bathing beauty n. bikinili güzel
bathing beauty n. mayolu güzel
ethereal beauty n. uhrevi güzellik
ethereal beauty n. bu dünyadan olmayan güzellik
beauty therapist n. güzellik uzmanı
spring beauty n. kırmızının mora çalan canlı bir tonu
beauty advisor n. güzellik uzmanı
beauty artist n. güzellik uzmanı
enter the beauty contest v. güzellik yarışmasına katılmak
reflect the pure beauty v. saf güzelliği yansıtmak
reflect the beauty v. güzelliği yansıtmak
add an extra beauty v. ayrı bir güzellik katmak
add an extra beauty v. ekstra güzellik katmak
give beauty tips v. güzellik ipuçları vermek
add beauty v. güzellik katmak
having a beauty spot adj. benli
beauty [canada] adv. iyi iş çıkararak
beauty [canada] adv. üstün kaliteyle
beauty [canada] interj. oo iyiymiş
hbc (health and beauty care) abrev. sağlık ve güzellik bakımı
Phrases
beauty is only skin deep expr. güzellik sadece dıştadır
age before beauty expr. yaşlılar önden yakışıklılar arkadan
age before beauty expr. önden yaşlılar
Proverb
true beauty lies within iç güzelliği önemlidir
outer beauty is merely superficial asıl güzellik yürektedir
outer beauty is merely superficial iç güzelliği önemlidir
physical beauty is superficial asıl güzellik yürektedir
physical beauty is superficial iç güzelliği önemlidir
true beauty lies within asıl güzellik yürektedir
outer beauty is merely superficial fiziksel güzellik yüzeyseldir
true beauty lies within fiziksel güzellik yüzeyseldir
physical beauty is superficial fiziksel güzellik yüzeyseldir
beauty is only skin-deep fiziksel güzellik yüzeyseldir
beauty is only skin-deep iç güzelliği önemlidir
beauty is only skin-deep asıl güzellik yürektedir
beauty is in the eye of the beholder herkesin güzellik anlayışı ayrıdır
beauty is in the eye of the beholder zevkler ve renkler tartışılmaz
beauty is only skin deep güzelliğe kapılma kişiliğe bak
beauty is only skin deep güzellik yalnızca dış görünüştedir
beauty is only skin deep güzellik geçici karakter kalıcıdır
beauty is in the eye of the beholder güzellik görecelidir
beauty lies in the eyes of the beholder güzellik görecelidir
a thing of beauty and a joy forever hoş ve güzel şeyler sonsuza dek yaşar
a thing of beauty is a joy forever hoş ve güzel şeyler sonsuza dek yaşar
beauty is in the eye of the beholder güzellik bakanın gözündedir
beauty lies in the eye of the beholder güzellik bakanın gözlerindedir
beauty is in the eye of the beholder güzellik bakanın gözlerindedir
beauty is only skin deep önemli olan ruh güzelliği
beauty is only skin deep mühim olan ruh güzelliği
true beauty lies within gerçek güzellik içtedir
beauty will save the world dünyayı güzellik kurtaracak
beauty is only skin deep dış güzelliğe aldanma kişiliğe bak
beauty is more than skin deep yüz güzelliği hamamdan eve, öz güzelliği urum'dan şam'a
beauty lies in the eyes of the beholder zevkler ve renkler tartışılmaz
beauty is more than skin deep dış güzelliğe aldanma kişiliğe bak
beauty lies in the eyes of the beholder herkesin güzellik anlayışı ayrıdır
beauty is only skin deep sadece dış görünüşle güzel/iyi insan olunmaz
beauty lies in the eyes of the beholder gönül kimi severse, güzel odur
beauty lies in the eyes of the beholder güzellik bakanın gözündedir
beauty is more than skin deep mühim olan dış güzellik değil ruh güzelliği
beauty is more than skin deep sadece dış görünüşle güzel/iyi insan olunmaz
beauty is only skin deep güzel/iyi olmak için dış güzellikten fazlası gerekir
beauty is more than skin deep güzel/iyi olmak için dış güzellikten fazlası gerekir
beauty is more than skin deep asıl güzellik yürektedir
beauty is only skin deep yüz güzelliği hamamdan eve, öz güzelliği urum'dan şam'a
Colloquial
the beauty part [usa] n. bir şeyin en iyi kısmı
the beauty part [usa] n. bir şeyin en çekici kısmı
beaut (beauty) n. güzellik
beaut (beauty) n. güzel şey
beaut (beauty) n. güzel kadın
beaut (beauty) n. nadide parça
beaut (beauty) n. güzel kişi
the beauty of n. işin güzelliği de bu
the beauty of something/of doing something n. bir şey yapmanın güzel tarafı
the beauty of something/of doing something n. bir şey yapmanın güzelliği
beauty contest n. halk oylamasının aday başına kongre delegesi sayısını belirlemediği başkanlık ön seçimi
got to go home and get my beauty sleep expr. eve gidip yatmam/uyumam lazım
that's the beauty of expr. -in güzelliği/faydası
that's the beauty of (something) expr. bu da (bir şeyin) olumlu etkisi/yönü
that's the beauty of expr. -in olumlu etkisi/yönü
that's the beauty of (something) expr. bu da (bir şeyin) güzelliği/faydası
you beauty! [australia/new zealand] exclam. yuppi!