| Englisch | Türkisch | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | contamination n. | bulaştırma | ||
|
It is found at high concentrations, in particular in breast milk, with a significant risk of contamination in infants. Özellikle anne sütünde yüksek konsantrasyonlarda bulunur ve bebeklerde önemli bir bulaşma riski vardır. More Sentences |
||||
| General | contamination n. | kirlilik | ||
|
The origin of the contamination is now known. Kirliliğin kaynağı artık biliniyor. More Sentences |
||||
| General | contamination n. | kirlenme (mikrop/zehir vb ile) | ||
|
Clearly we have to learn the lessons from the contamination and avoid any repetition. Kirlenmeden dersler çıkarmamız ve herhangi bir tekrardan kaçınmamız gerektiği açıktır. More Sentences |
||||
| General | contamination n. | bulaşma | ||
|
Nor do they provide for liability rules to cover farmers who are victims of such contamination. Ayrıca bu tür bir bulaşmanın kurbanı olan çiftçileri kapsayacak sorumluluk kuralları da öngörülmemektedir. More Sentences |
||||
| General | contamination n. | mikrop bulaşması | ||
|
She kept the meat covered to prevent contamination by flies. Sineklerden mikrop bulaşmasını önlemek için etin üzerini örtüyordu. More Sentences |
||||
| Technical | ||||
| Technical | contamination n. | bulaştırma | ||
|
It is found at high concentrations, in particular in breast milk, with a significant risk of contamination in infants. Özellikle anne sütünde yüksek konsantrasyonlarda bulunur ve bebeklerde önemli bir bulaşma riski vardır. More Sentences |
||||
| Medical | ||||
| Medical | contamination n. | bulaşma | ||
|
Nor do they provide for liability rules to cover farmers who are victims of such contamination. Ayrıca bu tür bir bulaşmanın kurbanı olan çiftçileri kapsayacak sorumluluk kuralları da öngörülmemektedir. More Sentences |
||||
| Medical | contamination n. | kontaminasyon | ||
|
The German authorities are satisfied that the origin of the contamination is confined to that particular warehouse. Alman yetkililer kontaminasyonun kaynağının söz konusu depo ile sınırlı olduğu konusunda tatmin olmuş durumdalar. More Sentences |
||||
| Food Engineering | ||||
| Food Engineering | contamination n. | bulaşma | ||
|
Nor do they provide for liability rules to cover farmers who are victims of such contamination. Ayrıca bu tür bir bulaşmanın kurbanı olan çiftçileri kapsayacak sorumluluk kuralları da öngörülmemektedir. More Sentences |
||||
| Food Engineering | contamination n. | kontaminasyon | ||
|
The German authorities are satisfied that the origin of the contamination is confined to that particular warehouse. Alman yetkililer kontaminasyonun kaynağının söz konusu depo ile sınırlı olduğu konusunda tatmin olmuş durumdalar. More Sentences |
||||
| Linguistics | ||||
| Linguistics | contamination n. | bulaşma | ||
|
Nor do they provide for liability rules to cover farmers who are victims of such contamination. Ayrıca bu tür bir bulaşmanın kurbanı olan çiftçileri kapsayacak sorumluluk kuralları da öngörülmemektedir. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | contamination n. | atık | ||
| General | contamination n. | kirletme (mikrop/zehir vb ile) | ||
| General | contamination n. | pislik | ||
| General | contamination n. | kirletilme (mikrop/zehir vb ile) | ||
| General | contamination n. | bulaşım | ||
| General | contamination n. | kirletme | ||
| General | contamination n. | kirlenme | ||
| General | contamination n. | katışıklık | ||
| General | contamination n. | katışkı | ||
| General | contamination n. | saflığı bozan şey | ||
| General | contamination n. | tek el yazmasında farklı yazarlara ait yorumların yer aldığı elyazması geleneği | ||
| General | contamination n. | efsanelerin veya hikayelerin yeni kombinasyonlar veya olay örgüsünde farklılıklar oluşturacak şekilde harmanlanması | ||
| General | contamination n. | (hapishanede) nispeten tecrübesiz suçluların acımasız suçlularca yoldan çıkarılması | ||
| General | contamination n. | insanların veya hayvanların tüketemeyeceği hale gelmiş besin | ||
| Technical | ||||
| Technical | contamination n. | bulaşım | ||
| Technical | contamination n. | kirletme | ||
| Technical | contamination n. | pislenme | ||
| Technical | contamination n. | pisletme | ||
| Computer | ||||
| Computer | contamination n. | kirlenme | ||
| Automotive | ||||
| Automotive | contamination n. | kirlenme | ||
| Chemistry | ||||
| Chemistry | contamination n. | safsızlık | ||
| Linguistics | ||||
| Linguistics | contamination n. | etkileşim | ||
| Military | ||||
| Military | contamination n. | kirlenme | ||