dated - Türkisch Englisch Wörterbuch

dated

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dated — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /ˈdeɪtɪd/ – BrE /ˈdeɪtɪd/)
Wortart:
Sıfat
Antonyme:
modern, up-to-date

Bedeutungen von dem Begriff "dated" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 14 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
dated adj. tarihli
There is another judgment dated 28 January 1986 concerning type approval for woodworking machines.
Ağaç işleme makineleri için tip onayına ilişkin 28 Ocak 1986 tarihli bir başka karar daha bulunmaktadır.

More Sentences
dated adj. eski
Worse still, I find it to be extremely dated and swamped with useless, obvious facts.
Daha da kötüsü, son derece eski ve gereksiz, bariz gerçeklerle dolu olduğunu görüyorum.

More Sentences
dated adj. demode
Leather jackets look dated.
Deri ceketler demode duruyor.

More Sentences
Trade/Economic
dated adj. tarihli
There is another judgment dated 28 January 1986 concerning type approval for woodworking machines.
Ağaç işleme makineleri için tip onayına ilişkin 28 Ocak 1986 tarihli bir başka karar daha bulunmaktadır.

More Sentences
General
dated adj. bayat
dated adj. tarih verilmiş
dated adj. modası geçmiş
dated adj. eskimiş
dated adj. ... tarihli
Trade/Economic
dated adj. vadeli
Law
dated adj. tarih yazılı
dated adj. tarih atılmış
dated adj. tarihi konmuş
dated adj. vadeli

Bedeutungen, die der Begriff "dated" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
decree dated n. tarihli kararname
knicker [dated] [dialect] n. oyunlarda bilye olarak kullanılan kilden yapılmış küçük bir top
factoress [dated] n. kadın temsilci
factotum [dated] n. çok sayıda farklı işi veya sorumluluğu olan kimse
facture [dated] n. çeki listesi
factoress [dated] n. kadın aracı
joyride [dated] n. zevk için araba sürme
mechanician [dated] n. makinelerin teorisi veya yapımı konusunda uzman kimse
mechanician [dated] n. makine yapımı, kullanımı ve onarımı konusunda uzman kimse
mechanician [dated] n. bilimsel eğitim almış uygulayıcı
mercury [dated] n. gazete
metallurgist [dated] n. metal üzerine çalışan kimse
metallurgist [dated] n. metalle çalışan kimse
miaul [dated] n. kedi sesi
miaul [dated] n. miyavlama
wrinkle [dated] n. geçici arzu
wrinkle [dated] n. geçici istek
wrinkle [dated] n. heves
wrister [dated] [us] n. bileğe takılan örme bileklik
galliard [dated] n. çevik ve canlı kimse
lionism [dated] n. aslan muamelesi yapma
lionism [dated] n. aslan gibi görme
lionism [dated] n. dikkat çekicilik
locality [dated] n. (frenoloji) yerleri göreli konumlarına göre hatırlama yetisi
gesticulation [dated] n. garip hareket
guzzle [dated] n. açgözlü şey
guzzle [dated] n. açgözlü kimse
guzzle [dated] n. doyumsuz kimse
iced cream [dated] n. dondurma
idiotcy [dated] n. geri zekalılık
idiotcy [dated] n. geri zekalıca şey
idiotcy [dated] n. aptallık
idiotcy [dated] n. aptal şey
roadster [dated] [uk] n. otobüs şoförü
roadster [dated] [uk] n. sürücü
dibstone [dated] n. aşık oyununda kullanılan çakıl taşı
discus [rare] [dated] n. dış kenarı keskinleştirilmiş çelikten yapılmış, atılarak kullanılan halka şeklinde bir silah
cotchel [dated] n. kullanılmayan kısım
cotchel [dated] n. arta kalmış kısım
dudder [dated] [uk] n. (özellikle kaçak getirilmiş gibi yapılan ucuz ve gösterişli mallar satan) seyyar satıcı
ironmaster [dated] n. demir fabrikası sahibi
curlycue [dated] n. oynak bir sıçrama
curlycue [dated] n. gösterişli hareket
inn [dated] [uk] n. (soylu kimseye ait) sıra ev
pantaloonery [dated] n. pantolon malzemeleri
pantaloonery [dated] n. pantolon yapımında kullanılan malzemeler
pantometry [dated] n. evrensel ölçüm için önerilen plan
peacher [dated] n. gammaz
peacher [dated] n. muhbir
peacher [dated] n. ispiyoncu
pearly [dated] n. maviye çalan soluk grimsi bir renk tonu
portmanteau [dated] [australia] n. okul çantası
practitioner [dated] n. hilekar kimse
practitioner [dated] n. kurnaz kimse
priggery [dated] n. dolandırıcılık
priggery [dated] n. hırsızlık
pull [dated] n. çabalama
pull [dated] n. mücadele
pull [dated] n. savaşma
pull [dated] n. yarışma
rope [dated] n. kesintisiz akış
scribing [dated] n. yazı
scribing [dated] n. ibare
scribing [dated] n. yazıt
semibarbarian [dated] n. yarı barbar kimse
semibarbarian [dated] n. belirli ölçüde medenileşmiş kimse
semibarbarian [dated] n. kısmen medenileşen kimse
shindy [dated] n. beğeni
shindy [dated] n. hoşlanma
sinto [dated] n. şinto
siphoid [dated] n. sifon şişe
pretorium [dated] n. görkemli kır evi
slime [dated] n. (toprak, çamur) insanın özü
slime [dated] n. insan
slop pail [dated] n. idrar kabı
slop basin [dated] n. dışkı kabı
slop bowl [dated] n. dışkı kabı
slop pail [dated] n. dışkı kabı
slop bowl [dated] n. idrar kabı
slop basin [dated] n. idrar kabı
sly grog [dated] [australia] n. kaçak içki
sly grog [dated] [australia] n. yasak saatlerde içki satan yer
smerk [dated] n. sırıtma
smerk [dated] n. kendinden memnun sırıtış
social [dated] n. kulüplerde her yıl düzenlenen danslı yemek
sponk [dated] n. cesaret
sponk [dated] n. yüreklilik
spiff [dated] n. iyi giyimli erkek
sponk [dated] n. alev
sponk [dated] n. öfke
spiff [dated] n. şık adam
square [dated] n. ağız dalaşı yapma
square [dated] n. ağız kavgası
square [dated] n. çıngar çıkarma
square [dated] n. münakaşa
square [dated] n. sataşma
square [dated] n. dalaşma
square [dated] n. tartışma
square [dated] n. hırgür
stiver [dated] n. küçük miktar
stiver [dated] n. az miktar
stiver [dated] n. zerre
stiver [dated] n. az miktarda para
stiver [dated] n. biraz para
stiver [dated] n. azıcık para
summertide [dated] n. yaz mevsimi
summertide [dated] n. yaz ayları
pasteurism [dated] n. pastörizasyon
pathetism [dated] n. büyüleme
spanker [dated] n. uzun adımlarla yürüyen kimse
sparkler [dated] n. para saçan kimse
statue [dated] n. portre
pasteurism [dated] n. bozulmaya yatkın ürünlerin radyasyon ile kısmen sterilizasyonu
pathetism [dated] n. hipnoz
sparkler [dated] n. müsrif kimse
sparkler [dated] n. savurgan kimse
sparkler [dated] n. har vurup harman savuran kimse
sparkler [dated] n. tutumsuz kimse
project [dated] n. işe yaramaz plan
project [dated] n. uygulanamaz tasarım
joke [dated] v. dalga geçmek
joke [dated] v. alay etmek
knock up [dated] v. yıpratmak
knock up [dated] v. devam edemeyecek kadar bitap düşmek
knock up [dated] v. güçten düşmek
knock up [dated] v. yorgun düşmek
knock up [dated] v. perişan etmek
knock up [dated] v. mağlup etmek
knock up [dated] v. çalışmaktan bitap düşmek
knock up [dated] v. bıktırmak
dram [dated] v. (birine) yudum yudum içirmek
pollute [dated] v. mahvetmek
pollute [dated] v. yozlaştırmak
pollute [dated] v. bozmak
santer [dated] v. aylak aylak dolaşmak
santer [dated] v. başıboş gezinmek
discolorate [dated] v. soldurmak
discolorate [dated] v. lekelemek
discolorate [dated] v. rengini bozmak
discolorate [dated] v. solmak
preen [dated] v. (ağaç) budamak
preen [dated] v. (ağaç) süslemek
preen [dated] v. (ağaç) düzeltmek
scale [dated] v. (ses perdesi) yükselmek
scriggle [dated] v. hızlıca not almak
scriggle [dated] v. karalamak
scriggle [dated] v. bir kenara yazmak
scriggle [dated] v. çiziktirmek
smerk [dated] v. pişmiş kelle gibi sırıtmak
smerk [dated] v. memnuniyetle sırıtmak