el altından - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

el altından



Bedeutungen von dem Begriff "el altından" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 34 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
el altından surreptitious adj.
el altından underhanded adj.
el altından clandestine adj.
el altından hole-and-corner adj.
el altından under-the-counter adj.
el altından backstair adj.
el altından underhandedly adv.
el altından on the sly adv.
el altından in secret adv.
el altından by stealth adv.
el altından clandestinely adv.
el altından secretly adv.
el altından slily adv.
el altından by devious means adv.
el altından underhand adv.
el altından sub rosa adv.
el altından covertly adv.
el altından surreptitiously adv.
el altından stealthily adv.
el altından under hand adv.
el altından tectly adv.
el altından underboard adv.
Phrases
el altından under the counter expr.
el altından through the back door expr.
Colloquial
el altından on the dl expr.
Idioms
el altından under the rose adv.
el altından under the table expr.
el altından on the q.t expr.
el altından on the sly expr.
el altından under the counter expr.
el altından by the back door expr.
el altından by/through the back door expr.
Law
el altından furtive adj.
Military
el altından surreptitious adj.

Bedeutungen, die der Begriff "el altından" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 45 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir şeyi el altından satmak sell something under the counter v.
el altından çökertmeye çalışmak undermine v.
el altından anlaşma yapmak truck v.
el altından çökertmeye çalışmak tunnel v.
el altından yardımda bulunmak underaid v.
el altından alım undercover purchase n.
el altından olan backstairs n.
şaibeli toplantılar yapılıp el altından kararlar alınan görüşme yeri backroom n.
el altından yapma underhandedness n.
el altından yapılan iş underdealing n.
el altından çökertmeye çalışan kimse underminer n.
el altından yapılan underhanded adj.
el altından yapılan clandestine adj.
el altından olan backdoor adj.
el altından yapılan backroom adj.
el altından yapılan underhand adj.
el altından çökertilmiş underwrought [obsolete] adj.
el altından yapılan hole-in-corner adj.
el altından yapılan hugger mugger adj.
Phrasals
birinin el altından yürüttüğü işleri öğrenmek find (someone or something) out v.
el altından sokmak smuggle in v.
(birini/bir şeyi bir yere) el altından sokmak smuggle (someone or something) into (some place) v.
(birini bir yere/bir durumun içine) el altından sokmak wangle (one) into (some place or some situation) v.
(bir yere/bir durumun içine) el altından girmek wangle (one's) way into (some place or some situation) v.
Colloquial
el altından çökertmeye çalışmak underminde v.
el altından rüşvet verme palm-greasing n.
el altından çökertmeye çalışma undermining n.
tv veya radyoda tanıtım yaptırmak için el altından ödenen para plugola n.
profesyonel spor kulüplerinin oyunculara el altından ödediği prim boot money n.
el altından ya da birinin arkasından bir şeyler çevirme underhand plotting expr.
Idioms
el altından yarı yarıya kırışmak split (something) 50-50 under the table v.
el attığı her işin altından başarıyla kalkmak turn one's hand to v.
el altından yarı yarıya bölüşmek split (something) 50-50 under the table v.
(birine veya bir yere) el altından iş yapmak be in the pay of (someone or something) v.
(birine veya bir yere) el altından iş yapmak be in somebody’s/something’s pay v.
el altından biri/bir şey için çalışmak be in the pay of somebody/something v.
el altından biri/bir şey için çalışmak be in somebody's/something's pay v.
el altından iş dirty work at the crossroads n.
el altından alışveriş/ticaret dirty work at the crossroads n.
el altından yüksek faizle ödünç para verme juice racket n.
el altından verilen para oil of angels n.
Trade/Economic
bir anlaşma üzerinden genellikle el altından alınan komisyon veya pay rake-off n.
Slang
biriyle el altından iş çevirmek get into bed with v.
el altından yürütmek klepto v.
el altından alkol satan mekan juice joint [dated] n.