encumbrance - Türkisch Englisch Wörterbuch

encumbrance

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

encumbrance — Definition

Bedeutung:
yük, kısıt, takyit
Aussprache (IPA):
(AmE /ɪnˈkʌmbrəns/ – BrE /ɪnˈkʌmbrəns/)
Wortart:
İsim: encumbrance (encumbrances)
Synonyme:
burden, lien
Antonyme:
clearance, freedom

Bedeutungen von dem Begriff "encumbrance" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 19 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
encumbrance n. yük
Since the temperature has warmed, my coat has become an encumbrance.
Hava ısındığından beri, paltom bir yük haline geldi.

More Sentences
Trade/Economic
encumbrance n. masraf
The advertisement says, 'without encumbrance.'
İlanda "masrafı yoktur" yazıyor.

More Sentences
encumbrance n. yük
Since the temperature has warmed, my coat has become an encumbrance.
Hava ısındığından beri, paltom bir yük haline geldi.

More Sentences
General
encumbrance n. sorumlu olunan kişi (çocuk)
encumbrance n. engel
encumbrance n. ipotek
encumbrance n. yükümlülük
encumbrance n. sorumluluk
encumbrance n. borç
encumbrance N. kısıt
Trade/Economic
encumbrance n. beklenen masraf
encumbrance n. borç
encumbrance n. külfet
encumbrance n. takyid
encumbrance n. taahhüt
encumbrance n. takyit
encumbrance n. yükümlülük
encumbrance v. ipotek
Politics
encumbrance n. takyidat

Bedeutungen, die der Begriff "encumbrance" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 10 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
without encumbrance adj. bağlantısız
Trade/Economic
unliquidated encumbrance n. tasfiye olmamış borçlar
unliquidated encumbrance n. yerine getirilmemiş yükümlülük
junior encumbrance n. ikinci derecede bulunan gayrimenkul parçası
unliquidated encumbrance n. tasfiye olmamış borç
request for encumbrance n. ipotek karşılığı
Law
wraparound encumbrance n. rehindeki gayrimenkule tesis edilen ilave ipotek
without encumbrance n. üzerinde ipotek veya rehin bulunmayan
wraparound encumbrance v. ilave ipotek
without encumbrance adj. çocuksuz