burden - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

burden

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "burden" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 33 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
burden v. sırtına yüklemek
burden n. yük
General
burden v. yüklemek
burden v. sıkıntı vermek
burden v. sıkıntı çektirmek
burden v. yüklenmek
burden n. yük taşıma
burden n. ağırlık
burden n. sorumluluk
burden n. zorunluluk
burden n. ağır yük
burden n. ağır iş
burden n. nakarat
burden n. ana fikir
burden n. sıkıntı
Trade/Economic
burden külfet
burden dolaylı üretim giderleri
burden genel giderler
burden yük
burden geminin yük taşıma kapasitesi
burden hamule
burden yüklenti
Law
burden ağırlık
burden yük
burden elem
Technical
burden şarj
burden fırın yükü
burden ocak atımı
burden fırın dolgusu
Automotive
burden çok ağır bir yük
Geology
burden örtü kalınlığı
Places
burden kansas eyaletinde şehir
Music
burden yinelenen

Bedeutungen, die der Begriff "burden" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 144 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be a burden to v. yük olmak
be a burden v. yük olmak
be a burden to v. ağırlık olmak
take the burden off v. sorumluluğu bırakmak
lessen the burden on someone v. yükünü hafifletmek
ease one's burden v. yükünü haifletmek
impose a burden v. yük oluşturmak
(burden) be listed v. yük kalkmak
(burden) fall on somebody v. üzerine yük binmek
lighten one's burden v. yükünü hafifletmek
be a burden v. yük oluşturmak
ease one's burden v. yükünü hafifletmek
(burden) be removed v. yük kalkmak
impose burden v. yük bindirmek
place a burden v. yük getirmek
relieve one's burden v. yükünü hafifletmek
reduce one's burden v. yükünü haifletmek
relieve one's burden v. yükünü haifletmek
reduce one's burden v. yükünü hafifletmek
not be a burden v. yük olmamak
place a burden v. yük oluşturmak
relieve the burden v. yükü hafiflemek
ease the burden v. yükü hafiflemek
remove the burden v. yükü almak
lift the burden v. yükü almak
reduce the burden v. yükü hafiflemek
lighten the burden v. yükü hafiflemek
become a burden v. zulüm olmak
burden someone with responsibility v. sorumluluk yıkmak
lay a burden on v. birine sorumluluk yüklemek
lay a burden on v. birine yük yüklemek
lay a burden on v. yükü birinin sırtına yüklemek
become a burden v. yük haline gelmek
become a burden v. yük halini almak
burden with debts v. borç yüklemek
take the burden away from someone v. birisinin üzerindeki yükü almak
take the burden away from someone v. birisinin yükünü hafifletmek
share someone's burden v. derdine ortak olmak
share someone's burden v. acılarına ortak olmak
share someone's burden v. acısına ortak
share someone's burden v. dertlerine ortak olmak
beast of burden n. hayvan
beast of burden n. yük hayvanı
heat burden n. bunalma hissi
burden sharing n. yük paylaşımı
the burden of sisyphus n. sisifus'un çilesi
burden of proof n. kanıtlama zorunluluğu
excessive burden n. aşırı külfet
unnecessary burden n. gereksiz yük
body burden n. vücut yükü
heavy burden n. ağır yük
heavy burden n. külfet
socioeconomic burden n. sosyoekonomik yük
Idioms
burden one's memory kafasını doldurmak
burden one's memory kafasını yormak
a beast of burden yük hayvanı
free someone from a burden birini bir yükten kurtarmak
Trade/Economic
heavy tax burden n. ağır vergi yükü
departmental burden departmanın genel giderdeki payı
tax burden vergi yükü
burden rate genel gider oranı
beasts of burden yük hayvanı
burden of tax vergi yükü
burden applied imalata yüklenen genel imal giderleri
burden variance genel imal giderleri sapması
burden of proof kanıtlama yükü
excess burden of a tax aşırı vergi yükü
factory burden genel imal giderleri
burden of proof kanıtlama zorunluluğu
burden with debt borç yüklemek
burden costs dolaylı giderler
departmental burden departman genel gideri
burden rate genel masraf oranı
factory burden expenses genel inşaat maliyetleri
burden of proof ispat külfeti
objective tax burden objektif vergi yükü
net tax burden net vergi yükü
burden-sharing külfet paylaşımı
burden-sharing masraf paylaşımı
tax burden flexibility vergi yükü esnekliği
debt burden borç yükü
burden with debt borç yükü altına sokmak
burden with debt borçlandırmak
full reach and burden tam erişim ve yük
departmental burden şube masrafı
departmental burden departmanların genel giderlerdeki hissesi
burden of tax vergi ödeme yükü
burden rates genel masraf oranı
cost burden maliyet yükü
financial burden mali yük
burden of debt borç yükü
economic burden ekonomik külfet
economic burden ekonomik yük
burden of the debt borç yükü
fiscal burden mali yük
paperwork burden kırtasiye yükü
paperwork burden kâğıt kalabalığı
administrative burden idari yük
loan burden borç yükü
credit burden kredi yükü
loan burden kredi yükü
tax burden vergi yükü
gross tax burden gayri safi vergi yükü
additional financial burden ek mali yük
Law
burden of proof beyyine külfeti
burden of proof kanıtlama zorunluğu
burden of proof ispat yükü
burden of tax vergi yükü
burden of losses zarar ve ziyan külfeti
burden of proof ispat külfeti
burden of evidence ispat zorunluluğu
burden of proof ispat zorunluluğu
burden of evidence ispat mecburiyeti
burden of evidence beyyine külfeti
burden of proof ispat mecburiyeti
burden of a contract sözleşmeden doğan vecibe
burden of a contract ifa mükellefiyeti
the burden of proof ispat yükümlülüğü
reverse the burden of proof ispat külfetinin tersine çevrilmesi
the party with the burden of proof ispat yükünü taşıyan taraf
burden of proof ispat yükü
Politics
burden sharing masraf paylaşımı
burden sharing külfet paylaşımı
debt burden borç yükü
Technical
all sinter burden tümü sinterli fırın yükü
burden materials şarj malzemeleri
burden materials yüklenti gereçleri
hanging of burden yüklenti asılması
blast furnace burden yüksek fırın yükü
burden ratio yük oranı
burden ratio fırın dolgusu oranı
burden materials fırın dolgu gereçleri
burden volume fırın dolgu oylumu
burden movement fırın dolgusu devinimi
burden size fırın dolgu büyüklüğü
heavy burden ağır yüklenti
Medical
body burden vücut yükü
disease burden hastalık yükü
tumour burden tümör yükü
tumor burden tümör yükü
Psychology
caregiver burden bakım veren yükü
Social Sciences
population burden nüfus yükü
white man's burden beyaz adamın (güya tanrı tarafından kendilerine verilen) dünyayı uygarlaştırma görevi
Environment
maximum permissible body burden azami gövde yüklemesi