yük - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yük



Bedeutungen von dem Begriff "yük" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 7 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
yuk interj. iğrenme belirten ünlem
Colloquial
yuk v. coşkulu kahkaha atmak
yuk v. kahkahalarla gülmek
yuk n. coşkulu kahkaha
yuk n. çok güldüren espri
yuk interj. ıyy!
yuk interj. öğğ!

Bedeutungen von dem Begriff "yük" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 75 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yük burden n.
yük load n.
yük charge n.
General
yük onus n.
yük stowage n.
yük impost n.
yük incident n.
yük imposition n.
yük plummet n.
yük sumpter n.
yük drain n.
yük loading n.
yük encumbrance n.
yük carload n.
yük impedimenta n.
yük millstone n.
yük tax n.
yük fardel n.
yük responsibility n.
yük haul n.
yük strain n.
yük shipment n.
yük goods n.
yük bulk n.
yük freightage n.
yük lading n.
yük pack n.
yük load n.
yük freight n.
yük cargo n.
yük charge n.
yük incumbrance n.
yük draft n.
yük weight n.
yük burthen n.
yük cargason [obsolete] n.
yük cargazon [obsolete] n.
yük lade [dialect] n.
yük laid [scottish] n.
yük charre n.
yük tote n.
yük traffics n.
Colloquial
yük bear n.
yük a drag n.
yük (a) drag n.
Trade/Economic
yük encumbrance n.
yük weight n.
yük cargo load n.
yük incumbrance n.
yük parcel n.
yük freight n.
yük burden n.
yük freightage n.
yük load n.
Law
yük burden n.
Technical
yük cargo n.
yük freight n.
yük charge n.
yük load n.
Computer
yük height n.
yük vol n.
yük load n.
Telecom
yük payload n.
Construction
yük load n.
yük force n.
Automotive
yük load n.
Marine
yük load n.
yük lading n.
yük head n.
yük shipload n.
yük cargo n.
Psychology
yük cathexis n.
Latin
yük onus n.
Archaic
yük carriage n.
Slang
yük a monkey on (one's) back n.

Bedeutungen, die der Begriff "yük" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yük olmak impose v.
yük asansörü hoist n.
yük gemisi freighter n.
General
yük olmak bear hard on v.
yük çekmek draw v.
fazla yük olmak (bir yapıdaki eleman) put too much stress on v.
fazla yük bindirmek (bir yapıdaki eleman) put too much stress on v.
yük çekmek pull v.
yük olmak weigh on v.
yük treni ile taşımak freight v.
yük olmak load v.
yük ile yüklemek freight v.
yük olmak weigh v.
(araçtaki yük) bir tarafa kaymak shift v.
boşaltmak (yük) unload v.
indirmek (gemiden yük/yolcu vb'ni) land v.
yük boşaltmak discharge v.
fazla yük altında bulunmak (yapı) be under stress v.
yük kızağıyla taşımak sledge v.
yük olmak be a burden to v.
kamyon ile yük taşımak truck v.
yük olmak be a burden v.
izbiro (yük kaldırmak için) sling v.
fazla yük koymak (bagaj, küfe vb'ne) overload v.
yük olmak cumber v.
taşıyabileceğinden fazla yük yüklemek overburden v.
yük çekmek drag v.
yük vurmak load v.
el arabası ile yük taşımak truck v.
yük olmak tax v.
üzerinden almak (yük vb) take off v.
yük almak embark v.
yük almak take in a cargo v.
yük olmak be a charge on somebody v.
yük olmak incumber v.
yük boşaltmak dump load v.
yük boşaltmak drop load v.
üzerine yük binmek (burden) fall on somebody v.
yük boşaltmak dump one's load v.
yük oluşturmak impose a burden v.
yük oluşturmak be a burden v.
yük kalkmak (burden) be removed v.
yük boşaltmak drop one's load v.
yük bindirmek impose burden v.
yük taşımak carry cargo v.
yük yüklemek load v.
yük taşımak carry load v.
yük yüklemek take on load v.
yük almak take on load v.
yük boşaltmak shed one's load v.
yük getirmek place a burden v.
yük oluşturmak place a burden v.
yük olmamak not be a burden v.
yük boşaltmak shed load v.
yük almak take on cargo v.
yük dökmek shed load v.
yük dökmek drop load v.
yük dökmek dump load v.
yük almak imbark v.
-e fazla yük olmak overburden v.
-e fazla yük yüklemek overload v.
yük olmak inconvenience v.
-e yük olmak weigh on v.
birine yük yüklemek lay a burden on v.
yük haline gelmek become a burden v.
yük halini almak become a burden v.
yük almak take in cargo v.
yük beyannamesi vermek manifest a cargo v.
esas olarak yük taşımak için tasarlanmak be designed mainly for the transport of goods v.
yük boşaltmak off-load v.
vicdanına yük olmak weigh on one's conscience v.
konteynerlerle yük taşımak containerize v.
konteynerlerle yük taşımak containerise v.
yük boşaltmak debus v.
yük taşırken başın üzerine fazla yük binmemesi için baş ile taşınan şeyin arasına konan samandan nesne wase v.
yük altına sokmak tax v.
yük olmak labor v.
yük olmak labour v.
(yük, borç, dert vb.) ağırlığıyla bunaltmak lade v.
yeniden yük koymak relade v.
yük kalkmak (burden) be lifted v.
(yük) boşaltmaya başlamak break bulk v.
(yolcu/yük) indirmek unload v.
yük/valiz indirmek unpack v.
mavnaya yük almak embarge v.
yük treni wagon train n.
yük taşımak üzere tasarlanmış taşıt van n.
yük hayvanı beast of burden n.
yük kapasitesi tonnage n.
yük vagonu boxcar n.
yük vagonu freight car n.
yük uzatma eğrisi load extension curve n.
ağır yük arabasıyla yük taşıma ücreti drayage n.
yük boşaltma işçisi stevedore n.
bütçeye yük olan şey a drain on the resources n.
yük taşıma burden n.
üstü kapalı yolcu veya yük arabası caravan n.
yük arabası kullanan kimse carter n.
yük kaybı loss of head n.
yük arabası wain n.
yük beygiri packhorse n.
yük arabası lorry n.
ağır yük arabasıyla taşıma drayage n.
yük vagonu waggon n.
yük kapasitesi load capacity n.
yük rampası dock n.
atlı yük arabası cart n.
dört tekerlekli yük arabası wagon n.
ağır yük weight cargo n.
yük arabacısı drayman n.
yük uçağı freighter n.
sepet (yük) scuttle n.
canlı yük movable load n.
yararlı yük live load n.
en büyük yük peak load n.
yük asansörü freight lift n.
yük beygiri bathorse n.
palet (yük kaldırmada/taşımada kullanılan) pallet n.
yük taşıma freightage n.
nominal yük rated load n.
boşaltılmış yük offload n.
yük hayvanı pack animal n.
yük katarı goods train n.
yük gönderen kimse freighter n.
roketin taşıdığı yük payload n.
ilave yük superimposed load n.
yük memuru (gemi) supercargo n.
yük beygiri dray horse n.
yük taşımak için kullanılan motorlu kamyon motortruck n.
arka kapak (yük arabasına/steyşına ait menteşeli) tailgate n.
yük vapuru freighter n.
boş yük dummy load n.
yük gemisi transport ship n.
yük beygiri sumpter n.
yük hayvanına takılan küfe pannier n.
ağır yük surcharge n.
su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt ship n.
asgari yük carload n.
yük arabacısı teamster n.
yük beygiri pack horse n.
yük sigortası cargo insurance n.
bir aracın yolcu veya yük olmaksızın yola çıkması deadheading n.
yük sigortası insurance on freight n.
bir taşıtın kendi ağırlığının yanı sıra taşıyabileceği yük useful load n.
yük denkleştirme freight equalisation n.
yük manifestosu waybill n.
ağır yük heavy goods n.
sınır yük breaking load n.
yük arabası waggon n.
yük bobini load coil n.
iki tekerlekli yük taşıyıcısı dolly n.
yük arabası wagon n.
yük kapasitesi carrying capacity n.
yük treni freight n.
yük arabası cart n.
yük arabasıyla taşıma waggoning n.
dinamik yük dynamic load n.
yük paraşütü cargo parachute n.
vagon dolusu yük carload n.
yanları açık ve dört tekerlekli yük arabası lorry n.
karayolu yük taşımacılığı road haulage n.
yük gemisi merchantship n.
yük katarı freight n.
fazla yük surcharge n.
akım yük doğrusu load line n.
yük dubası barge n.
yük sigortası freight insurance n.
ağır yük arbasına koşulan kuvvetli beygir drayhorse n.
fazla yük excess load n.
yük boşaltma discharge n.
yük paylaşımı burden sharing n.
yük vagonu truck n.
ağır yük asansörü hoist n.
hareketli yük load n.
yük arabası dray chart n.
yük boşaltımı jettison n.
suni yük dummy load n.
yük taşıma kapasitesi laden n.
yük ambarı cargo hold n.
yük uçağı transporter n.
ücretle yük taşıyan kimse porter n.
yük göndermesi shipment n.
fazla yük overload n.
aşırı yük excess load n.
yük arabası dray n.
araba dolusu yük carload n.
ağır yük incubus n.
açık yük vagonu flatcar n.
yük kızağı sledge n.
yük vagonu baggage car n.
azami yük maximum load n.
yük gemisi merchantman n.
canlı yük live load n.
yük taşımaya yarayan at arabası tumbrel n.
bir taşıttaki yük veya yolcuların listesi waybill n.
faydalı yük useful load n.
çizgisel yük line load n.
gemiden denize atılan yük jetsam n.
ağır yük burden n.
yük asansörü goods lift n.
yük gemisi cargo boat n.
bir taşıtın azami yük taşıma kabiliyeti capacity n.
kıymetli yük valuable cargo n.
yük hayvanları katarı pack train n.
yük kayıt defteri cargo book n.
yük istasyonu goods station n.
yük tarifesi freight tariff n.
yük vagonu goods wagon n.
yük trafiği freight traffic n.
yük arabası dray cart n.
yük memuru supercargo n.
yük gönderen şirket freighter n.
yük gemisi freight steamer n.
yük gemisi cargo carrier n.
yük kontrolörü tally clerk n.
yük senedi carriage note n.
yük planı cargo plan n.
yük arabacısı truckman n.
yük treni goods train n.
yük vagonu wagon n.
yük sigortası insurance on cargo n.
yük taşıtı goods vehicle n.
yük servisi freight service n.
yük gemisi tramp vessel n.
yük istasyonu freight station n.
yük treni freight train n.
yük su çekimi load displacement n.
yolcu ve yük treni passenger and goods train n.
yük tirizleri cargo battens n.
serbest yük free charge n.
yük arabası trolley n.
gereksiz yük unnecessary burden n.
yük atı pack horse n.
yük taşıyan at pack horse n.
seçenek yük alternate load n.
alternatif yük alternate load n.
yarı yük half load n.
aşırı yük abnormal load n.
anormal yük abnormal load n.
mekanik yük mechanical load n.
asıl yük brunt n.
yük ambarı cargo hole n.
yük trafiği cargo traffic n.
havaalanı yük terminali cargo terminal n.
yük taşıtı commercial vehicle n.
ölü yük dead load n.
hareketsiz yük dead load n.
yük hayvanı draught animal n.
aşırı yük excessive load n.
fazla yük excessive load n.
dalgalı yük fluctuating load n.
tam yük hızı full load speed n.
tam yük full load n.
tam yük full-load n.
yük beygiri cart-horse n.
yük beygiri pack-horse n.
yük borsası shipping exchange n.
yük transit sigortası transit insurance n.
yük taşıtı freight carrier n.
yük treni merchandise train n.
yük teslim ordinosu shipping note n.
eksendışı yük nonaxial load n.
dışmerkezli yük nonaxial load n.
jeolojik yük overburden pressure n.
üst yük overburden pressure n.
ek yük overhead n.
ölü yük own weight n.
fazla yük overweight n.
zati yük own weight n.
yararlı yük payload n.
dört tekerlekli yük arabası waggon n.
büyük yük iskelesi wharf n.
yük arabası luggage van n.
ek yük superimposed load n.
dört tekerlekli atlı yük arabası wagon n.
eşya ya da yük vagonu van n.
ağır yük heavy burden n.
kuru yük dry cargo n.
yük köyü freight village n.
dökme yük bulk n.
geminin taşıyabileceği yük miktarı boatload n.
gemiyle taşınan yük boatload n.
yük uçağı air freighter n.
yük katarı baggage train n.
yük taşımada kullanılan tren baggage train n.
yük beygiri workhorse n.
yük katırı shavetail n.
yük katırı pack mule n.
yük akışı flow of load n.
sosyoekonomik yük socioeconomic burden n.
yük güvenliği load safety n.
gizli bir şekilde yük vagonunda seyahat edilmesi train hopping n.
gizli bir şekilde yük vagonunda seyahat edilmesi freighthopping n.
etkin yük active load n.
t şeklinde, iki oturaklı bir tür yük arabası t cart n.
limanda yükleme esnasında yük puantajı yapan kişi tallier n.
dönüş yolculuğunda taşınan kargo veya yük backhaul n.
yük beygiri aiver n.
üstü kapalı büyük yolcu veya yük arabası, taşıt/araç katarı caravan n.
bir el arabası dolusu yük cartload n.
yük beygirini idare eden kimse lademan [obsolete] n.
yük beygiri thiller n.
yük beygiri thill-horse n.
yük beygiri thill horse n.
yük arabası tumbler [dialect] n.
yük arabası tumble cart n.
yük arabası tumble car n.
suistimalle yapılan yük abuse load n.
yük dağılımı distribution of charge n.
ağır yük taşıyan kimse atlas n.
(iran'da) yük hayvanı üzerinde buz taşımak için kullanılan kutu yakhdan n.
(iran'da) yük hayvanı üzerinde buz taşımak için kullanılan kutu yakhdan n.
birimleştirilmiş yük unitized load n.
arkasında kapı bulunmayan yük vagonu blind baggage n.
yük/valiz indiren kimse unpacker n.
ufak yük jag n.
yük beygirinden ve taşıdığı yükten sorumlu kimse batman n.
ağır yük heavy-duty adj.
başkalarına yük olmadan kendi kendine yaşayabilen self-sustained adj.
başkalarına yük olmadan kendi kendine yaşayabilen self-supporting adj.
yük taşımaz nonbearing adj.
ağır yük (hayvanı) draft adj.
ağır yük (hayvanı) draught adj.
yük taşımaz non-bearing adj.
yük ölçümsel olarak coulometrically adv.
yük altında on load adv.
Phrasals
yük almak take on v.
üzerine istenmeyen bir yük yüklemek impose upon v.
üzerine istenmeyen bir yük yüklemek impose on v.
yük parçasını sıkıca tutarak güverte boyunca koşmak run away with v.
omuzlarında bir yük gibi hissetmek carry around v.
(birinin) omuzlarına/sırtına yük binmek fall (squarely) on (someone's) shoulders v.
(birine) yük olmak fall (squarely) on (someone's) shoulders v.
(birinin) omuzlarında/sırtında yük olmak fall (squarely) on (someone's) shoulders v.
birinin üstünden/sırtından bir yük kaldırmak lift something from someone or something v.
Proverb
yük altında (yüklü) eşek anırmaz be just before you're generous
Colloquial
başkasına yük olmak impose oneself on someone v.
başkasına yük olmak impose oneself upon someone v.
yük boşaltmak deep six v.
sırtından/üzerinden yük kalkmak monkey off (one's) back v.
Idioms
(ağır bir/bütün) yük/sorumluluk (birine) kalmak have a (heavy) cross to bear v.
omzunda/sırtında çok yük/sorumluluk olabilmek/taşıyabilmek have broad shoulders v.
omzuna/sırtına/çok yük/sorumluluk alabilmek have broad shoulders v.
(bir şeyi birine) yük etmek/yüklemek burden someone or something with someone or something v.
(bir şey) yüzünden (birini) zahmete/yük altına sokmak burden someone or something with someone or something v.
birine yük olmak place a strain on someone v.
birisine yük olmak be on someone's back v.
birinin kesesine (ekonomik yönden) yük olmak put a strain on one's pocket v.
yük olarak görmek excess baggage v.
üzerinden bir yük kalkmış olmak be a weight off one's shoulders v.
kucağına bırakmak (fırsat, yük) drop in someone's lap v.
sorumluluk/yük üzerine kalmak hold the sack v.
sorumluluk/yük üstüne kalmak hold the sack v.
sorumluluk/yük üstüne yıkılmak hold the sack v.
ağır yük dead weight n.
gereksiz yük dead weight n.
omzunda/sırtında çok yük/sorumluluk olabilme/taşıyabilme broad shoulders n.
omzuna/sırtına/çok yük/sorumluluk alabilme broad shoulders n.
kafasındaki yük a weight off one's mind n.
kafasındaki yük a load off one's mind n.
sırttaki yük yoke around someone's neck n.
sırtındaki yük a monkey on one's back n.
sırtındaki yük a monkey on somebody's back n.
sırtta yük albatross around one's neck n.
sırtta yük albatross round one's neck n.
sırttaki yük a millstone around one's neck n.
yük hayvanı a beast of burden n.
yük (olan kişi/şey), ayak bağı, engel, köstek deadweight n.
yük olma excess baggage n.
sırtında bir yük excess baggage n.
manevi yük excess baggage n.
duygusal yük excess baggage n.
geçmişten gelen yük excess baggage n.
birinin sırtındaki yük yoke around someone's neck expr.
birinin sırtındaki yük millstone around neck expr.
Speaking
omzumdan büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorum I feel like there's a great weight off my back expr.
sırtımdan büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorum I feel like there's a great weight off my back expr.
yük olmak istemem I don't want to impose expr.
Trade/Economic
yük almak ship a cargo v.
yük koymak lade v.
yük boşaltmak clear v.
yük almak receive a cargo v.
yük almak load a cargo v.
yük almak take in a cargo v.
yük boşaltmak discharge v.
yük sevkiyatında üst düzey güvenlik gerektiren malzemelere eşlik etmek üzere teknik olarak uygun şekilde donatılmış kimse technical escort n.
ağır yük heavy freight n.
ağır yük weight goods n.
ağır yük heavy lift n.
ağır yük heavy laden n.
bütün yük complete cargo n.
boş yük dead cargo n.
bir geminin taşıyabileceği yük kapasitesi deadweight capacity n.
bir konteynerin tümünü doldurmayan parça yük less than container load n.
bütün yük full cargo n.
bir konteynerin tümünü doldurmayan parça yük less-than-container load (lcl) n.
bütün yük whole cargo n.
denize yük pasa etme ilgan n.
devredilemeyen yük senedi non negotiable bill of lading n.
dondurulmuş yük refrigerated cargo n.
dolu ve tam yük full and complete cargo n.
dökme yük hacmi grain cubic capacity n.
dönem karı peşin ödenen vergi ve diğer yük prepaid taxes and funds on profit for the period n.
dökme yük bulk cargo n.
döküm yük bulk cargo n.
ek yük extra freight n.
ek mali yük additional financial burden n.
ekonomik yük economic burden n.
fazla yük surcharge n.
faydalı yük useful load n.
geminin yük temin etmek için limanlara uğraması call for orders n.
gemide boş yük ballast n.
hacimli yük bulky cargo n.
gerçek yük live weight n.
geminin yük taşıma kapasitesi burden n.
genel yük general cargo n.
geminin taşıyabileceği yük kapasitesi deadweight capacity n.
gemiye yüklenemeyen yük short shipment n.
hafif yük light freight n.
idari yük administrative burden n.
indirimli taşıma tarifesi uygulanan yük berth cargo n.
ilave yük extra freight n.
karışık yük mixed cargo n.
karışık yük general cargo n.
kısmi yük partial cargo n.
kayıplar dahil yük gross load n.
komple bir konteynerlik yük full container load (flc) n.
konteynerin tümünü doldurmayan yük less than container load n.
konşimentosu olmayan yük over without bill n.
konşimentodaki yük miktarının üstündeki ilave yük mikdarı over on bill n.
kuru dökme yük piyasası dry bulk market n.
komple bir konteynırlık yük full container load n.
konteynerden yük boşaltma devanning n.
mali yük financial burden n.
mali yük fiscal burden n.
mühürlenmiş taşıyıcılarla yük taşınması sealed conveyance n.
meşru yük legal merchandise n.
navlunlu yük payload n.
opsiyonlu yük optional cargo n.
navlunu ödenmiş yük pay load n.
net yük net load n.
ödemeli yük freight collect n.
parça yük break bulk cargo n.
parça yük break bulk n.
rehni yük olan deniz kredisi respondentia n.
taşınan yük freight n.
ton başına yük taşıma kapasitesi tonnage n.
tarifesiz sefer yapan yük gemisi tramp vessel n.
teslim alınmamış yük unclaimed freight n.
tam yük full cargo n.
tam erişim ve yük full reach and burden n.
tam yük full load n.
tam yük kapasitesi dead weight capacity n.
üstü kapalı yük aracı boxcar n.
yan kapıları olmayan yük arabası dray n.
yanlışlıkla başka yere taşınan yük free astray n.
yük kapasitesi cargo capacity n.
yığın biçimde taşınan yük bulk cargo n.
yük listesi entry n.
yük alma embarkation n.
yük taşıma freightage n.
yük arabası ile taşıma drayage n.
yük arabacısı truckman n.
yük tonu sözleşmesi deadweight charter n.
yük teslim belgesi dock receipt n.
yük planı cargo plan n.
yığın yük bulk cargo n.
yük teslim ordinosu shipping note n.
yük senedi freight note n.
yük kayıt defteri cargo book n.
yük vagonu parcel car n.
yük belgesi parcel note n.
yük taşımacılığı freight shipment n.
yük senedi despatch note n.
yük senedi bill of landing n.
yük arabacısı carter or cartman n.
yük arabası dray n.
yük senedi carriage note n.
yük senedi parcel note n.
yük çeki listesi packing list n.
yük arabası ücreti drayage n.
yük taşıyıcısı freight carrier n.
yurtdışına gönderilecek yük foreign cargo n.
yük taşıyan gemi sahibi freight carrier n.
yük kaydettirme zaman çizelgesi booking period chart n.
yoldaki yük floating cargo n.
yük senedi bill of lading n.
yük trafiği traffic n.
yük emini supercargo n.
yığın halinde yük bulk cargo n.
yük makbuzu parcel note n.
yük teslim belgesi doct receipt n.
yük manifestosu cargo manifest n.
yük yönetimi load management n.
yük kabul eden gemi freight steamer n.
yük vagonu freight car n.
yük taşıma ücreti tonnage n.
yük treni freight train n.
yük taşıma ücreti truckage n.
yük kaydettirme zamanı booking period n.