hand on - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hand on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "hand on" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 6 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
hand on v. devretmek
hand on v. babadan oğula geçirmek
hand on v. başkasına vermek
hand on v. dolaştırmak
hand on v. elden ele geçirmek
Law
hand on devretmek

Bedeutungen, die der Begriff "hand on" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 143 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
wait on someone hand and foot v. varını yoğunu vermek (bir başkası için)
have something on hand v. el altında bulundurmak
lay one's hand on v. bulmak
wait on someone hand and foot v. el pençe divan durmak
bestow hand on somebody v. el uzatmak
bestow hand on somebody v. yaşama döndürmek
hold on to one's hand v. elini tutmak
be so few one can count them on the fingers of one hand v. parmakla gösterilmek
hand to on a silver platter v. altın tepside sunmak
be kept on hand v. yedekte bulundurulmak
keep on the left-hand side of something v. bir şeyin solundan gitmek
keep on the left-hand side of something v. bir şeyin solunda kalmak/olmak
overtake on the right-hand side v. (bir aracı) sağlamak
cash on hand n. kasa bakiyesi
scurf on baby's hand n. uykuluk
fuel on hand n. yakacak mevcudu
items on hand n. eldeki maddeler
on hand adj. elde
on hand adj. eldeki
on hand adj. mevcut
on hand adj. birikmiş
on hand adj. el altında
on hand adj. hazır
on hand adj. elde bulunan
on the other hand adv. buna karşılık
on the other hand adv. tam tersine
on the other hand adv. bunun yanı sıra
on the other hand adv. buna karşın
on the other hand adv. öte yandan
on the other hand adv. buna mukabil
on the other hand adv. diğer taraftan
on the one hand adv. bir taraftan
on the one hand adv. bir yandan
on the left hand adv. sol kolda
on the one hand adv. diğer taraftan
on the other hand adv. diğer yandan
on the other hand adv. öte taraftan
on one hand adv. bir yandan
on one hand adv. bir taraftan
on the other hand adv. diğer bir yandan
on the other hand adv. bir taraftan da
on the one hand ... on the other hand adv. bir yandan ... diğer yandan
on the left-hand side adv. soldaki
on the other hand adv. bununla birlikte
on the other hand adv. bir yandan da
on the other hand adv. gel gelelim
on the other hand adv. diğer bir taraftan
on the other hand adv. diğer tarafta
on one hand ... on the other hand adv. bir yandan ... diğer yandan
on the other hand adv. diğer açıdan
on the other hand conj. ancak
Phrases
on the other hand diğer yönden
me, on the other hand ben ise
I, on the other hand bense
I, on the other hand ben ise
me, on the other hand bense
Colloquial
on hand kullanıma hazır
on hand el altında
on hand çalışmaya hazır
on every hand her yönde
on every hand her yerde
on every hand her tarafta
on every hand sağda solda
on every hand orada burada
on hand hazırda
on the other hand diğer taraftan
on the back of your hand elinin arkasıyla
Idioms
have a steady hand on the tiller v. durumu kontrol altında tutmak
have a firm hand on the tiller v. durumu kontrol altında tutmak
hand something on a plate tepside sunmak
can count something on the fingers of one hand bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar
give one's hand on resmi olarak onaylamak
give one's hand on el sıkışarak kabul etmek
give one's hand on el sıkışmak
on the other hand bir yandan
on the other hand diğer yandan
on the other hand öte yandan
on the other hand başka türlü
on the other hand aksi takdirde
hand to on a plate birinin birşeyi fazla çaba harcamadan kolaylıkla elde etmesini sağlamak
they can be counted on the fingers of one hand sayıları bir elin parmaklarını geçmez
can count something on the fingers of one hand bir elin parmaklarını geçmez
lay a hand on el kaldırmak (dayak)
lay a hand on el sürmek (yasak olan bir şeye)
have a firm hand on the tiller kontrolü elde tutmak/bulundurmak
have a steady hand on the tiller olayların gidişatına hakim olmak
have a firm hand on the tiller olayların gidişatına hakim olmak
have a steady hand on the tiller kontrolü elde tutmak/bulundurmak
give/hand something to somebody on a silver platter birine bir şeyi altın tepside sunmak
give/hand something to somebody on a plate birine bir şeyi altın tepside sunmak
get the upper hand on someone birine karşı avantajlı durumda bulunmak
have the upper hand on someone bir adım önde olmak
have the upper hand on someone birine üstünlük sağlamak
get the upper hand on someone vaziyete hakim olmak
have the upper hand on someone vaziyete hakim olmak
have the upper hand on someone birine karşı avantajlı durumda bulunmak
get the upper hand on someone bir adım önde olmak
get the upper hand on someone birine üstünlük sağlamak
lay a hand on somebody birine elini kaldırmak
keep on the right-hand side of the road yolun sağından gitmek
Speaking
put your hand on your heart and tell me elini vicdanına koy söyle
put your hand on your heart and tell me elini vicdanına koyup söyle
i never laid a hand on her ona hiç/asla elimi kaldırmadım
i never laid a hand on her ona hiç elimi kaldırmadım
i never laid a hand on her ona elimi bile kaldırmadım
on the other hand oysa
i never laid a hand on her ona elimi bile sürmedim
Trade/Economic
on hand elde bulunan
cash on hand nakit mevcudu
on hand elde mevcut
cash on hand eldeki nakit
stock on hand satışa hazır mal stoku
checks on hand alınan çekler
balance on hand kasa mevcudu
stock on hand eldeki mal
cash on hand kasa mevcudu
goods on hand mağaza mevcudu
cash on hand mevcut para
passenger hand-holds on two-wheel motor vehicles iki tekerlekli motorlu araçların yolcu el tutamakları
money on hand eldeki para
leave firm on hand kesin olarak emre hazır bulundurmak
reserve on hand monetary para mevcudu
cash on hand kasa bakiyesi
cash on hand elde mevcut para
fuel on hand yakacak mevcudu
office supplies on hand kırtasiye mevcudu
office supplies on hand büro malzemesi mevcudu
average number of days inventory on hand stokta ortalama kalma süresi
stock on hand hazır stok
on hand receipt adi senet
unsold merchandise on hand satılmamış mevcut mal
stock on hand eldeki mallar
orders on hand eldeki siparişler
stock remaining on hand elde kalan stok
Law
balance on hand kasa mevcudu
balance of cash on hand kasa durumu
Computer
units on hand eldeki birimler
Textile
rug woven on a hand loom cicim
Automotive
hand-holds on two-wheeled motor vehicles iki tekerlekli motorlu taşıtların yolcu el tutamakları
Medical
tremor on the right hand sağ elde tremor
Environment
guidance on hand-net sampling of aquatic benthic macro-invertebrates sudaki bentik makro-omurgasızlardan kepçe ağı ile numune alma kılavuzu
Military
total stock on hand mevcut genel stok
on hand mevcut