hoşlanmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hoşlanmak



Bedeutungen von dem Begriff "hoşlanmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 34 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
hoşlanmak like v.
General
hoşlanmak be taken with v.
hoşlanmak savor v.
hoşlanmak bask v.
hoşlanmak care for v.
hoşlanmak savour v.
hoşlanmak enjoy v.
hoşlanmak care for somebody v.
hoşlanmak take kindly to v.
hoşlanmak be partial to v.
hoşlanmak have a liking for somebody v.
hoşlanmak rejoice in v.
hoşlanmak cotton to v.
hoşlanmak click v.
hoşlanmak take a fancy to v.
hoşlanmak care v.
hoşlanmak take a shine to somebody v.
hoşlanmak like v.
hoşlanmak go for v.
hoşlanmak be pleased with v.
hoşlanmak rejoice v.
hoşlanmak affect v.
hoşlanmak dig v.
hoşlanmak fancy v.
hoşlanmak take to v.
hoşlanmak delight v.
hoşlanmak be attracted v.
hoşlanmak be taken by v.
hoşlanmak relish v.
Phrasals
hoşlanmak care for
Colloquial
hoşlanmak go for
Idioms
hoşlanmak take a fancy to
Slang
hoşlanmak get a kick out of
Technical
hoşlanmak like

Bedeutungen, die der Begriff "hoşlanmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 27 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir şeyi yapmaktan hoşlanmak go in for v.
birbirinden hoşlanmak fancy each other v.
birbirinden hoşlanmak like each other v.
birbirlerinden hoşlanmak fancy each other v.
birinden hemen hoşlanmak like someone right off v.
birinden hoşlanmak take a shine to v.
birinden hoşlanmak like someone v.
birisi ile bilikte olmaktan hoşlanmak enjoy being with someone v.
çok hoşlanmak be fond of (something/someone) a lot v.
çok hoşlanmak love someone to bits v.
çok hoşlanmak like some very much v.
çok hoşlanmak enviously admire something v.
çok hoşlanmak (güzel bir şeyden) be smitten with v.
çok hoşlanmak (güzel bir şeyden) be smitten by v.
-den hoşlanmak be fond of v.
-den hoşlanmak have a liking for v.
müzik dinlemekten hoşlanmak like to listen to music v.
olgun erkeklerden hoşlanmak like mature men v.
pohpohlanmaktan hoşlanmak like to be pampered v.
pohpohlanmaktan hoşlanmak like to be flattered v.
Colloquial
birinden hemen hoşlanmak take an immediate liking to someone
Idioms
(bir şeyi yapmaktan) hoşlanmak have a liking
(sadece) kendini dinlemekten hoşlanmak like to hear oneself talk
birinden çok hoşlanmak be gone on somebody
birinden hoşlanmak be sweet on someone
birinden hoşlanmak be into someone
olgun erkeklerden hoşlanmak have a thing for older men