| Englisch | Türkisch | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | human n. | insan | ||
|
I can't do anything as I am only a human. Ben sadece bir insanım, hiçbir şey yapamam. More Sentences |
||||
| Common Usage | human adj. | insani | ||
|
Every people suffers from human failures. Her insan insani başarısızlıklardan muzdariptir. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | human n. | insan | ||
|
I can't do anything as I am only a human. Ben sadece bir insanım, hiçbir şey yapamam. More Sentences |
||||
| General | human n. | insanlık | ||
|
The primary subject of our discussions today is human destiny and the fate of peoples. Bugünkü tartışmalarımızın ana konusu insanlığın ve halkların kaderidir. More Sentences |
||||
| General | human n. | insanoğlu | ||
|
Mars is a planet that has fascinated humans for millennia. Mars, binlerce yıldır insanoğlunu büyüleyen bir gezegendir. More Sentences |
||||
| General | human adj. | insancıl | ||
|
He can be cruel, but he is still human inside. Zalim olabilir ama içi hâlâ insancıldır. More Sentences |
||||
| General | human adj. | beşeri | ||
|
And of these I am concerned in particular with the cultural and human fields. Ben bunlar arasından özellikle kültürel ve beşeri alanlarla ilgileniyorum. More Sentences |
||||
| General | human adj. | insana ait veya ilişkili | ||
|
Some noises can't be heard by the human ear. Bazı sesler insan kulağı tarafından duyulamaz. More Sentences |
||||
| General | human n. | beşer | ||
| General | human adj. | insana ilişkin | ||
| General | human adj. | insan formunda olan | ||
| General | human adj. | insanlardan oluşan | ||
| General | human adj. | nazik | ||
| General | human adj. | düşünceli | ||
| General | human adj. | doğal | ||
| General | human adj. | insanları barındıran | ||
| General | human adj. | insanları etkileyen | ||
| General | human adj. | çoğunlukla insanlara saldıran | ||
| General | human adj. | insan olan | ||
| General | human adj. | insanoğlunun sosyal yaşamına ait veya ilişkin | ||
| General | human adj. | insan özelliklerine ait veya ilişkin | ||
| General | human adj. | insanlara benzeyen | ||
| General | human adj. | insanlara ait veya ilişkin | ||
| General | human adj. | sınırlı zekaya ve güce sahip | ||
| General | human adj. | insanlara özgü birtakım hislere, güçlere veya zayıflıklara açık | ||
| General | human adj. | insani özellikleri temsil eden | ||
| General | human adj. | insani özellikleri örnekleyen | ||
| General | human adj. | insani deneyimler ile ilişkili | ||
| General | human adj. | insani deneyimleri tasvir eden | ||
| General | human adj. | insan deneyimlerinden kaynaklanan | ||
| General | human adj. | hataya düşebilen | ||
| General | human adj. | bilinen bir kanuna göre davranmayan | ||
| General | human adj. | esrarengiz | ||
| General | human adj. | muamma | ||
| Astrology | ||||
| Astrology | human adj. | zodyak'ta veya yıldızların diziliminde erkek, kadın veya çocuk şeklinde sembolize edilen | ||
| Archaeology | ||||
| Archaeology | human n. | hominid | ||
| Archaeology | human adj. | hominidae familyasının mensuplarından oluşan | ||
| Archaeology | human adj. | hominid | ||
| Archaeology | human adj. | insansı | ||