in the head - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

in the head

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "in the head" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
in the head adv. son tahlilde

Bedeutungen, die der Begriff "in the head" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 89 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
put one's head in the lion's mouth v. kellesini koltuğuna almak
have one's head in the clouds v. aklı bir karış havada olmak
put one's head in the lion's mouth v. tehlikeye atılmak
bury one's head in the pillow v. kafasını yastığa gömmek
shoot in the head v. başından vurmak
be head-in-the-clouds v. aklı havada olmak
be head-in-the-clouds v. aklı bir karış havada olmak
get shot in the head v. kafasından vurulmak
light in the head n. ahmak
bullet in the head n. kafadaki kurşun
light in the head adj. sersemlemiş
queer in the head adj. kaçık
light in the head adj. kafasız
soft in the head adj. kafasız
queer in the head adj. çatlak
sick in the head adj. kafadan hasta
sick in the head adj. kafadan çatlak
weak in the head adj. kafadan kontak
messed up in the head adj. kafası allak bullak olmuş
Phrases
with one's head in the air burnu havada
Proverb
intelligence is in the head not in the age akıl yaşta değil baştadır
Colloquial
with one's head in the clouds ayakları yere basmaz
with one's head in the clouds hayal aleminde
with one's head in the clouds dalgın
odd in the head terelelli
odd in the head kafadan kontak
odd in the head çılgın
odd in the head deli
odd in the head delirmiş
Idioms
put one's head in the lion's mouth kellesini koltuğuna almak
have one's head in the clouds aklı bir karış havada olmak
hide one's head in the sand başını kuma gömmek
bury one's head in the sand başını kuma gömmek
have eyes in the back of one's head arkada gözü olmak
soft in the head kaz kafalı
put one's head in the lion's mouth kelleyi koltuğa almak
put one's head in the lion's mouth kelle koltukta
have one's head in the clouds başında kavak yelleri esmek
messed up in the head kafası allak bullak olmuş
bury one's head in the sand devekuşu gibi başını kuma gömmek
not be right in the head kafası yerinde olmamak
bury one's head in the sand sorunları görmezden gelmek
bury one's head in the sand kabullenmemek
not be right in the head aklı başında olmamak
bury one's head in the sand gerçekleri kabul etmemek
bury one's head in the sand gerçeği yok saymak
have one's head in the clouds başı bulutlarda olmak
have one's head in the clouds bulutlarda gezinmek
have one's head in the clouds hayal aleminde yaşamak
have one's head in the clouds ayakları yere basmamak
have one's head in the clouds sürekli düş kurmak
have one's head in the clouds düş dünyasında yaşamak
put one's head in the lion's mouth kendini ateşe atmak
place one's head in the lion's mouth kendisini tehlikeye atmak
put one's head in the lion's mouth kendini tehlikeye atmak
place one's head in the lion's mouth kendisini aslanın ağzına atmak
put one's head in the lion's mouth kendisini aslanın ağzına atmak
place one's head in the lion's mouth kendini ateşe atmak
need like a hole in the head hiçbir şekilde ihtiyaç duymamak
have eyes in the back of one's head arkasında gözleri olmak
hide one's head in the sand like an ostrich devekuşu gibi başını kuma sokmak
bury one's head in the sand like an ostrich devekuşu gibi başını kuma sokmak
bury one's head in the sand like an ostrich devekuşu gibi başını kuma gömmek
have one's head in the sand like an ostrich devekuşu gibi başını kuma gömmek
have one's head in the sand like an ostrich devekuşu gibi başını kuma sokmak
hide one's head in the sand like an ostrich devekuşu gibi başını kuma gömmek
crazy in the head kafadan çatlak
crazy in the head deli
have eyes in the back of one's head kafasının arkasında gözleri olmak
have one's head in the sand başını kuma gömmek
be crazy in the head aklından zoru olmak
stick one's head in the sand başını kuma gömmek
hide one's head in the sand sorunları görmezden gelmek
stick one's head in the sand sorunları görmezden gelmek
soft in the head kuş beyinli
touched in the head (rur.) kafayı sıyırmış
touched in the head (rur.) deli
touched in the head (rur.) aklını kaçırmış
Speaking
the man must have rocks in his head adam kafayı yemiş olmalı
shoot him in the head onu kafasından vur
his head is in the clouds aklı bir karış havada
the voices in my head kafamdaki sesler
Medical
hole in the head disease kafada delik hastalığı
mass in the head of the pancreas pankreas başında kitle
fibrous dysplasia in the head and neck region baş-boyun bölgesi fibröz displazileri
British Slang
soft in the head kuş beyinli
soft in the head mankafa
soft in the head aptal
soft in the head salak