leisure - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

leisure

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "leisure" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 20 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
leisure n. boş vakit
General
leisure n. işsizlik
leisure n. dinlence
leisure n. serbestlik
leisure n. fırsat
leisure n. uygun zaman
leisure n. boş zaman faaliyeti
leisure n. tatil
leisure n. boş vakit
leisure n. boş zaman
leisure n. serbest zaman
leisure n. serbest zaman aktivitesi
leisure n. boş zaman aktivitesi
leisure adj. işsiz
leisure adj. gündelik
leisure adj. boş
leisure adj. serbest
leisure adj. rahat
Trade/Economic
leisure aylaklık
Computer
leisure boş zaman

Bedeutungen, die der Begriff "leisure" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 58 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
leisure industry n. eğlence endüstrisi
leisure traveller n. iş veya zorunluluk dışında bir sebeple seyahat eden kimse
leisure class n. aylak sınıf
leisure time n. boş vakit
leisure traveller n. dinlence yolcusu
leisure activity n. boş vakit faaliyeti
leisure activity n. boş zamanlarda yapılan aktivite
leisure times n. işten arta kalan zamanlar
leisure times n. boş zamanlar
leisure time n. işten arta kalan zaman
leisure time n. boş zaman
leisure time activities n. boş zaman faaliyetleri
leisure yachting n. boş zaman yatçılığı
commercialization of leisure n. (disneyland vb gibi) park/oyun alanı gibi insanların boş zaman etkinliklerine cevap veren alanların ticarileşmesi
leisure class n. rahat sınıf
at leisure adj. boş zamanda
at leisure adj. boş zamanı olan
at leisure adj. boş zamanda serbest
at leisure adj. serbest
at leisure adv. yavaş yavaş
at leisure adv. acelesiz
at one's leisure adv. vakti olduğu zaman
at leisure adv. boş zamanlarda
at one's leisure adv. boş zamanlarında
at leisure adv. acele etmeden
Proverb
marry in haste and repent at leisure iyice düşünmeden evlenirsen düşünmeye vakit bulunca pişman olursun
busiest men have the most leisure çalışkan bir insanın her şeye vakti vardır
idle people have the least leisure tembelin boş zamanı olmaz
idle folk have the least leisure tembelin boş zamanı olmaz
Colloquial
at one's leisure boş zamanlarında
a lady of leisure çalışmaya gerek duymayan kadın
a lady of leisure boş oturan kadın
Idioms
be at leisure boş vakti olmak
be at leisure boş zamanı olmak
busman's holiday leisure tatilde de işte yaptığının aynısını yapma
man of leisure sefa adamı
Trade/Economic
leisure industry eğlence endüstrisi
intertemporal substitution of leisure boş vaktin zamanlararası ikamesi
optimal work-leisure position optimal çalışma boş zaman pozisyonu
work-leisure optimum çalışma boş zaman optimum bileşimi
Institutes
european home and leisure accident surveillance system avrupa ev ve iş yeri harici kazalar sistemi
Tourism
leisure day visitor tatil günü ziyaretçisi
leisure centre sosyal tesis
leisure travel agent dinlence seyahat acentesi
leisure-tourism dinlenme turizmi
leisure services dinlence hizmetleri
Technical
leisure time boş zaman
Textile
leisure wear spor giysi
Automotive
leisure activity vehicle gezinti aracı
Aeronautic
leisure airline keyifleri için ucuza uçakla seyahat edenlerin havayolu
Marine
leisure skipper amatör kaptan
leisure time serbest zaman
leisure fishing boat serbest balıkçı botu
leisure skippers amatör kaptanlar
leisure fishing serbest balıkçılık
Medical
leisure activities boş zaman faaliyetleri
Social Sciences
leisure class aylak/tembel sınıf veya kitle
Sport
international sports and leisure marketing (isl) uluslararası spor ve eğlence pazarlama