liking - Türkisch Englisch Wörterbuch

liking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "liking" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
liking n. hoşlanma
I started liking Mary as soon as I met her.
Mary ile tanışır tanışmaz ondan hoşlanmaya başladım.

More Sentences
liking n. beğeni
liking n. beğenme
General
liking n. sevme
I can't help liking him in spite of his many faults.
Birçok hatasına rağmen onu sevmekten kendimi alamıyorum.

More Sentences
liking n. zevk
That isn't to my liking.
Zevkime uymuyor.

More Sentences
liking n. eğilim
liking n. sempati
liking n. ilgi
liking n. meyil
liking n. alaka
liking n. hazzetme
liking n. sevgi
liking n. düşkünlük
liking n. yeğleme
liking n. yeğ tutma

Bedeutungen, die der Begriff "liking" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
have a liking v. meyletmek
take a liking to v. hoşlanmaya başlamak
have a liking for somebody v. ilgisi olmak
have a liking for somebody v. hoşlanmak
have a strong liking for v. sevgi beslemek
have a strong liking for v. sevgi duymak
have a liking for v. -den hoşlanmak
take a liking to something v. kanı kaynamak
take a liking to someone v. kanı kaynamak
take a liking to someone v. kanı ısınmak
take a liking to something v. kanı ısınmak
on liking adv. hoşnut kalınması koşuluyla
on liking adv. memnuniyet verici veya uygun olması koşuluyla
Phrases
to liking expr. hoşlanacağı/zevkine göre
to liking expr. zevkine/ağız tadına/beğenisine (uyan)
Colloquial
take an immediate liking to someone v. birinden hemen hoşlanmak
to someone's liking expr. birinin hoşlanacağı/zevkine göre
to someone's liking expr. birinin zevkine/ağız tadına/beğenisine (uyan)
for your liking expr. senin için
for your liking expr. sana göre
is everything to your liking? expr. her şey gönlünüzce mi?
Idioms
develop liking v. kanı kaynamak
have a liking v. (bir şeyi) sevmek
have a liking v. (bir şeyi yapmaktan) hoşlanmak
take a liking to someone v. birisinden elektrik almak
take a liking to v. çekici gelmek
take a liking to v. beğeni duymak
take a liking to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) beğenmek
take a liking to (someone or something) v. (birine/bir şeye) ısınmak
take a liking to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sevmeye başlamak
take a liking to (someone or something) v. (birine/bir şeye) sempati duymak/duymaya başlamak
take a liking to (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) hoşlanmaya başlamak
bear a liking to v. benzemek
bear a liking to v. benzerlik taşımak
for (one's) liking expr. (birine) göre
for (one's) liking expr. (birinin) zevkine göre
for (one's) liking expr. (birinin) beğenisine göre
Speaking
for my liking expr. bana göre/benim için
thanks for liking my song expr. şarkımı beğendiğin için sağ ol
Modern Slang
aggressive liking n. internet üzerinden yapılan bir tartışmada aynı fikirde olmadığı kişiyi kötülemek için karşıt yorumları gerçek zamanlı olarak beğenme