path- - Türkisch Englisch Wörterbuch

path-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "path-" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 3 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
path- pref. patolojik (ve) anlamı veren ön ek
path- pref. hastalık anlamı veren ön ek
path- pref. duygu anlamı veren ön ek

Bedeutungen, die der Begriff "path-" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
path n. yol
path n. patika
General
cycle path n. bisiklet yolu
bridle path n. atlı yolu
tow path n. kanal veya su taşımacılığına uygun ırmağa paralel ve mavnaları halatla çeken atların kullandığı yol
the beaten path n. işlek yol
path function n. yola bağımlı değişim
path n. pist
path n. bir taşıtın izlediği belirlenmiş rota
path n. tarik
the beaten path n. herkesin geçtiği yol
path integrals n. yol integraller
true path n. doğru yol
cinder path n. pist
towing path n. yedekçi yolu
path n. keçiyolu
path n. kurak
path n. meslek
critical path analysis n. kritik yol analizi
path analysis n. yol analizi
leakage path n. sızıntı yolu
path n. yörünge
descent path n. alçalma yolu
path n. çığır
compulsory bicycle path n. mecburi bisiklet yolu
path of mind n. aklın yolu
path n. iz
path n. yol
middle path n. ikisinin ortası
middle path n. ikisi ortası
open path n. açık yol
path n. keçi yolu
path to success n. başarıya giden yol
common path n. ortak yol
critical path n. kritik yol
wheel path n. tekerlek yolu
path n. izlek
the straight path n. sırat köprüsü
as-sirat al-mustaqim (the straight path) n. doğru yol
the path to perfection n. mükemmelliğe giden yol
skating path n. paten yolu
the true path n. hidayet
the true path n. doğru yol
path n. yolak
garden path sentence n. iki anlamlı bir kelime yüzünden kolaylıkla yanlış anlaşılan bir cümle
cinder path n. cüruflu yol
cinder path n. atletizm pisti
deviation from values and the true path n. değerlerden ve doğru yoldan sapma
path n. yaşam biçimi
path n. hayat biçimi
migratory path n. göç yolu
path-working n. yol çalışmaları (meditasyon benzeri bir uygulama)
escalation path n. yürüyen merdivenin izlediği yol
running path n. koşu yolu
least-cost path n. en az masraflı yol
winding path n. dolambaçlı yol
by-path n. dolaylı yol
by-path n. yan yol
by-path n. ikincil yol
by-path n. özel yol
primrose path n. sorumsuz hareket
primrose path n. felakete giden yol
primrose path n. en dirençsiz yol
path n. geçiş yolu
path n. (amaca giden) yolculuk
right path n. doğru yol
path [dialect] n. dik yolda derin yarık
path n. dini vecibeyi yerine getirme yolu
path n. yayaların üzerinden geçerek açtığı yol
path n. (mecazen) yol
path n. ibadet
path n. organlar arasındaki nöronları birbirine bağlayan iletişim hattı
path n. iki nokta arasında ışık veya elektrik yolu
path n. manyetik bir devrenin demir parçaları
beat a path v. yol açmak
lead to the right path v. doğru yolu göstermek
cross somebody's path v. işini bozmak
cross somebody's path v. yolunu kesmek
lead somebody up the garden path v. kötü yola sevk etmek
carry on the path of v. yola devam etmek
find the correct path v. doğru yolu bulmak
change one's path v. yol değiştirmek
take a path v. yön almak
cross someone's path v. yolu kesişmek
cross someone's path v. yolları kesişmek
(someone's path) cross with someone else v. yolu kesişmek
(someone's path) cross with someone else v. yolları kesişmek
find the true path v. doğru yolu bulmak
find the true path v. hidayete ermek
stray from its intended path v. hedeflenen/niyetlenen yolundan sapmak
follow a new path v. yeni bir yol izlemek
break a path v. engelleri aşmak
path [obsolete] v. hareket etmek
path v. (birine veya bir şey üzerinde) yol açmak
path [obsolete] v. ilerlemek
path [obsolete] v. yürümek
on the war path adj. kavgaya hazır
path-breaking adj. çığır açıcı
path-breaking adj. çığır açan
-path suf. (belirli bir hastalığı) tedavi edici anlamında son ek
-path suf. … hastası anlamını veren son ek
path. (pathological) abrev. patolojik
path. (pathology) abrev. patoloji
path N. yöntem
Phrases
walk the path of truth expr. doğru yolda yürü
Proverb
every path has its puddle herkesin bir derdi vardır
every path has its puddle hiçbir şey kolay değildir
every path has its puddle her şeyin kendisine göre bir zorluğu vardır
every path has its puddle her şeyin kendisine göre bir zorluğu vardır
every path has a puddle herkesin bir derdi vardır
every path has its puddle her yolda bir engel vardır
every path has a puddle her şeyin kendisine göre bir zorluğu vardır
every path has its puddle herkesin bir derdi vardır
every path has a puddle her yolda bir engel vardır
every path has a puddle hiçbir şey kolay değildir
every path has its puddle hiçbir şey kolay değildir
Colloquial
a path of hope n. bir umut yolu
somewhere off the beaten path n. kimsenin uğramadığı bir yer
lead someone up the garden path v. üçkağıda getirmek
cross someone's path v. kaza ile rastlaşmak
cross someone's path v. rast gelmek
somewhere off the beaten path expr. gözlerden uzak bir yer
Idioms
primrose path n. zevk ve sefa yolu
the primrose path n. zevk ve sefa yaşamı
the primrose path n. zevk ve sefa alemi
path of least resistance n. en kolay yol
the primrose path (to ruin, destruction) n. zevk ve sefanın sonunda yaşanan felaket
the primrose path (to ruin, destruction) n. zevk ve sefanın sürüklediği yıkım
the path less traveled n. herkesin yapmadığı şey
the path less chosen n. pek tercih edilmeyen yol
the path less chosen n. sürüden ayrılan yol
the path less traveled n. pek tercih edilmeyen yol
the path less traveled n. kendi bildiği yol
the path less chosen n. herkesin yapmadığı şey
the path less traveled n. sürüden ayrılan yol
the path of least resistance n. zahmetsiz yol
the path less chosen n. kendi bildiği yol
the path of least resistance n. kolay yol
the path less travelled n. çoğunluk tarafından tercih edilmeyen yol
beat a path to one's door v. birinin kapısını aşındırmak
lead someone up the garden path v. aldatmak
lead someone up the garden path v. doğru olmayana inanmasını sağlamak
beat a path to someone's door v. kapısını aşındırmak
draw a red herring across the path v. dikkati dağıtmak
draw a red herring across the path v. dikkati başka yöne çevirmek
beat a path to someone's door v. kapısına üşüşmek
beat a path to someone's door v. kapısına yığılmak
lead down the garden path v. keklemek
lead down the garden path v. ihanet etmek
lead down the garden path v. dolandırmak