slit - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

slit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "slit" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 28 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
slit n. yarık
Irregular Verb
slit v. slit - slit
General
slit v. yırtılmak
slit v. kesmek (uzunluğuna)
slit v. yırtmak
slit v. yarılmak
slit v. yarmak
slit v. yarık açmak
slit v. sökmek
slit n. uzun ve dar delik
slit n. yırtmaçlı
slit n. uzun ve dar kesik
slit n. kesik
slit n. dar aralık
slit n. yırtık
Slang
slit am
slit amcık
Technical
slit boylamasına ayırmak
slit yarık
slit uzunluğuna kesmek
slit boylamasına kesmek
Computer
slit çatlak
Textile
slit yırtmaç
Food Engineering
slit yarık açmak (mukavva)
slit yarık
Marine Biology
slit aralık
British Slang
slit vajina
slit kuku

Bedeutungen, die der Begriff "slit" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
slit one's throat v. boğazını kesmek
slit one's wrists in a suicide attempt v. bileklerini keserek intihar etmeye çalışmak
slit one's wrists in a suicide attempt v. bileklerini keserek intihara teşebbüs etmek
slit one's wrists v. bileklerini kesmek
gill slit n. solungaç yarığı
double slit n. çiftyarık
slit skirt n. yırtmaçlı etek
high slit n. derin yırtmaç
deep slit n. derin yırtmaç
two side slit adj. iki yandan yırtmaçlı
slit-eyed adj. kısık göz
slit-eyed adj. kısık gözlü
Speaking
his throat was slit by a mugger bir soyguncu tarafından boğazı kesildi
Technical
fine slit ince silt
slit die yarık kalıp
multi-strand slit rolling çok ayaklı dilmeli haddeleme
energy-selecting slit enerji seçimli ayrık
slit camera method ince yarıklı kamera metodu
slit camera radiographic method ince yarıklı kamera radyografik metot
slit lamp microscope yarık lamba mikroskobu
slit illumination yarık aydınlatma
slit selvedge of a touch and close fastener tape kenetlenen bandın kesilmiş bir kenarı
slit camera radiographic method ince yarıklı kamera radyografik metodu
Textile
slit pocket yırtmaçlı cep
Construction
lookout slit visor göz deliği
Marine
slit caisson breakwater yarık keson dalgakıran
slit wall yarık kesik duvar
vertical slit caisson düşey yarıklı keson dalgakıran
slit-type outlet yarık çıkış
Medical
biomicroscopic (slit-lamp) examination biyomikroskopik muayene
Optics
slit lamp yarık lamba
Food Engineering
slit vanilla yarılmış vanilya
Physics
slit like pores yarığa benzer gözenekler
double slit çift fant
double slit çiftyarık
Agriculture
slit planting banda ekim
Military
slit trench yatma çukuru
vision slit gözetleme mazgalı
slit trench boy çukuru
Music
slit drum sopa ve ayak kullanılarak çalınan bir perküsyon enstrümanı