yırtık - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yırtık



Bedeutungen von dem Begriff "yırtık" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 18 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yırtık tear n.
yırtık torn adj.
General
yırtık rent n.
yırtık slash n.
yırtık laceration n.
yırtık rip n.
yırtık rupture n.
yırtık slit n.
yırtık tore adj.
yırtık ripped adj.
yırtık torn adj.
yırtık ragged adj.
yırtık shameless adj.
yırtık forward adj.
yırtık brazen-faced adj.
yırtık enriven adj.
Automotive
yırtık cracking n.
Slang
yırtık chad n.

Bedeutungen, die der Begriff "yırtık" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 95 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yırtık pırtık shabby adj.
yırtık pırtık ragged adj.
General
yırtık pırtık olmak be in tatters v.
birinin giysileri yırtık pırtık olmak be in rags v.
birinin üstü başı yırtık pırtık olmak be dressed in tatters v.
yırtık pırtık giysiler içinde olmak be dressed in tatters v.
yırtık pırtık hale getirmek betatter v.
yırtık pırtık olma raggedness n.
yırtık yer tear n.
yırtık pırtık giysi rags n.
yırtık para destroyed banknote n.
yırtık pırtık giysi rags and tatters n.
yırtık pırtık giysi tatters n.
yırtık prezervatif broken condom n.
yırtık pırtık bez rag n.
yırtık pırtık kıyafet raggery n.
yırtık pırtıklık raggery n.
yırtık pırtıklık raggedness n.
üstü başı yırtık kimse tatterdemalion n.
üstü başı yırtık kimse tatterdemallion n.
üstü başı yırtık kimse tatterdemalion n.
üstü başı yırtık kimse tatterdemallion n.
üstü başı yırtık kimse tatterdemalion n.
üstü başı yırtık kimse tatterdemallion n.
yırtık pırtık olma threadbareness n.
giysileri yırtık pırtık ragged adj.
yırtık pırtık out at (the) elbows adj.
yırtık pırtık seedy adj.
yırtık pırtık tacky adj.
yırtık pırtık tattered and torn adj.
yırtık pırtık tattered adj.
yırtık pırtık threadbare adj.
üstü başı yırtık pırtık tattered adj.
(giysi) yırtık pırtık ragged adj.
yırtık pırtık scuffed adj.
yırtık pırtık tatty adj.
yırtık pırtık shabby adj.
yırtık pırtık moth-eaten adj.
yırtık pırtık tackey adj.
yırtık pırtık tacky adj.
yırtık pırtık raggie adj.
(üstü başı) yırtık pırtık tatterdemalion adj.
(üstü başı) yırtık pırtık tatterdemallion adj.
(üstü başı) yırtık pırtık tatterdemalion adj.
(üstü başı) yırtık pırtık tatterdemallion adj.
(üstü başı) yırtık pırtık tatterdemalion adj.
(üstü başı) yırtık pırtık tatterdemallion adj.
yırtık pırtık trashy adj.
yırtık pırtık windowed adj.
yırtık bir şekilde tornly adv.
yırtık pırtık in rags adv.
Colloquial
yırtık pırtık raggedy n.
Idioms
üstü başı yırtık pırtık olmak be down at the heel v.
yırtık dondan çıkmış gibi durmak stand/stick out like a sore thumb v.
üstü başı pejmürde/dökülüyor/dağınık/yırtık pırtık vs. olmak look like something the cat brought/dragged in v.
yırtık dondan çıkmış gibi durmak stick out like a sore thumb v.
yırtık dondan çıkar gibi bitivermek burst onto the scene v.
yırtık dondan çıkmış gibi durmak stand out like a sore thumb v.
yırtık pırtık olmak be all the worse for wear v.
sorunların yırtık dondan çıkar gibi çoğalmaya devam etmesi whack-a-mole n.
perdesi yırtık thick-skinned adj.
üstü yırtık pırtık down-at-the-heel adj.
üstü yırtık pırtık down-at-heel adj.
yırtık pırtık ragged and tattered adj.
yırtık pırtık out at the heel adj.
yırtık pırtık out at the heels adj.
yırtık pırtık kıyafetler giyinen out at the heel adj.
yırtık pırtık kıyafetler giyinen out at the heels adj.
yırtık pırtık all the worse for wear adj.
yırtık pırtık all the worse for wear adj.
yırtık pırtık in rags and tatters expr.
yırtık pırtık rags and tatters expr.
yırtık pırtık giymiş down-at-heel (brit) expr.
yırtık pırtık giymiş down-at-the-heel (us) expr.
Law
yırtık para destroyed banknote n.
Technical
sıcak yırtık hot tear n.
yarı yırtık half torn n.
Textile
yırtık kot ripped jeans n.
yırtık pantolon torn pants n.
kumaş üzerindeki dikdörtgen şekilli yırtık winkle-hawk n.
kumaş üzerindeki dikdörtgen şekilli yırtık winkle-hole n.
Medical
yırtık veya kesik tendonların dikilmesi tenorrhaphy n.
anüste yırtık anal fissure n.
meniskal yırtık meniscal rupture n.
radial yırtık radial tear n.
trakeal yırtık tracheal tear n.
ventrikülde yırtık ventricular laceration n.
Pathology
bel bölgesinde meydana gelen yırtık laparocele n.
Tobacco
yırtık uç torn end n.
Slang
yırtık dondan çıkmak appear out of the blue v.
yırtık dondan çıkmak pop out v.
yırtık dondan çıkmak come out of nowhere v.
yırtık pırtık kıyafet grubbies n.
British Slang
üstü başı yırtık pırtık kimse crustie n.
üstü başı yırtık pırtık kimse crusty n.