smell - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

smell

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "smell" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 29 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
smell v. koklamak
smell v. kokmak
smell n. koku
Irregular Verb
smell v. smelled/smelt - smelled/smelt
General
smell v. kokmak (kötü)
smell v. kokmak
smell v. eritmek
smell v. hissetmek
smell v. koklamak
smell v. sezmek
smell v. koku almak
smell v. -in kokusunu almak
smell v. -in kokusunu duymak
smell v. koku vermek
smell v. -in kokusundan (bir şeyi) anlamak
smell v. kokusunu almak
smell v. kokusunda olmak
smell v. kötü kokmak
smell n. rayiha
smell n. ima
smell n. pis koku
smell n. koklama
smell n. koku alma duyusu
smell n. dem
Technical
smell koku duyma
smell kokmak
smell koklamak
Medical
smell koku alma
smell koklama duyusu

Bedeutungen, die der Begriff "smell" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 149 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
a strange smell to emanate from the basement v. bodrumdan tuhaf bir koku gelmek
be disturbed by a bad smell v. burnunun direği kırılmak
can't stand the smell v. kokuya tahammül edememek
catch a smell v. koku duymak
cause to smell v. kokmasına neden olmak
detect a smell v. koku duymak
give off a smell v. kokutmak
give off smell v. koku vermek
give off smell v. koku salmak
give off smell v. koku yaymak
leave smell v. koku bırakmak
make a place smell v. kokutmak
make somebody smell v. koklatmak
make somebody smell something v. koklatmak
miss the smell of one’s hair v. saçının kokusunu özlemek
perceive the smell of v. kokusunu almak
smell a place up v. bir yeri kokutmak
smell a rat v. kuşkulanmak
smell bad v. kötü kokmak
smell bad v. pis kokmak
smell bad v. berbat kokmak
smell better v. daha iyi kokmak
smell clean v. temiz kokmak
smell each other v. koklaşmak
smell familiar v. tanıdık gelmek
smell good v. güzel kokmak
smell good v. iyi kokmak
smell history v. tarih kokmak
smell nice v. iyi kokmak
smell nice v. güzel kokmak
smell of v. kokusu olmak (belirli bir şeyin)
smell of burning v. yanık kokmak
smell of onion v. soğan kokmak
smell out v. açığa çıkarmak
smell out v. koklayarak bulmak
smell out v. sezmek
smell out v. kokusunu almak
smell rotten v. kokuşmak
smell smoky v. is kokmak
smell the danger v. tehlike kokusu almak
smell the lamp v. sabahlamak
smell to high heaven v. pis kokmak
suppress the smell v. kokuyu bastırmak
a smell of coffee n. kahve kokusu
animal smell n. hayvan kokusu
armpit smell n. koltuk altı kokusu
baby smell n. bebek kokusu
burning smell n. yanık kokusu
dog smell n. köpek kokusu
egg smell n. yumurta kokusu
fish smell n. balık kokusu
flower smell n. çiçek kokusu
foul smell n. ağır/kötü koku
keen sense of smell n. keskin koku alma duyusu
keen sense of smell n. keskin koku alma özelliği
odious smell n. rahatsız edici koku
offensive smell n. rahatsız edici koku
organ of smell n. koku alma organı
sense of smell n. koku alma yeteneği
sense of smell n. koku alma duyusu
sense of smell n. koku duyusu
smell of animal n. hayvan kokusu
smell of flowers n. çiçek kokuları
smell of freshly-baked bread n. taze ekmek kokusu
smell of garlic n. sarımsak kokusu
smell of lavender n. lavanta kokusu
smell of rain n. yağmur kokusu
smell of strawberry n. çilek kokusu
smell of sweat n. ter kokusu
smell of the sea n. denizin kokusu
smell of the sea n. deniz kokusu
smoky smell n. is kokusu
strawberry smell n. çilek kokusu
the sense of smell n. koklama duyusu
the smell of a baby n. bebek kokusu
the smell of money n. paranın kokusu
underarm smell n. koltuk altı kokusu
unpleasant smell n. kötü koku
vaginal smell n. vajinal koku
volatile smell n. uçucu koku
having a smell adj. kokulu
smell-alike adj. benzer kokulu/kokusu benzeşen
Phrasals
smell of something bir şey kokmak
smell something up bir şeyi kokutmak
Proverb
rose by any other name would smell as sweet adına başka bir şey de deseydik gül yine aynı güzellikte kokacaktı
rose by any other name would smell as sweet latif kokusu gülün adında değil özundedir
rose by any other name would smell as sweet güzel kokusu gülün adında değil özündedir
Colloquial
can't you smell it? kokusunu alamıyor musun?
I smell a rat bu işte bir bit yeniği var
I smell a rat burnuma kötü kokular geliyor
Idioms
smell a rat v. pirelenmek
I smell you seni anlıyorum
pass the smell test ahlaken kabul edilebilir olmak
pass the smell test meşru/münasip/ uygun ve yerinde olmak
smell a rat bir bit yeniği sezmek
smell a rat içine kurt düşmek
smell blood saldırmaya hazır olmak
smell blood kan kokusu almak
smell fishy şüpheli görünmek
smell fishy burnuna kötü kokular gelmek
smell like a rose masum görünmek
smell like a rose suçsuz görünmek
smell of the lamp üzerinde çok kafa yorulmuş olduğu belli olan
smell of the lamp üzerinde çok emek sarfedilmiş olduğu belli olan
smell to high heaven leş gibi kokmak
smell to high heaven bok gibi kokmak
smell to high heaven berbat kokmak
smell to high heaven iğrenç kokmak
smell to high heaven kötü kokmak
smell to high heaven ayyuka çıkmak
smell to high heaven kokuşmak
stop and smell the roses rahatlamak
stop and smell the roses hayatın tadını çıkartmak
stop to smell the roses hayatın tadını çıkartmak
stop to smell the roses rahatlamak
Speaking
do you smell something? bir koku alıyor musun?
does my breath smell? nefesim mi kokuyor?
does my breath smell? nefesim kokuyor mu?
how do you bear that smell? bu kokuya nasıl dayanıyorsun?
how do you deal with that smell? bu kokuya nasıl dayanıyorsun?
how do you deal with that smell? bu kokuya nasıl katlanıyorsun?
how do you deal with this smell? bu kokuya nasıl katlanıyorsun?
how do you deal with this smell? bu kokuya nasıl dayanıyorsun?
how do you stand that smell? bu kokuya nasıl dayanıyorsun?
how does it smell like? nasıl kokuyor?
how does it smell like? kokusu nasıl?
wake up and smell the coffee uyan da balığa gidelim
wake up and smell the coffee uyan da balığa çıkalım
what does it smell like? kokusu neye benziyor?
what does it smell like? ne kokuyor?
you smell bad kötü kokuyorsun
you smell good güzel kokuyorsun
Slang
same shit different smell aynı bokun laciverti
stop and smell the roses mola verip keyif çatmak
stop and smell the roses mola verip keyif yapmak
Automotive
car smell araba kokusu
exhaust smell egzoz kokusu
fuel smell yakıt kokusu
fuel smell spillage yakıt sıçraması
Medical
diminished taste and smell perception tat ve koku alma duyusunda azalma
sense of smell koku alma
sense of smell koklama duyusu
smell identification test koku belirleme testi
smell test koku testi
taste and smell tests tat ve koku testleri
Gastronomy
dirty smell pis koku
Zoology
smell of carrion leş kokusu
Football
smell the goal golü koklamak
British Slang
fish (gay derogatory usage alluding to an unsavoury vaginal smell) kadın