çok eski - Turkish English Dictionary
History

çok eski



Meanings of "çok eski" in English Turkish Dictionary : 19 result(s)

Turkish English
General
çok eski of long standing adj.
çok eski immemorial adj.
çok eski antediluvian adj.
çok eski venerable adj.
çok eski ancient adj.
çok eski remote adj.
çok eski dateless adj.
çok eski age-old adj.
Idioms
çok eski as old as the hills
çok eski over the hill
çok eski far gone
çok eski as old as methuselah
çok eski old as methuselah
çok eski as ancient as the hills
çok eski ancient as the hills
çok eski as old as the hills
çok eski old as the hills
çok eski as old as adam
çok eski old as adam

Meanings of "çok eski" with other terms in English Turkish Dictionary : 27 result(s)

Turkish English
General
eski halinden çok düşmüş olmak be a shadow of one's former self v.
çok eski olmak be very old v.
çok eski olmak be too old v.
çok eski zaman time immemorial n.
eski roma'da çok büyük arazi latifundia n.
ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan aboriginal adj.
çok eski çağlarda var olan aboriginal adj.
çok eski çağlardan kalan aboriginal adj.
çok eski bir zamandan kalma ancient adj.
çok eski bir şekilde anciently adv.
çok eski olarak immemorially adv.
çok eski olarak venerably adv.
Phrases
çok eski zamanlardan bu yana from time immemorial
çok eski dönemlerden bu yana from time immemorial
Colloquial
çok eski(ler)den beri from far in the past
Idioms
çok eski bir numara the oldest trick in the book
çok uğraşarak tekrar eski iyi durumuna dönmek claw one's way back from something
çok eski zamanlardan beri from time immemorial
bir işte çok eski olmak be the grand old man of something
çok eskiden/eski zamanlardan beri since time immemorial
Speaking
çok eski(ler)den beri from way back
Computer
dosya çok eski file is too old
Mining
çok eski çağlardan beri mücevher olarak kullanılan bir taş türü lazuli
Botanic
eski dünya tropik bölgelerinde yetişen yoğun dallı çok yıllık çalılar cajanus
History
çok eski zamanlarda taksi olarak kullanılan ulaşım aracı hackney carriage
Geology
doğada yaşanan olayların derece derece yaşanmadığını savunan bunların çok büyük değişikliklerle meydana geldiğini ileri süren eski bir düşünce sistemi catastrophism
Music
obua sesi veren obuanın ön soyu sayılan çok eski bir çalgı cromorna