alibi - Turkish English Dictionary

alibi

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

alibi — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /ˈæləbaɪ/ – BrE /ˈælɪbaɪ/)
Part of speech:
İsim: alibi (alibis)
Synonyms:
excuse
Antonyms:
implication

Meanings of "alibi" in Turkish English Dictionary : 11 result(s)

English Turkish
General
alibi n. mazeret
The constant reference to environmental protection is being used as an alibi to reduce farm production.
Çevrenin korunmasına yapılan sürekli atıf, çiftlik üretimini azaltmak için bir mazeret olarak kullanılıyor.

More Sentences
alibi v. mazeret uydurmak
Fadil was establishing an alibi.
Fadıl bir mazeret uyduruyordu.

More Sentences
alibi n. gerekçe
alibi n. suç mahallinden başka yerde
alibi n. suç anında başka yerde olduğu iddiası
alibi n. özür
alibi n. suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama
alibi N. suçsuzluk kanıtı
Law
alibi n. suçun işlenmesi anında başka yerde olma
alibi n. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia
Archaic
alibi adv. başka yerde

Meanings of "alibi" with other terms in English Turkish Dictionary : 7 result(s)

English Turkish
Idioms
alibi ike n. bahanecibaşı
alibi ike n. mazeretçibaşı
get for someone for an alibi v. (polise vb) bir mazeret sunmak
Law
cast iron alibi n. (suç işlediği zamanda başka yerde olduğunu gösteren) güçlü/sağlam gerekçe
alibi witness n. sanığın mazeret sunarken dayandığı tanık
Military
alibi fire n. mazeret atışı
Latin
et alibi adv. ve başka yerde