be down - Turkish English Dictionary
History

be down

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "be down" in Turkish English Dictionary : 10 result(s)

English Turkish
Colloquial
be down beş parasız kalmak
be down dımdızlak ortada kalmak
be down mutsuz olmak
Idioms
be down miktar olarak düşmek
be down yazılmak
be down kaydedilmek
be down azalmak
be down rapor edilmek
be down içerde olmak
be down aşağı inmek

Meanings of "be down" with other terms in English Turkish Dictionary : 113 result(s)

English Turkish
General
be upside down v. alt üst olmak
be weighed down v. belini bükmek (bir görev/sorumluluk vb)
be unable to slow down v. hızını alamamak
be down in the mouth v. kan ağlamak
be weighed down with v. çok yüklü olmak (belirli bir şeyle)
be swooped down v. basılmak
be raided down v. basılmak
be upside down v. altüst olmak
be turned down v. kısmak (ses)
be down for v. yazılmak
be pulled down v. yıktırılmak
be down in the dumps v. çok neşesiz olmak
be sent down v. yemek
be unable to settle down v. dikiş tutturamamak
be down in the dumps v. canı sıkkın olmak
be weighed down v. yüklü olmak (dert/keder)
be always running somebody down v. bir kimseyi her yerde kötülemek
be tied down v. başı bağlı olmak
be down on somebody v. kancayı takmak
be down on somebody v. karşı olmak
be voted down v. oylanmak
(computer) to be down v. bilgisayar çökmek
be worn down v. hali olmamak
be worn down v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be down at the heels v. üstü başı dökülmek
be down on one's luck v. talihi yüz çevirmek
be down on v. -e karşı olmak
be shut down v. kapatılmak
be closed down v. kapatılmak
be down to one number v. bir sayıyla kaçırmak
be down to one number v. altılıda beşte kalmak
be down to one number v. bir numarayla kaybetmek
be down on one's uppers v. müşkül duruma düşmek
be paralyzed from the waist down for the rest of one's life v. hayatının geri kalanı boyunca belden aşağısı felç olarak kalmak
be passed down by word of mouth v. dilden dile intikal etmek
be bogged down in trivia v. ıvır zıvır içinde kaybolmak
Phrasals
be down for kaydettirmek
be down for okula yazılmak
be down for kaydolmak
be down with hastalığa yakalanmak
be down with yorgan döşek yatmak
be down with yatağa düşmek
be down with hastalanmak
Colloquial
be down on one’s luck şansı kötü gitmek
be down on one’s luck şansı kötü olmak
be down in the mouth melankolik bir halde olmak
be down on one’s luck bahtı kara olmak
be down on one’s luck kör talihi olmak
be down in the mouth melankoliye düşmek
be down in the mouth neşesiz olmak
be down in the dumps çok mutsuz gözükmek
be down on one’s luck şanssız olmak
be down in the mouth çok mutsuz gözükmek
be down in the mouth çok mutsuz olmak
be down to (birinin) hatası olmak
be down to bir şeyin nedeni olmak
Idioms
be down at the heel v. üstü başı yırtık pırtık olmak
be down with (something) v. (bir şeye) takılmak/kafayı takmak
be down with (something) v. (bir şeyi) kafaya takmak
be down with (something) v. (bir şeyle) çok ilgilenmek/meşgul olmak
be down with (something) v. (bir şeyden) çok hoşlanmak
be down with (something) v. (biriyle) arkadaşlığını sürdürmek
be down with (something) v. (biriyle) takılmak/samimi olmak
be down with (something) v. hasta olmak
be down with (something) v. hastalanmak
be down with (something) v. bir hastalığa yakalanmak
be down with (something) v. bir hastalıktan muzdarip olmak
be down with (something) v. bir hastalık nedeniyle yataklara düşmek
be down with v. bir hastalık nedeniyle yataklara/yatağa düşmek
be down with v. (birini) koltuğundan/makamından indirmek
be down with v. görevinden almak/azletmek
be down with v. (bir kurumu) feshetmek
be down with v. indirmek
be down with v. aşağı almak/koymak
be down with v. (yelkenleri) açmak/fora etmek
be down with v. (biriyle) arkadaşlığını sürdürmek
be down in the dumps karadeniz'de gemileri batmış gibi durmak
be down on garez bağlamak
be down at heel üstü başı dökülmek
be down in the dumps melankolik bir halde olmak
be down and out fakir olmak
be down and out yoksulluk
be down and out yoksul olmak
be down on one's luck şansı kötü gitmek
be down on one's luck şanssız olmak
be down on one's luck şanssız bir dönem yaşamak
be down on one's luck (belirli bir dönem) talihi yaver gitmemek
be down on one's luck kötü gününde olmak
be right down someone's alley bildiği bir iş olmak
be right down someone's alley tam dişine göre olmak
be bogged down çıkmaza girmek
be bogged down çıkmaza düşmek
be bogged down çıkmaza saplanmak
be caught with one's pants down rezil bir durumda yakalanmak
be caught with one's trousers down rezil bir durumda yakalanmak
be caught with one's pants down hazırlıksız yakalanmak
be caught with one's trousers down savunmasız yakalanmak
be caught with one's pants down savunmasız yakalanmak
be caught with one's trousers down hazırlıksız yakalanmak
be dead from the waist down cinsel istek duymamak
be dead from the waist down belden aşağısı tutmamak
be down a notch on one's belt bir beden küçülmek
be down in the mouth yüzünden düşen bin parça olmak
be down on your uppers (british old-fashioned) sıkıntıya düşmek
be down on your uppers (british old-fashioned) darda olmak
Speaking
i'll be right down hemen iniyorum
Politics
be turned upside down at the ballot box sandığa gömülmek
Marine
be down by the stern kıçı tamamen suya batmak
Medical
be paralyzed from the waist down belden aşağısı tutmamak
be paralyzed from the waist down belden aşağısı felç olmak
Numismatic
be down in the dumps çok mutsuz olmak
be down in the dumps neşesiz olmak
be down in the dumps melankoliye düşmek