be for - Turkish English Dictionary
History

be for

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "be for" in Turkish English Dictionary : 3 result(s)

English Turkish
General
be for v. taraftar olmak
Colloquial
be for v. -den yana olmak
be for v. yana olmak

Meanings of "be for" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
General
be crazy for v. deli olmak
be too much for v. gücünü aşmak
be happy for someone v. adına mutlu olmak
be ticketed for v. aday gösterilmesi planlanmak (birinin belirli bir yere)
be cut out for v. uygun olmak
be knocked for six v. darbe yemek
be unqualified for a job v. bir işe uygun niteliklere sahip olmamak
be ticketed for v. uygun bir aday olduğu söylenmek (belirli bir yere)
be in shape for v. kondisyonu iyi olmak
be difficult for v. zor gelmek
be good for v. yaramak (bir işe)
be hard up for money v. para sıkıntısı çekmek
be intended for v. için amaçlanmak
be good for v. iyi gelmek
be happy for (someone) v. adına mutlu olmak
be a match for v. eş olmak
be pressed for time v. zamanı dar olmak
be on duty for the day v. nöbetçi olmak
for someone to be completely forgotten v. adı okunmamak
be sent on an assignment for v. tayini çıkmak
be crazy for v. delicesine sevmek
be asked for v. istenmek
be pushed for money v. başı daralmak
be down for v. yazılmak
be cramped for space v. sıkışmak
be answerable for something v. bir şeyden sorumlu olmak
be unable to contain oneself for v. yerinde duramamak
be destined for v. bir yere doğru gidecek olmak
be thirsty for v. çok istemek
be in shape for v. formda olmak
be dying for v. can atmak
be pushed for money v. eli darda olmak
be to blame for something v. suçlusu olmak
be for the benefit of v. yararına olmak
be done for v. hapı yutmak
be pressed for something v. sıkışık olmak
be done for v. yanmak
be rewarded for one's efforts v. emeklerinin karşılığını almak
be noted for v. için önemli sayılmak
be a match for v. birinin dengi olmak
be spoken for v. satılık bir şey biri için ayrılmak
be sorry for v. acımak
be too big for one's boots v. burnu kaf dağında olmak
be spoiling for v. aranmak
be too big for one's boots v. kendini dev aynasında görmek
be saved for v. saklanmak
be grateful for v. şükretmek
be notable for v. için önemli sayılmak
be in for v. kötü bir şeyi geçirmek üzere olmak
be pinched for time v. sıkışmak
(for one) to be worthwhile v. adamdan saymak
be in the mood for v. canı bir şeyi yapmak istemek
be at a loss for words v. ne diyeceğini şaşırmak
be liable for v. yükümlülüğe girmek
be in the market for v. satın alma niyetinde olmak
be cursed for one's cruelty v. ah almak
be noted for v. ile meşhur olmak
be gone for ever v. yerinde yeller esmek
be notable for v. ile tanınmak
be responsible for v. bakmak
be a sucker for v. bayılmak
be a subject for v. konusu olmak
be too big for one's boots v. kendini bir şey sanmak
be easy for somebody v. kolayına gelmek
be thoughtless for v. hiç düşünmemek
be sorry for v. üzülmek
be of use for something v. bir şeye yaramak
be dying for v. çok istemek
be pressed for v. sıkışmak
be at a loss for words v. söyleyecek söz bulamamak
be solidly for v. tamamen aynı görüşte olmak
be anxious for someone to do something v. birinin bir şeyi yapmasını çok istemek
be intended for v. için olmak
be ticketed for v. verilmesi planlanmak (bir şeyin belirli bir şeye/yere)
be hot for v. ilgilenmek
be to blame for something v. sorumlusu olmak
be hit for six v. darbe yemek
be too much for v. için çok zor olmak
be sorry for v. acınmak
be noted for v. ile tanınmak
be lonely for v. özlem duymak
be the right person for a job v. adamı olmak
be pushed for v. sıkışmak
(for one) to be worthwhile v. adamdan sayılmak
be good for v. dayanmak (belirli bir süre için)
be a byword for v. ile eşanlamlı olmak
be greedy for v. gözünü bir şey hırsı bürümek
be held responsible for v. üzerine kalmak
be notable for v. ile meşhur olmak
be up for v. aday olmak
be sorry for v. pişman olmak
be to blame for v. suçlusu olmak
be sorry for v. yerinmek
be pressed for time v. dara gelmek
be too big for one's boots v. burnu havada olmak
be spoiling for v. istemek
be in store for v. beklemek (birini sürpriz vb)
be in for v. (kötü bir şeyi) geçirmek üzere olmak
be in for it v. (kötü bir şey) geçirmek üzere olmak
be adapted for v. uygun olmak
be fitted for v. uygun olmak
be a basis for v. gerekçe oluşturmak
be a reason for v. gerekçe oluşturmak
be suitable for the purpose of v. amacına uygun olmak
be pushed for something v. sıkışmak
be at a loss for words v. söyleyememek
be at a loss for words v. ağzında düğümlenmek
be lost for words v. küçük dilini yutmak
be waited for v. beklenilmek
be on the lookout for a suitable opportunity v. bir fırsatını kollamak
be frantic while waiting for something v. dokuz doğurmak
(for a time piece) be slow v. geri kalmak
(for a place) be deserted v. fareler cirit atmak
be on the lookout for a suitable opportunity v. fırsat kollamak
(for something) be pleasing (somebody) v. hoşa gitmek
(for something) be pleasing (somebody) v. hoşuna gitmek
be on the lookout for a suitable opportunity v. zaman kollamak
be outmoded (for something) expire v. zamanı geçmek
be greatly sorry (for someone) v. yürek sızlamak
be difficult for (someone) v. zor gelmek
(of a suspected criminal) be sought by the police for questioning v. aranılmak
be rejected for a job v. işe kabul edilmemek
be rejected for a job v. iş başvurusu reddedilmek
be rejected for a job v. iş başvurusu kabul edilmemek
be accepted for a job v. iş başvurusu kabul edilmek
be accepted for a job v. işe kabul edilmek
be accepted for a job v. işe alınmak
be late for school v. okula geç kalmak
be in a struggle for v. çabası içinde olmak
be in a struggle for v. çaba içinde olmak
be deemed suitable for credit v. kredi vermeye değer bulunmak
(time) be ripe for v. zamanı gelmek
be looking for an adventure v. macera aramak
be for (something/someone) v. yönelik olmak
be opened for settlement v. yerleşime açılmak
for there to be no longer any need for v. mahal kalmamak
for there to be no room left for v. mahal kalmamak
be too much (for) v. çok gelmek
be singled out for criticism v. eleştirilere maruz kalmak
be ready for cooperation v. işbirliğine hazır olmak
be intended merely for information purposes v. bilgi mahiyetinde olmak
be legally responsible for v. yasal olarak sorumlu olmak
be responsible for v. -den sorumlu olmak
be proposed for candidacy v. aday gösterilmek
be riding for a fall v. dikkatsizce davranak başarısızlığa davetiye çıkarmak
be suitable for v. denk düşmek
be suitable for v. denk gelmek
be baggy for someone v. bol gelmek
be offered for sale v. satışa sunulmak
be opened for use v. kullanıma açılmak
be bait for v. yem olmak
be sponsor for v. sponsor olmak
be inconvenient for military service v. askerliğe elverişsiz olmak
be inconvenient for military service v. askerliğe elverişli olmamak
be jailed for v. hapse girmek
be jailed for v. hapse atılmak
be gasping for v. dili damağı kurumak
be cut out for v. biçilmiş kaftan olmak
be for the high jump v. azar işitmek
be for the high jump v. zılgıtı yemek
be taken for a ride v. para kaptırmak
be taken for a ride v. dolandırılmak
be in shape for v. -e hazır olmak
be liable for v. -den sorumlu olmak
be poised for v. -e hazır olmak
be sick for v. -i çok özlemek
be bad for v. -e zararlı olmak
be sorry for v. -e acımak
be thirsty for v. -e susamak
be suitable for v. -e uygun olmak
be late for v. -e gecikmek
be thirsty for v. -i çok istemek
be hungry for v. -i çok özlemek
be strong for v. -i çok desteklemek
be tailor-made for v. biçilmiş kaftan olmak
be tailor-made for v. özel olarak yapılmış olmak
be all for v. -e taraftar olmak
be all for v. -i candan desteklemek
be hungry for v. -i çok arzu etmek
be on the look-out for v. aramak
be late for v. -e geç kalmak
be still hungry for success v. başarıya doymamak
be taken for a fool v. enayi yerine konmak
be hungry for v. -e susamak
be called for an interview v. mülakata çağrılmak
be zoned for construction v. imara açmak
be zoned for housing v. imara açmak
be desperate for a toilet v. çok sıkışmak
be desperate for a toilet v. tuvalete gitmek istemek
be desperate for a toilet v. tuvaleti gelmek
be best remembered for v. bir şeyiyle hatırlanmak
be desperate for toilet v. çok sıkışmak
be best known for one’s v. bir şeyiyle anılmak
be responsible for a mistake v. bir yanlıştan sorumlu olmak
be for sale v. satılık olmak
be good for v. yaramak
be a leading country for v. açısından önde gelen bir ülke olmak
be hopeful for the future v. gelecekten umutlu olmak
be used for v. -de kullanılmak
be born for stage v. sahne için yaratılmak
one's application be submitted for processing v. müracaatı işleme konulmak
be appointed for the first time v. (bir göreve vb) ilk defa atanmak
be screened for v. taramadan geçirilmek
be accountable to someone for something v. birine karşı sorumlu olmak
lend itself to be suitable for v. uygun olmak
be appropriate for v. elverişli olmak
be applicable for v. elverişli olmak
be applicable for v. uygun olmak
be appropriate for v. uygun olmak
lend itself to be suitable for v. elverişli olmak
be designed mainly for the transport of goods v. esas olarak yük taşımak için tasarlanmak
be happy for someone v. adına sevinmek
be used for military purpose v. askeri amaçla kullanılmak
be responsible for damages v. hasarı ödemekten sorumlu olmak
be responsible for damages v. hasardan sorumlu olmak
be used for medical purposes v. tıbbi amaçlarla kullanılmak
be directly accountable for v. doğrudan sorumlu olmak
be directly responsible for v. doğrudan sorumlu olmak
be open for suggestions v. önerilere açık olmak
be ready for the storm v. fırtınaya hazır olmak
be ready for use v. kullanıma amade olmak
be ready for use v. kullanıma hazır olmak
be ready for change v. değişime hazır olmak
be anxiously/impatiently waiting (for/to) v. iple çekmek
be sickening for v. hasta gibi hissetmek
be made for each other v. birbirleri için yaratılmak
be made for each other v. birbiri için yaratılmak
be meant for each other v. birbiri için yaratılmak
be meant for each other v. birbirleri için yaratılmış olmak
be late for the appointment v. randevuya geç kalmak
be on the alert (for someone or something) v. tetikte olmak
be good for digestion v. sindirime iyi gelmek
be out in the cold for hours v. saatlerce soğukta dışarıda kalmak
be a substitute for someone v. birinin yedeği olmak
be a substitute for someone v. birine yedek olmak
be detained for questioning v. sorgulanmak amacıyla gözaltında bulundurulmak/tutulmak
be detained for questioning v. sorgulama için gözaltına alınmak
be detained for questioning v. sorgulanmak üzere gözaltına alınmak
be late for the dress rehearsal v. elbise provasına gecikmek
be late for the appointment v. randevuya gecikmek
be late for the dress rehearsal v. kostümlü provaya gecikmek
be arrested for selling drugs to students v. öğrencilere uyuşturucu satmaktan tutuklanmak
be famous for its v. ile meşhur olmak
be a sign for v. bir göstergesi/kanıtı/belirtisi olmak
be paralyzed from the waist down for the rest of one's life v. hayatının geri kalanı boyunca belden aşağısı felç olarak kalmak
be eligible for the lottery v. çekiliş için hak kazanmak
be eligible for the lottery v. çekilişe katılmak için hak kazanmak
be sent to the court for arrest v. tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmek
be responsible for one's death v. birinin ölümünden sorumlu olmak
be pleased for someone v. biri için mutlu olmak
be good for health v. sağlığa iyi gelmek
be gifted for v. doğuştan yetenekli olmak
be gifted for v. yeteneği olmak
be gifted for v. -e kabiliyetli olmak
be known for one's something v. ...ile meşhur/tanınmış/meşhur olmak
be treated for smoke inhalation v. duman solumadan dolayı tedavi görmek
be a sponsor for v. sponsor olmak
be late for class v. derse geç kalmak
be late for class v. derse geç girmek
be doing the legwork for someone v. birinin ayak işlerini yapmak
be longed for v. özlenmek
be yearned for v. özlenmek
(of a suspected criminal) be sought by the police for questioning v. polis tarafından aran(ıl)mak
be for; be in favor v. lehte olmak
be opened for worship v. ibadete açılmak
be a cause for v. etken olmak
be a reason for v. etken olmak
not be willing to settle for v. yetinmemek
be pick for v. için seçilmek
be responsible for v. yükümlü olmak
be ultimaltely responsible for v. -den nihai olarak sorumlu olmak
be asked for one's statement v. ifadesine başvurulmak
be angry with someone for something v. bir şey için birine sinirli olmak
be concerned for something v. bir şey için endişe duymak
be born for stage v. sahne için doğmuş olmak
be born for stage v. sahne için doğmak
be riding for a fall v. kendine fazla güvenip tehlikeli bir işe kalkışmak
be remembered as/for something v. (bir şey) olarak hatırlanmak
be remembered as/for something v. (bir şey) olarak anımsanmak
be remembered as/for something v. (bir şeyleriyle) anılmak
be famous for its v. ile meşhur olmak
be famous for its v. ile bilinmek
be famous for its v. (bir şeyiyle) meşhur olmak
that has to be paid for n. ücretli
for whatever reason it might be adv. her ne sebeple olursa olsun
Phrasals
be out for v. amaçlamak
be down for v. kaydolmak
be down for v. kaydettirmek
be down for v. okula yazılmak
be destined for v. kaderinde olmak
be up for sale v. satışa çıkmak
be up for sale v. satılık olmak
be out for v. sahip olmayı amaçlamak
be in for v. yarışa girmek
be in for v. yarışmaya katılmak
Phrases
better to be hung for a wolf than a sheep expr. boğulacaksan büyük denizde boğul
i might as well be hanged for a sheep as a lamb expr. boğulacaksan büyük denizde boğul
better to be hung for a wolf than a sheep expr. battı balık yan gider
be prepared for anything expr. her şeye hazırlıklı olun
for whatever reason it might be expr. hangi nedenden ötürü olursa olsun
be careful what you wish for expr. ne arzu ettiğine dikkat et
this call may be recorded for quality assurance purposes expr. yapacağınız görüşme hizmet kalitesi amacı ile kayıt altına alınmaktadır
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. eksik dilek dileme
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur)
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğine dikkat et (bakarsın gerçek olur)
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)
far be it for me to... expr. … bana düşmez
far be it for me to... expr. … bana uygun değil
far be it for me to... expr. … bana uymaz
far be it for me to... expr. … benim işim değil
far be it for me to... expr. … bana göre değil
far be it for me to... expr. … bana gelmez
far be it for me to... expr. … benden uzak olsun
far be it for me to... expr. … benlik değil
far be it for me to... expr. … benim üstüme vazife değil
I might as well be hanged for a sheep as a lamb battı balık yan gider
Proverb
eat, drink, and be merry, for tomorrow we die ye, iç, eğlen şu üç günlük dünyada
eat, drink, and be merry, for tomorrow we die ye, iç, eğlen; yarın yokuz
gravitation cannot be held responsible for people falling in love insanların aşka düşmesinden yerçekimini sorumlu tutamazsın
If ifs and ands were pots and pans there'd be no work for tinkers' hands ninemin sakalı olsaydı dedem olurdu
blessed is he who expects nothing for he shall never be disappointed bir şey beklemeyen (çok şey umut etmeyen) hayal kırıklığına uğramaz
If ifs and ands were pots and pans there'd be no work for tinkers' hands hayat keşkelerle (eğerlerle) geçmez
gravitation cannot be held responsible for people falling in love insanların aşık olmasından yerçekimini sorumlu tutamazsın
blessed is he who expects nothing, for he shall never be disappointed beklentisi olmayanın hayal kırıklığı olmaz
Colloquial
be in for it v. başı belaya girecek olmak/gününü görecek olmak
be in for it v. (kötü bir şeyin başına gelmesinden) kaçamayacak olmak
be tickets (for someone or something) [south africa] v. biletini kesmek
be tickets (for someone or something) [south africa] v. bileti kesilmiş olmak
be tickets (for someone or something) [south africa] v. işini bitirmek
be tickets (for someone or something) [south africa] v. işi bitmiş olmak
be out for (something) v. (terfi, intikam gibi bir şey) peşinde olmak/peşinden koşmak
be out for (something) v. (bir şey) elde etmek/almak için çok uğraşmak/çalışmak
be out for (something) v. (bir şey) için dışarıda olmak
be out for (something) v. (bir şey) için dışarıya çıkmak
be out for (something) v. bir süreliğine işte/okulda olmamak
be out for (something) v. bir süre için işe/okula gelememek
be famous for v. bir şeyi ile ünlü olmak
be for the high jump v. azar yemek
be all set for v. bir şeye hazır olmak
be in the running for v. değer olmak
be for the high jump v. cezalandırmak üzere olmak
be in the running for v. kazanma şansı olmak
be thankful for small mercies v. küçük şeyler için şükretmek
be thankful for small mercies v. küçük şeylere yetinmek
be thankful for small mercies v. küçük şeylerle mutlu olmak
be in the running for v. layık olmak
be for the high jump v. papara yemek
be for the high jump v. paylanmak
be for the high jump v. zılgıt yemek
be all for something/for doing something v. (bir şeyi) yapacağına canı gönülden inanmak
be all for something/for doing something v. (bir şeyi) yapmak için tüm gücüyle çabalamak
be done for v. başı dertte olmak
be done for v. sonu gelmek
be done for v. hapı yutmak
be done for something/for doing something v. (hız yaptığı için) cezayı yemek
be off for (something) v. (bir şeyden) belli bir miktara sahip olmak
be off for (something) v. (bir şeyi) yeterince var olmak
be out for v. niyetinde olmak
be out for v. peşinde olmak
be out for v. amacında olmak
be out for v. intikam peşinde olmak
be out for v. kan gütmek
be out for v. kana kan istemek
be (one's) for the asking v. istediği her iş vb. onun olmak
be (one's) for the asking v. (birinin) istemesi yeterli olmak
be (one's) for the asking v. (birinin) parmaklarının ucunda olmak
be (one's) for the asking v. (birinin) emrine amade olmak
be (one's) for the asking v. (birinin) istediği her iş vb. hazırda olmak
be (one's) for the asking v. istediği her iş vb. ha deyince onun olmak
be there for the taking v. istediği her iş vs. onun olmak
be there for the taking v. (birinin) istemesi yeterli olmak
be there for the taking v. (birinin) parmaklarının ucunda olmak
be there for the taking v. (birinin) emrine amade olmak
be there for the taking v. (birinin) istediği her iş vs. hazırda olmak
be there for the taking v. istediği her iş vs. ha deyince onun olmak
be had up (for something) v. hakkında (bir şey için) soruşturma açılmak
be hurting for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) çok arzulamak
be hurting for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) hasretini çekmek
be hurting for (someone or something) v. (biri/bir şey) için yanıp tutuşmak
be hurting for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yokluğunu çekmek
be hurting for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) eksikliğini çekmek
be into (someone) for (something) v. (birine bir miktar) borcu olmak
be into (someone) for (something) v. (birinden bir miktar) ödeme beklemek
be into (someone) for (something) v. (birinden bir miktar) alacağı olmak
be into somebody for something [us] v. birine bir miktar borçlu olmak
be into somebody for something [us] v. birinden bir miktar alacağı olmak
be in it for v. bir şey için bir şeyin içinde olmak
be in it for v. bir amaç için bir şeyin içinde olmak
be in it for v. bir şey için bir şeyin parçası olmak
be in it for v. bir amaç uğruna bir şeyin parçası olmak
be in it for v. bir amaçla bir şeyde yer almak
be in it for v. bir amaç uğruna bir şeye girmek
be in it for v. bir şey için bir şeye girmek
be (all) for (someone or something) v. (birini ya da bir şeyi) desteklemek
be (all) for (someone or something) v. (birine veya bir şeye tam) destek vermek
be for someone or something v. birini ya da bir şeyi desteklemek
be for someone or something v. birine veya bir şeye destek vermek
be for doing something v. birini ya da bir şeyi desteklemek
be for doing something v. birine veya bir şeye destek vermek
be for it v. başı belada olmak
be for it v. her an cezalandırılabilir olmak
be for it v. yandım
be (all) out for something v. bir şeyi yapmayı istemek ya da tasarlamak
be (all) out for something v. bir şeyi yapmayı çok istemek
be (all) out for something v. bir amaç uğruna çalışmak
be up for (something) v. (bir şey) için planda olmak
be up for (something) v. (bir şey) için sırada olmak
be up for (something) v. (bir şeye) aday olmak
be up for (something) v. bir pozisyon için düşünülmek
be up for something v. bir şeye hazır olmak
be up for something v. zihnen/kafa olarak hazır olmak
be up for something v. bir şey için uygun olmak
be up for something v. bir şeye gönüllü/istekli olmak
be up for something v. bir şeye hevesli olmak
be up for something v. uygun olmak
be up for something v. bir şeye (satışa, pazara) sunulmak
be up for something v. aday olarak düşünülmek
be up for something v. katılmaya istekli olmak
be a great one for something/for doing something v. bir konuda/bir şeyi yapmada çok iyi olmak
be a great one for something/for doing something v. bir şeye/bir şeyi yapmaya yatkın olmak
be well, ideally, better placed for something/to do something v. bir şey için/bir şeyi yapmak için iyi, ideal, daha iyi konumda olmak
be well, ideally, better placed for something/to do something v. bir şey için/bir şeyi yapmak için iyi bir fırsatı/şansı olmak
be well, ideally, better placed for something/to do something v. bir şey için/bir şeyi yapmak için uygun konumda/yerde olmak
be well, ideally, better placed for something/to do something v. yeri güzel, uygun, iyi olmak
be well, ideally, better placed for something/to do something v. yeri rahat, elverişli, yakın olmak
be done for v. bozulmak üzere olmak
be done for v. neredeyse çalışmamak
be done for v. miadı dolmak üzere olmak
be done for v. ölmek üzere olmak
be done for v. işi bitmek
be headed for (something) v. (bir şeye/yere) doğru gidiyor olmak
be headed for (something) v. (bir sona) doğru gidiyor/ilerliyor olmak
be headed for (something) v. (bir şeye/yere) doğru gitmek
be headed for (something) v. (bir sona) doğru gitmek/ilerlemek
be in for v. bir şey için katılmak
be in for v. bir şey için girmek
be in for v. belli bir amaç uğruna katılmak/girmek
be in for v. içeride olmak
be in for v. hapiste olmak
be in no mood for (something) v. (bir şey) modunda olmamak
be in no mood for (something) v. (bir şey) havasında olmamak
be in no mood for (something) v. (bir şeyi) çekemeyecek olmak
be in no mood for (something) v. (bir şeye) katlanamayacak olmak
be in no mood for something/for doing something v. bir şey modunda/bir şey yapacak modda olmamak
be in no mood for something/for doing something v. bir şey havasında/bir şey yapacak havada olmamak
be in no mood for something/for doing something v. bir şeye katlanabilir/katlanamayacak olmak
be stuck for (something) v. (bir şey) bulmakta zorlanmak
be stuck for (something) v. (bir şeyde) zorlanmak/tıkanmak
be stuck for (something) v. (bir şey) bulamakta sıkıntı çekmek
be stuck for (something) v. (bir şey) aklına gelmemek
be stuck for (something) v. (bir şeye) sıkışmak
be stuck for (something) v. (bir şeyi) olmamak
be stuck for (something) v. (bir şeyden) yoksun olmak
be stuck for (something) v. (bir şeyi) kalmamak
be stuck for v. -i bulmakta zorlanmak
be stuck for v. '-de zorlanmak/tıkanmak
be stuck for v. '-i bulamakta sıkıntı çekmek
be stuck for v. aklına gelmemek
be stuck for v. '-e sıkışmak
be stuck for v. '-i olmamak
be stuck for v. '-den yoksun olmak
be stuck for v. '-i kalmamak
be well off for something v. bir şeyden yeterince olmak
be well off for something v. bir şeyden gerektiği kadar olmak
be well off for something v. bir şeyden istendiği kadar olmak
be well off for something v. bir şeyden yeterli sayıda/miktarda olmak
be for someone or something v. birini/bir şeyi desteklemek
be for someone or something v. birine/bir şeye destek vermek
be for someone or something v. birinden/bir şeyden yana olmak
be for doing something v. birini/bir şeyi desteklemek
be for doing something v. birine/bir şeye destek vermek
be for doing something v. birinden/bir şeyden yana olmak
be asking for trouble v. bela aramak
be asking for trouble v. belasını aramak
be asking for trouble v. aranmak
be asking for trouble v. kendi kaşınmak
be asking for it v. bela aramak
be asking for it v. belasını aramak
be asking for it v. aranmak
be asking for it v. kendi kaşınmak
be dying for (something) v. (bir şey) için can atmak
be dying for (something) v. (bir şey) için ölmek
be dying for (something) v. (bir şey) için yanıp tutuşmak
be dying for something/to do something v. bir şey/bir şey yapmak için can atmak
be dying for something/to do something v. bir şey/bir şey yapmak için ölmek
be dying for something/to do something v. bir şey/bir şey yapmak için yanıp tutuşmak
be for someone or something v. birinden/bir şeyden yana olmak
be for someone or something v. birine/bir şeye taraftar olmak
be for doing something v. birinden/bir şeyden yana olmak
be for doing something v. birine/bir şeye taraftar olmak
be for the best v. böylesi daha iyi olmak
be for the best v. sonuçta daha iyi olmak
be for the best v. her işte bir hayır vardır
be for the best v. böylesi daha hayırlı olmak
be (all) for the best v. böylesi daha iyi olmak
be (all) for the best v. sonuçta daha iyi olmak
be (all) for the best v. her işte bir hayır vardır
be (all) for the best v. böylesi daha hayırlı olmak
be for/in a good cause v. iyi bir amaç için olmak
be for/in a good cause v. iyi bir amaca hizmet etmek