be out - Turkish English Dictionary
History

be out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "be out" in Turkish English Dictionary : 35 result(s)

English Turkish
General
be out v. bitmiş olmak (hafta/ay)
be out v. söz konusu olmamak
be out v. çıkmak (ay/güneş)
be out v. kütüphaneden alınmış olmak (kitap)
be out v. bayılmış olmak
be out v. yeşillenmek
be out v. sönmek
be out v. yanmak (çocuk oyunlarında)
be out v. alçalmış olmak (deniz)
be out v. dışarıda olmak
be out v. yanmak
be out v. açığı olmak (para)
be out v. çıkmak (kitap/gazete/resmi ilan)
be out v. auta çıkmak
be out v. bozulmuş olmak (makine)
be out v. yeşermek
be out v. düşünülmemek
be out v. sızmış olmak
be out v. yapraklanmak (bitki vb)
be out v. yayımlanmak
be out v. nakavt olmak
be out v. sönmüş olmak
be out v. sona ermek
be out v. gitmek (belirli bir miktar para)
be out v. uygun sayılmamak
be out v. açmak (çiçek/yaprak)
be out v. (hapisten) çıkmak
be out v. demode olmak
be out v. nuh nebiden kalmak
be out v. eski moda olmak
be out v. bitmek
be out v. sonuçlanmak
be out v. modası geçmek
be out v. zararda olmak
Football
be out aut olmak

Meanings of "be out" with other terms in English Turkish Dictionary : 478 result(s)

English Turkish
General
be out of sync v. senkronize edilmemiş olmak
be out in the cold v. açıkta kalmak
be out of character v. (bir davranış için) birinin karakterine uymamak
be out at grass v. otlamak
be out of the running v. adaylıktan elenmiş olmak
be out to lunch v. öğle yemeği yemeye çıkmış olmak
be out of one's mind v. çok öfkeli olmak
be out of order v. (makine/aygıt) bozulmuş olmak
be left out in the cold v. cascavlak kalmak
be out of train v. idmansız olmak
be out of sync v. senkronik olmamak
be out of practice v. uzun zamandan beri bir şeyi yapmadığı için onu iyi yapamamak
be out of reach v. erişilemez olmak
be out on strike v. grevde olmak
be out of order v. uygunsuz olmak
be average out at v. ortalaması (belirli bir miktar) olmak
be unable to work out v. içinden çıkamamak
be out of date v. süresi bitmek
be on one's way out v. çıkmak
be unable to work (something) out v. işin içinden çıkamamak
be put out v. gönüllenmek
be burnt out v. yanıp kül olmak
be out of sorts v. keyfi olmamak
be clapped out v. ahı gitmek vahı kalmak
be out of place v. uygun düşmemek
be worn out v. aşınmak
be out of plumb v. şakulden kaçmak
be out of practice v. formdan düşmüş olmak
be fagged out v. turşu gibi olmak
be out of order v. çalışmamak
be kicked out v. kovulmak
be out on the town v. şehirde yiyip içip eğlenmek
be out of print v. kitabın baskısı tükenmiş olmak
be like a fish out of water v. sudan çıkmış balığa dönmek
be out of breath v. nefesi kesilmek
be out of one's mind v. kafadan kontak olmak
be out of something v. bitmek
be out of shape v. şeklini kaybetmiş olmak
be out of print v. kitapçılarda bulunmamak
be out of reach v. el altında olmamak
be out of keeping with something v. bir şeye uygun olmamak
be out of question v. düşünülemez olmak
be out of place v. yerinde olmamak (her zamanki)
be out of print v. kitap yayımcısında mevcut olmamak
be out of earshot v. uzakta olduğu için işitememek
be out of earshot v. duyamamak
be out of order v. bozuk olmak (makine/aygıt)
be out of shape v. formdan düşmüş olmak
be tired out v. turşusu çıkmak
be out of touch with v. ile temasta bulunmamak
be out of place v. yakışık almamak
be cut out v. biçilmek
be out of order v. düzensiz olmak
be out of fashion v. modası geçmek
be out of breath v. soluğu kesilmek
be out of question v. olanaksız olmak
be out of one's mind v. aklını kaçırmış olmak
turn out to be tasteless v. kabak çıkmak
be out of shape v. formda olmamak
be sorted out v. ayıklanmak
be out of control v. frenlenemez olmak
be out of favor with v. birinin gözünden düşmüş olmak
be out of line v. uygunsuz olmak
be out of luck v. şansı yaver gitmemek
be sold out v. kalmamak
be out of step with v. ayak uydurmamak
be out of a job v. işsiz olmak
be out of line v. sıradan çıkmış olmak
be out of the woods v. hasta hayati tehlikeyi atlatmış olmak
be out of work v. işsiz olmak
be out of spirits v. keyfi kaçmak
be worn out v. aşırı ısınmak
be out to v. bir amaç peşinde olmak
be out of season v. mevsimi bitmiş olmak
be out of character v. (bir davranış için) birinin her zamanki davranışlarına uymamak
be out of luck v. şansı olmamak
be completely shut out v. kaput olmak
be tired out v. bitap düşmek
be out of one's senses v. aklını kaçırmak
be out in one's reckoning v. hesabında yanılmak
be out of practice v. paslanmak
be talked out v. söyleyecek sözü kalmamak
be out of control v. kontrolden çıkmak
be fagged out v. çok yorgun olmak
be out of plumb v. şakulünde olmamak
be out of place v. yakışıksız olmak
turn out to be v. çıkmak
be out of shape v. formunda olmamak
be cut out for v. uygun olmak
be out of step with v. ayak uydurmamak (birisine)
be out of line v. yakışık almamak
be out of luck v. şanssız olmak
be way out in left field v. ıskalamak
be out of place v. uygunsuz olmak
be invalid out of the army v. çürüğe çıkarılmak
be out at grass v. yayılmak
be out of touch v. dünyada olup bitenlerden haberi olmamak
be tired out v. canı burnunda olmak
be out of control v. kontrolden çıkmış olmak
be out to v. bir şey için fırsat kollamak
be taken out of circulation v. tedavülden kalkmak
be out of shape v. kalıpsız olmak
be out of place v. abes kaçmak
be out of date v. süresi dolmak
be out of the way v. sapa düşmek
be out of place v. yerinde olmamak (fiilen)
be burnt out v. yangın yüzünden sokakta kalmak
be out of one's senses v. çıldırmak
be out of order v. usule aykırı olmak
be tired out v. pestili çıkmak
be unable to work something out v. içinden çıkamamak
turn out to be in the wrong v. haksız çıkmak
be tired out v. yorgunluktan canı çıkmak
be out of something v. yoksun olmak
be out of the running v. yarışmadan elenmiş olmak
be out at grass v. emekli olmak
be out of breath v. katılmak
be out of line v. yakışıksız olmak
be out of breath v. soluk soluğa olmak
be out of one's mind v. aklı yerinde olmamak
be burned out v. yangın yüzünden sokakta kalmak
be on its way out v. devri kapanmak üzere olmak
be out of stock v. stokta bulunmamak
be out of v. kalmamak
be out of touch with v. habersiz olmak
be way out in left field v. fena halde yanılmak
be out of control v. dizginlenemez olmak
be out of breath v. nefes nefese olmak
be out of touch with v. iletişim içinde olmamak
be spread out v. serilmek
be out of practice v. formda olmamak
turn out to be right v. haklı çıkmak
turn out to be clear v. netlik kazanmak
be tired out v. yorgun düşmek
be worn out v. yorgun düşmek
be locked out v. çıkarılmış olmak
be locked out v. dışlanmış olmak
be locked out v. işsiz (olmak/kalmak)
be locked out v. kapılar yüzüne kapanmış olmak
be sifted out v. elekten geçmek
be out of one's power (control) v. elden çıkmak
be out of one's hands (control) v. elden çıkmak
be long and drawn out v. fos çıkmak
be out of date v. zamanı geçmek
be found out v. meydana çıkmak
be out of v. dışında bulunmak
be out of v. dışında olmak
be put out with someone v. dargın olmak
turn out be somebody one knows before v. tanışık çıkmak
turn out be somebody one knows before v. tanış çıkmak
be voted out v. oylanmak
turn out to be profitable v. karlı çıkmak
be portioned out v. paylaştırılmak
be singled out for criticism v. eleştirilere maruz kalmak
be coming out v. belirmeye başlamak
be found out v. ortaya çıkarılmak
be out of patience v. tahammülü kalmamak
be out of breath v. nefessiz kalmak
be prevented from setting out on a journey v. yolundan kalmak
be prevented from setting out on a journey v. yoldan kalmak
be out of patience v. sabır kalmamak
be out of patience v. sabrı tükenmek
be carried out v. gerçekleştirilmek
be pooped out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be worn out v. hali olmamak
be washed out v. hali olmamak
be worn out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be fagged out v. hali olmamak
be conked out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be conked out v. hali olmamak
be pooped out v. hali olmamak
be tuckered out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be petered out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be petered out v. hali olmamak
be tuckered out v. hali olmamak
be fagged out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
be washed out v. kolunu kaldıracak hali olmamak
turn out to be a mafia v. mafyalaşmak
be put out to tender v. ihale edilmek
be out of one's senses v. kafayı yemek
be out of one's senses v. balatayı sıyırmak
be out of one's senses v. kafayı çizmek
be out of the city v. şehir dışında olmak
be cut out for v. biçilmiş kaftan olmak
be carried out feet foremost v. toprağa verilmek
be tired (out) v. yorgunluk çökmek
(electricity) be cut out v. (elektrik) kesilmek
be on the look-out for v. aramak
be worn-out v. turşusu çıkmak
be worn-out v. yorgunluktan canı çıkmak
be out of v. tükenmiş olmak
be out of touch with v. yeni gelişmeler hakkında bilgisi olmamak
be long-drawn-out v. sürüncemede kalmak
be scared out of one's mind v. çok korkmak
be scared out of one's mind v. yusuf yusuf etmek
be chewed out v. bir araba dolusu laf işitmek
be out of danger v. tehlikeyi atlatmış olmak
be carried out v. yürütülmek
be out of one's mind v. çıldırmak
be out of one's mind v. aklını kaçırmak
be out of circulation v. tedavülden kalkmak
be out to lunch v. öğle yemeği için dışarı çıkmak
be worn out from working v. çalışmaktan yorgun düşmek
be thrown out of window v. pencereden atılmak
be locked out v. kapı dışarı edilmek
be out in a year with good behavior v. iyi halden bir yılda çıkmak
be out in the cold for hours v. saatlerce soğukta dışarıda kalmak
be out of one's price range v. ödeyebileceği fiyatın üzerinde olmak
be kicked out of school v. okuldan atılmak
be thrown out of school v. okuldan atılmak
turn out to be a blessing in disguise v. bir şerrin hayırla sonuçlanması
turn out to be a blessing in disguise v. sonu hayra çıkmak
be out of a job v. işsiz kalmak
be born out of the ashes v. küllerinden doğmak
be blown out v. patlama yaşamak
(power) be out v. elektrik kesik olmak
be out of tune v. uyumsuz olmak
be out of key v. akordu bozuk olmak
be out of tune v. akortsuz olmak
be out of tune v. ahenksiz olmak
be out of key v. akortsuz olmak
be out of tune v. akordu bozuk olmak
be photographed on their way out of a movie v. sinema çıkışı görüntülenmek
be spotted out v. görüntülenmek
be/go out on the town v. şehre eğlenmeye gitmek
turn out to be v. olduğu ortaya çıkmak
be out in a year with good behaviour v. iyi halden bir yılda çıkmak
be out in a year with good behaviour v. iyi halden bir senede çıkmak
be out in a year with good behavior v. iyi halden bir senede çıkmak
be out of ammo v. cephanesi bitmek
be out of v. bitmek
be kicked out of high school v. liseden atılmak
be knocked out v. nakavt olmak
be the second out of 60 v. 60 kişi arasından ikinci olmak
Phrasals
be out for amaçlamak
be out for sahip olmayı amaçlamak
be leaked out (haber vb) sızdırılmak
be caught out yakayı ele vermek
Proverb
ne'er cast a clout till may be out mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
Colloquial
be freaked out v. çok heyecanlanmak
be freaked out v. çılgına dönmek
be scared out of one's mind üç buçuk atmak
be unable to get a word out söyleyecek söz bulamamak
be unable to get a word out dili tutulmak
be scared out of one's wits korkudan ödü patlamak
be scared out of one's wits ödü bokuna karışmak
be scared out of one's wits üç buçuk atmak
be chickened out tırsmak
be chickened out korkmak
Idioms
be pooped out bitap düşmek
be out of sorts bozuk çalmak
be pooped out turşusu çıkmak
be out of one's depth boyunu aşan işlere kalkışmak
be scared out of one's skin ödü kopmak
be scared out of one's life ödü kopmak
be scared out of one's skin ödü patlamak
be scared out of one's life ödü patlamak
be cut out for biçilmiş kaftan olmak
be out of one's depth harcı olmamak
be out at elbows üstü başı dökülmek
be out like a light tavşan uykusuna yatmak
be pooped out turşu gibi olmak
be scared out of one's wits bet beniz kalmamak
be out like a light birden uykuya dalmak
be out like a light ansızın komaya girmek
be out like a light ansızın kendini kaybetmek
be out like a light ansızın bilincini yitirmek
be down and out fakir olmak
be cut out for (bir iş için) uygun olmak
be down and out yoksul olmak
be out of the way ücra olmak
be out of the way olağandışı olmak
be out of a tight corner zor durumdan kurtulmak
be cut out for uygun konumda olmak
be down and out yoksulluk
be out for the count derin uykuda olmak
be out for the count ne olup bittiğinin farkında olamayacak durumda olmak
be out for the count kendinden geçmek
be out of keeping with uyumsuz olmak
be out of breath soluğu tıkanmak
be out of breath soluk soluğa kalmak
be out of breath soluksuz kalmak
be out of the running üzerinde düşünülmeye değmemek
be out of keeping with uygun olmamak
be out of the running göz doldurmamak
be out of keeping with garip kaçmak
be out of the running üzerinde durmaya değer olmamak
be out of keeping with gitmemek
be out of breath soluk alamamak
be out of keeping with uymamak
be out of humour sinirli olmak
be out of humour öfkesi burnunda olmak
be out of luck şans yüzüne gülmemek
be out of luck bahtı kara olmak
be out of humor sinirli olmak
be out of humor canı sıkkın olmak
be out of humour canı sıkkın olmak
be out of humor hiddetli almak
be out of humor öfkesi burnunda olmak
be out of luck şanssız olmak
be out of luck şansı olmamak
be out of luck şansı yaver gitmemek
be out of humour hiddetli almak
be out of humour tepesinin tası atmış olmak
be out of humor tepesinin tası atmış olmak
be out of focus karanlıkta kalmak
be out of focus açık olmamak
be out of one's depth anlamamak
be out of one's depth zor gelmek
be out of focus açıkça anlaşılmamak
be out of one's depth anlaması zor olmak
be out of one's depth yapması zor olmak
be out of one's depth boyunu aşmak
be out of one's mind delirmek
be out of one's mind kafayı üşütmek
be out of one's mind çıldırmak
be out of one's mind tırlatmak
be out of one's mind aklını oynatmak
be out of one's mind kaçırmak
be out of the picture konunun dışında olmak
be out of the picture olup bitenden habersiz olmak
be out of step farklı davranmak
be out of hand kontrolden çıkmak
be out of hand denetlenemez durumda olmak
be out of true düzgün olmamak
be out of step çizgi dışı olmak
be out of true düz olmamak
be out of step diğerlerinden değişik davranmak
be out of earshot of işitilemeyecek kadar uzakta olmak
be out of earshot of duyma erimi dışında olmak
be out of earshot of duyma menzili dışında olmak
be out of date demode olmak
be out of date çağdışı olmak
be out of date nuh nebiden kalma olmak
be out like a light uykuya dalmak
be out like a light uyuyakalmak
be out of pocket çok para harcamak
be out of pocket çok para kaybetmek
be out of the doghouse cezalı olmak
be out of patience sabrı kalmamak
be out of patience sabrı taşmak
be stoned out of one's mind kör kütük olmak
be stoned out of one's mind küfelik olmak
be out of the wood düzlüğe çıkmak
not be out of the woods düzlüğe çıkamamak
not be out of the wood düzlüğe çıkamamak
be out of the woods düzlüğe çıkmak
be bent out of shape çok endişelenmek
be bent out of shape çok sinirlenmek
be out of the swim of things (bir süre) olayların dışında kalmak
be out of the swim of things (bir süre) dahil olmamak
be out of touch gelişmelerden habersiz olmak
be out of earshot duyamayacak kadar uzak olmak
be out of earshot duyamayacak kadar uzakta olmak
be out to lunch aptalca davranmak
be out to lunch tuhaf davranmak
be out for somebody's scalp kellesini istemek (mecazi)
turned out to be hot air sonuç çıkmamak
turned out to be hot air boş çıkmak
be as (fast) as all get out son derece hızlı olmak
be out of the ark modası geçmiş olmak
be all tuckered out yorulmak
be all tuckered out tükenmek
be all tuckered out canı çıkmak
be tuckered out canı çıkmak
be tuckered out yorulmak
be tuckered out bitap düşmek
be all tuckered out bitap düşmek
be tuckered out yorgun düşmek
be tuckered out tükenmek
be all tuckered out yorgun düşmek
be out for blood kan istemek
be out for blood intikam istemek/aramak
be out of one's brain zil zurna sarhoş olmak
be out of one's brain çok sarhoş olmak
be out of wind soluk soluğa olmak
be out of wind nefes nefese kalmak
be out of breath nefesi kesilmek
be out of breath nefes nefese kalmak
be out of breath soluk soluğa olmak
be out of wind nefesi kesilmek
be out of the starting blocks başlangıç aşamasını geçmiş olmak
be out of the starting blocks bir şeye/işe başlamış olmak
be carried out feet first önce/ancak ölüsü/cenazesi çıkmak
be carried out feet first bir yerden ölene kadar ayrılmamak
come out to be good iyi/olumlu sonuçlanmak
cut out to be something biçilmiş kaftan olmak
be out on someone's ear işten atılmak/kovulmak
be out of one's element havasında/gününde olmamak
be out of one's element (özellikle yabancı bir ortamda olduğu için) kendini rahat hissetmemek
be out of one's element ona göre olmamak
be out of one's mind with worry endişeden kafayı yemek
be out of one's mind with fear korkudan kafayı yemek
be laughing out of the other side of one's mouth burnu sürtülmek
be laughing out of the other side of one's mouth gününü görmek
be out of one's mind with boredom sıkıntıdan kafayı yemek
be out of one's element kendi gibi olmamak
be fresh out of something tükenmek
be fresh out of something bitmek
be out in force hepsi/tümüyle orada olmak
be out in force tüm güçleriyle orada olmak
be out in force tam kadro bulunmak/gelmek
be out of bad feeling pişmanlık duymamak
be left out in the cold ayazda kalmak
be left out in the cold dımdızlak kalmak
be out of somebody's hands sorumluluğundan çıkmış olmak
be out of one's head aklını kaçırmak
be out of one's head aklını yitirmek
be out of the hole borçsuz olmak
be out of the hole borçtan kurtulmuş olmak
be out of kilter ayarı kaçmak
be out of kilter balansı bozulmak
be out of somebody's league aynı kulvarda olmamak
be out of joint çivisi çıkmak
be way out of line with what others get diğerlerinden çok çok fazla/az almak
be out on a limb risk altında olmak
be out on a limb zor durumda olmak
be out on a limb destekten yoksun olmak
be out of the loop devre dışı/dışında kalmak
be out of gas benzini/yakıtı bitmek
be out of somebody's league biriyle aynı ayarda olmamak
be out of practice hamlamak
be out on the piss (brit) içki içmeye çıkmak
be out on the piss (brit) bar bar dolaşıp içki içmek
be out on the piss (brit) bar bar dolaşmak
be out of pocket parası yetersiz kalmak
be out of pocket parasız kalmak
be out of pocket zararda olmak
be out on the razzle alem yapmak
be out of whack nefes nefese kalmak
be out of puff soluk soluğa kalmak
be puffed out nefes nefese kalmak
be puffed out soluk soluğa kalmak
be out of whack soluk soluğa kalmak
be out of puff nefes nefese kalmak
be knocked out cold şuurunu kaybetmek
be out on the tiles alemlere/ortamlara akmak
be fresh out of something taze bitmek
be out earning a crust bir parça ekmek kazanmak için kendinden geçmek
be out earning a crust ekmeğini gerçekten zor kazanmak
be out of one's league aynı klasmanda olmamak
be out of one's league dengi olmamak
Informal
be out to lunch aklı başka yerde olmak
be out to lunch aklı yerinde olmamak
be out to lunch kafası pek çalışmamak
Speaking
you must be out of your mind aklını yitirmiş olmalısın
be careful out there dışarıda dikkatli ol
you've got to be out of your mind! sen kafayı yemişsin
you've got to be out of your mind! sen çıldırmışsın
you've got to be out of your mind! kafayı yemiş olmalısın
you've got to be out of your mind! çıldırmış olmalısın
he must be out of money parası bitmiş olmalı
i'll be out of the country for two weeks iki haftalığına ülke dışında olacağım
about to be out of a job işinden olmak üzere
don't be freaked out sakin ol
don't be freaked out korkma
don't be freaked out endişelenme
Slang
be worn-out pili bitmek
be washed-out pili bitmek
be played out pili bitmek
be bored out of one's skull çok sıkılmak
be burnt out on the booze alkol yüzünden tükenmek
be out of one's skull sarhoş olmak
be out of your tree çıldırmış/kafayı yemiş/aklını kaçırmış/kafayı bulmuş olmak
be bitched out azar işitmek
be out of one's mind cozutmak
be out of one's mind tozutmak
Trade/Economic
be out cash nakdi olmamak
be out cash parası olmamak
be out of cash parası olmamak
Law
be out on bail kefaletle kurtulmak
Politics
be out of citizenship vatandaşlıktan çıkmak
these possibilities and circumstances may turn out to be extremely unfavourable bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir
Technical
peg-tray cycles be carried out gerçekleştirilecek peg-tray ritimleri
Construction
matters to be taken into account while carrying out large repairs and renovations and setting up a brand new building yeniden yaptırılacak binalarda, büyük onarım ve tadilatlarda dikkat edilecek hususlar
Military
be drummed out of the army ordudan atılmak
be out on maneuvers manevra yapmak
British Slang
be bored out of one's skull sıkıntıdan patlamak